Yazı Hakkında

Başlık:Bir Şeyler Yapmak!
Kaynak:Cumhuriyet Gazetesi (s.3)
Tarih:25 Aralık 1994, Pazar

Yazı

HAFTAYA BAKIŞ

AHMET TANER KIŞLALI

Bir Şeyler Yapmak!

Her umudun bittiği yerde yeni bir ‘umut’ yeşerir.

Önemli olan, umudu nerede arayacağını bilmektir.
Önemli olan, umudun tükenme nedenlerine ‘doğru tanı’
koymaktır.

İşte, bazılarını umutsuzluğa iten tablodan üç ‘örnek olay’…

Yer Samsun.

Sadece bu ilimizdeki ‘dinci’ öğrenci yurdu sayısı, tam
tamına 174… Dar gelirli ailelerin çocukları için başka bir seçenek yok. Ve çocuğunu böyle bir yurda ’emanet’ ettikten sonra yitiren, ‘yıkanmış küçücük beyin’ler karşısında çıldıracak duruma gelen babaların sayısı çok.

Atatürkçü Düşünce Derneği, hiç değilse birkaç çocuğu
‘kurtarabilmek’ umudu ile çırpınıyor. Bir yurt kurmak için
başvurmadığı kapı kalmıyor. SHP’li üç bakandan ayrı ayrı ‘yardım’ sözü alıyor.

Tıpkı hükümeti kurarken yaptıkları -hiçbir zaman gerçekleşmeyen- vaatler gibi…

Ve Samsun Eğitim Fakültesi’nde; ilkokul öğretmenliğini
seçmiş olanların büyük çoğunluğu ‘türban’lı çocuklar.

Yer Bursa.

Çok iyi donanımlı ‘özel’ bir dershane, seçilmiş yetenekli çocuklara ‘parasız’ eğitim veriyor. Tek koşul, üniversite başvuru formunu -onlar adına- doldurmak!

Ve Bursa Eğitim Fakültesi’nde de; ilkokul öğretmeni olacakların büyük çoğunluğu ‘türban’lı genç kızlar.

Yer ABD.

Rastlantılar Amerika’da da sürüyor.

YÖK bursuyla uzmanlık ya da doktora yapmak için gelen öğrencileri, dinci bir Türk derneği karşılıyor. Onların her türlü sorunları ile ilgileniyor. Ve her yeni gelenle dernek biraz daha büyüyor.

Yüzlerce öğrencinin hangi gün, hangi uçakla nereye geleceğini bu dernek acaba nasıl öğreniyor? Arkasındaki büyük parasal destek acaba nereden kaynaklanıyor?

Bu soruların yanıtını, YÖK Başkanı ABD’ye gittiğinde
kendisine benzer sorulan yöneltenlere sormalı. Özellikle de
kapıyı suratına çarpıp çıkan, Kemalist iş adamı Sayın Hüdai Yavalar‘a

★★★

Bol paralı dinci örgütler bir ağ gibi sarmış her tarafı.

Basın her geçen gün biraz daha ‘tek sesli’ hale geliyor.
Bir ‘gizli el’ büyük basının köşe başlarına numaracı cumhuriyetçileri teker teker yerleştirmekle meşgul. Atatürk’ü yıkarak ‘2. Cumhuriyet’i getirmek isteyenler, şeriatçılarla ve Kürtçülerle kol kola.

Devlet ise büyük ölçüde ya ‘gafil’lerin ya da ‘hainler’in elinde…

Ne yapmalı?

Devletten umudu kesmeli. Artık bu devletin ‘Atatürk’ün
cumhuriyeti’ olmadığı kabul edilmeli. “Birileri gelsin de bu
durumu düzeltsin!” diye beklemekten vazgeçmeli.

Ve onların yöntemlerini kullanmalı!

★★★

Prof. Türkan Saylan anlattı.

İstanbul Tıp Fakültesi ne gelen birçok kız öğrenciyi, bu
yıl, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği kurtarmış. Anadoludan gelen dar gelirli aile çocuklarına onlar yurt ya da burs bulmuşlar. Onların kurtarmakta geciktiği birkaç kız öğrenci ise birkaç gün içinde takmışlar ‘türban’ ı.

Sayın Saylan, gelecek yıl daha hazırlıklı olacaklarını söylüyor.

★★★

Dinci kesimin 200-300 bin tirajlı iki gazetesi var. Ama gazete bayilerinde biri sadece 35. ötekisi de sadece 45 bin satabiliyor. Gerisini tüm yurda dağılmış dinci örgüt ya da kişiler toptan satın alıp dağıtıyorlar. Çoğunu da parasız olarak…

Bugün Türkiye’de Kemalizm ‘yeniden doğuş ‘unu yaşıyor.

Atatürkçü düşünce derneklerinin sayısı yüzü aştı. Siyasal partilerin bol paralı toplantılarında sinek avlanırken; Kemalizmle ilgili toplantılarda, kalabalıklar salonlara sığmıyor. Ecevit ve Soysal gibi -Kemalizmi 21. yüzyıla taşımaya çalışan- isimler, kamuoyu yoklamalarında en ön sıralarda yer alıyorlar.

Gereksinme kitleyi büyütüyor. Ama kitle büyüdüğü oranda sesini duyuramıyor, o oranda etkili olamıyor.

‘Gizli el ‘in erişemediği tek gazete Cumhuriyet. Ama Atatürk’ün adını verdiği ve belki de ondan olup da 12 Eytül’ün bile yıkamadığı tek kurum olan Cumhuriyet; belirir bir traja sıkışıp kalmış.

Cumhuriyetin para kaynağı sınırlı. Ama Cumhuriyetin
savunduğu düşüncelerin insan kaynağı çok zengin.

Atatürkçü düşünce dernekleri, benzen sayısız demokratik kitle örgütü.. yurdun dört bir yanına dağılmış on binlerce ‘bilinçli’ Kemalist.. dinci vakıfların, derneklerin, dinci zenginlerin yaptığını -kendi ölçüleri içinde- yapamazlar mı? Etkili bir ‘Cumhuriyet oku!’ kampanyası açamazlar
mı?

Cumhuriyeti okuyacak her yeni kişinin, kendilerini de
güçlendireceğini ve karanlıkları yeniden yenme yönündeki birikime bir ‘damla’ olacağını göremezler mi?

Kendi kendine yardım etmeyenin, başkalarından yardım bekleme hakkı olamaz!..

Orijinal Görsel

Yorum ekle

Yorum yaz

Bir Cevap Yazın