Yazı Hakkında

Başlık:12’ye 5 Kala…
Kaynak:Cumhuriyet Gazetesi (s.3)
Tarih:16 Nisan 1999, Cuma

Yazı

HAFTAYA BAKIŞ

AHMET TANER KIŞLALI

12’ye 5 Kala…

Bu seçimlerin siyasal yaşamımızda olumlu bir adım oluşturmasını beklemek için çok nedenler var. Yetersiz, ama olumlu…

Solun ağırlığı artacak, dincilerin ağırlığı azalacak.

Ilımlı sağda ve solda toparlanmanın ortanı bir ölçüde olsun oluşacak.

★★★

DSP’nin oy açısından birinci parti olması için bütün koşullar bulunuyor. Ama en çok milletvekilini -oyları birkaç puan azalsa bile- gene FP çıkaracak.

Günkü bu, seçim sistemimizdeki çarpıklığın doğal bir sonucu…

Nüfusu az olan seçim çevreleri, daha az oyla daha çok milletvekili çıkarabiliyor. Ve bölge barajının altında kalan oylar da -Türkiye genelinde milyonları bile bulsa- boşa gidiyor…

Peki, oyların yüzde 20’nin üzerine çıkarması
beklenen DSP, bu yeni oyları kimden ya da kimlerden alacak?

Öncelikle CHP den, ANAP’tan ve bir ölçüde de
DYP’den.

Necat Erder geçenlerde Cumhuriyette yazdı.
TÜSES’ın araştırmasına göre, bir partinin yandaşı olmayanların oranı yüzde 30’u aşıyor. Oysa kararsız seçmen için en büyük çekim odağının “en
güçlü parti” olduğunu biliyoruz.

FP, kapatılmış bir partinin devamı. Çelişkiler içinde yıpranmış.. Üstelik yeniden kapatılma tehdidi ile karşı karşıya.

Bu ortamda kararsızlar için kolay tercih Ecevit’in DSP’sidir.

★★★

Solun ikinci büyük partisi CHP’nin barajı geçme
olasılığı giderek arttı.

Gerçekten de CHP’nin barajı geçmesi gerekli.
Hatta zorunlu!

“Atatürk’ün partisi” olduğu için değil.. (Çünkü artık çok az kişi CHP’yi öyle görüyor.) Ama demokrasimizin sağlığı açısından gerekli.

Sayın Baykal’ın tüm yıpranmışlığına karşılık.
CHP’de çok değerli kadrolar ve çok sağlam bir taban var. Bu birikimin devre dışı kalması elbette ki yazık. Ama daha önemlisi, böyle bir durumda
Meclis içi dengelerin de çok olumsuz etkilenecek olmasıdır.

DSP ile ANAP’ın, üçüncü bir ortak olmadan hükümet kurabilmeleri düşük bir olasılık. Oysa CHP barajı aşamazsa, üçüncü ortağın MHP ya da DYP
olması kaçınılmaz olacak.

Devlet içindeki Cumhuriyet karşıtı kadrolaşma,
böyle bir ortaklıkla düzeltilebilir mi?

CHP’nin barajı aşması sadece Meclis içi dengeleri etkilemez.. Aynı zamanda DSP’nin sağın tek yanlı baskısı altında kalmasını da önler…

CHP’yi barajın altında bırakmayı, partiyi Baykal
ve arkadaşlarından kurtarmanın bir aracı olarak
görmenin yanlışlığını daha önce de vurgulamıştım.
CHP barajı geçse de geçmese de, parti içi iktidar
dizginleri bırakmamakta direnecektir.

Ama sonuç ne olursa olsun…

CHP’de seçimlerden sonra bir iç hesaplaşma
kaçınılmaz görünüyor.

İki seçim üst üste yaşam savaşımı veren bir parti, bu duruma niçin düştüğünü iyi değerlendirmek ve gereğini yerine getirmek zorundadır…

Yoksa gücü, “üçüncü “bir baraj savaşımına yetmeyecektir!

Seçimlerin en büyük yeniğinin DYP olması büyük olasılık!

Kentlerdeki tükenişi kırsal kesimle telafi etme
hesaplanma inanmak için fazla saf olmak gerekir.
ANAP’ın, DSP’ye kaptırdığı oyları DYP’den alacağı oylarla dengeleyebileceğini düşünmek ise çok gerçekçi bir değerlendirmedir..

MHP’nin barajı geçmesini sadece PKK olayına
bağlamak da yanlış!

Devlet Bahçeli acaba niçin bunca çaba sarf
ediyor, partisinin geçmişteki suçlularla göbek bağını koparmak ve daha laik bir görünüm kazanmak için?

Fazilet’in yarı kolu gibi görünen BBP’nın silineceği, dinci sağın etkisinin azalacağı bir Meclis…

Çillerden kurtulma olasılığının doğacağı bir
DYP.. Dinel eğilimlerin biraz olsun dengeleneceği
bir ANAP…

Ecevit’in damgasını taşıyacak, DSP-CHP ağırlıklı bir hükümet…

12’ye 5 kala, bunlar en güçlü olasılıklar olarak görünüyor.

Ve de umut veriyor!

Orijinal Görsel

Yorum ekle

Yorum yaz

Bir Cevap Yazın