Yazı Hakkında

Başlık:Faziletin Fazileti!..
Kaynak:Cumhuriyet Gazetesi (s.3)
Tarih:21 Haziran 1998, Pazar

Yazı

HAFTAYA BAKIŞ

AHMET TANER KIŞLALI

Faziletin Fazileti!..

Refah Partisi’nin kapatılması gerektiğini savunduğumuzda, birçok anlı şanlı kalem karşı çıkıyorlardı:

– Sakın ha!.. Türkiye’yi Cezayir’e çevirirsiniz…

Aynı savlarla karşıma gelen yabancılara da hep aynı şeyi söylüyordum;

– Ne Türkiye bir Cezayir’dir. Ne de Erbakan bir Humeyni’dir… Olamazda’ Türkiye’nin Cezayir’e dönmesi, her şeyden önce Refahlıların işine gelmez…

Zaman kimin haklı olduğunu gösterdi.

Atatürk döneminde de parti kapatıldı. Geçen yıl da parti kapattık.

Demokrasilerde parti  kapatılır mı?

Kapatılır… Önemli olan partinin kapatılması değildir, niçin kapatıldığıdır.

Eğer demokrasiyi kökleştirmek, yaygınlaştırmak çabasındaki bir partiyi kapatırsanız; bu demokrasiye aykırıdır. Eğer demokrasinin olanaklarını kullanarak demokrasiyi yıkma yolunda olan bir partiyi kapatırsanız; bu demokrasiye hizmettir.

Erbakan’ın RP’sinin kapatılmasını savunurken somut iki beklentimiz vardı

Bir… Yerini alacak olan partinin daha ılımlı olması.
Sivrilerden ve sivriliklerden daha arınmış olması. Daha gerçekçi ve demokrasinin gereklerini daha içine sindirmiş olması

İki… Oy tabanının kapatılma olayından olumsuz etkilenmesi.

Birinci beklenti ikincisinden çok daha önemliydi.
Çünkü demokrasinin gereklerini yerine getiren bir partinin aldığı oylar, artık demokrasiyi zedeleyecek bir güç oluşturmaktan çıkardı.

RP oyları üç kesimden oluşuyor.

Ta Milli Nizam Partisi’nden bugüne uzanan “dinci” oylar… Özal’cı siyasaların altüst ettiği toplumsal dengelerin, yıkılan “sosyal devlet’in ve yozlaşmanın
ürünü olan “tepki” ayları. Son değerlendirmede güçlüye eğilim gösterdiği araştırmalarla kanıtlanan “kararsız” oylar..

Fazilet Partisi, “dinci” oyların tamamım alır.

Toplumsal çarpıklıklar giderilmedikçe “sosyal devlet” yeniden işlerlik kazanmadıkça ve de “sol” düzenin dışladıklarına yeniden sahip çıkamadıkça..
“tepki oyları” da azalmaz, artar.

Ama, kapatılmış bir partinin uzantısı olmak “güçlü” görünümünü zedeler “Kararsa” oyları olumsuz etkiler.

-***

Demokrasimiz açısından asıl önemli olan soru ise açık:

Fazilet Partisi, RP olayından gereken dersi aldı mı almadı mı?

Geçen hafta iki olay yaşandı. Erbakan’cilarla Tayyip’çiler arasındaki kavga, tüm çıplaklığıyla su yüzüne çıktı. Ve ANAP’lı eski bir bakan, “düşünceleriyle birlikte'”Fazilet Partisi’ne girdi.

Birinci perde..

Partinin organı Milli Gazete. Tayyip Erdoğan’ın ABD’den icazetli olduğunu ilan etti. Erdoğan’ın Londra’da -Abdullah Gül aracılığı ile- ABD’nin eski
Ankara Büyükelçisi Abramovrtz ile görüştükten sonra piyasaya çıktığını ilen sürdü.

İkinci perde…

Tayyip Erdoğan, partisinin gazetesini “yalancılıkla” suçladı.

Üçüncü perde…

ClA’nın da eski patronlarından olan Abramovitz’ın, görüşme sonrasındaki değerlendirmesi aktarıldı;

“- Eğer Tayyip Erdoğan genel başkan olursa RP iktidar olabilir.”

Ve Milli Gazete gözdağı verdi:

“Avuçlarını yaladılar kaşarlanmış sahtekârlar… Hocasına ters düşenin akıbeti işte budur.”

Ve de sön perde..

ANAP’ın eski bakanlarından Cemil Çiçek, Fazilet Partisi’ne girerken yeni partisinin Genel Başkanı Recai Kutana şöyle diyordu!

“- Eskiyi tekrarlayan değil, eskiye sadece ders almak için bakan bir parti olacaksanız FP’ye katılayım. ”

Daha sonra da izlenimlerini Taha Akyol’a şu sözcüklerle aktarıyordu:

“- Liberalizm, pragmatizm, ideoloji yerine projeci bir yaklaşım. Batılı demokrasiyi bütün değerleriyle benimsemek.. Parti yönetimi de bu görüşte. Tabanda bu yönde kuvvetli eğilimler var . ”

*★*

Yani?

Fazilet Partisi,Refah Partisi’nin kopyası olmaktan her geçen gün biraz daha uzaklaşıyor. Batılı “Hıristiyan Demokrat” partilerin, bir İslam ülkesindeki benzeri olmaya çalışan, bir parti var artık karşımızda..

Eder RP kapatılmasaydı Faziletin ‘fazilet’i (erdemi) ortaya çıkar mıydı? “Dinci”ler doğru yola giriyorlar.. Darısı “Kürtçü”lere!

Orijinal Görsel

Yorum ekle

Yorum yaz

Bir Cevap Yazın