Yazı Hakkında

Başlık:30 Ağustos’un Ordusu
Kaynak:Cumhuriyet Gazetesi (s.3)
Tarih:30 Ağustos 1998, Pazar

Yazı

HAFTAYA BAKIŞ

AHMET TANER KIŞLALI

30 Ağustos’un Ordusu

Milli Mücadele’nin zaferi, Yunanistan’dan Ingiltere’ye
kadar birçok ülkede dengeleri altüst etmişti. Anadolu
mucizesi, çok ülkenin ve devlet adamının hesaplarını
yanlış çıkarmıştı.

Devrilen iktidarlardan biri si de Ingiltere’deydi.

İstifa etmek zorunda kalan Başbakan Lloyd George
kendini şöyle savunuyordu:

Türkler, on yıl içinde üç savaşa girmişler ve üçünü de kaybetmişlerdi. Orduları
Silahlarını bırakmış, limanları, demiryolları, başlıca beldeleri işgal edilmişti. Elle tutulur, gözle görülür hiçbir olanakları yoktu. Sadece
ben değil, Yüksek Barış Kurulu’nun Fransız, Italyan,
Amerikan devlet adamları da aynı düşüncede idiler.”

Ve ekliyordu:

“-Var olan öğeler, devleti ıdare-askerlik-maddi manevi ölçütler, Türklerin Sevr
koşullarını kabul etmekten başka yolları olmadığını gösteriyordu… Fakat karşımıza, tarihin ancak bir yanlarının dehasına tanıklık ettiği olağanüstü insanların nitelik ve yaratıcılık özelliklerinin hepsine sahip bir insan çıktı…”

Kuşkusuz ki zafer tek kişinin değildi.

30 Ağustos, “Anadolu İsyanı”nın doruk noktasıydı.
Mustafa Kemal’in ordusunun onur anıtı oldu.

Ve Kurtuluş’u Kuruluş izledi.

Ortaçağ karanlığındaki bir toplum, “Anadolu Aydınlanması”nı adım adım yaşadı.kuruluş’un her aşaması, yeni bir Kurtuluş’u, yeni bir Sevr
dayatmasını yaşamamak içindi.. Gelecek kuşaklara da
yaşatmamak içindi.

Yeni yılın başlarında, Almanya’nın bir büyük gazetesinde (Süddeutche Zeîtung)
şu satırlar yayımlandı:

“10 yıl içinde, Türklerin komşusu olan üç güçlü siyasal sistem battı ve sessiz
sedasız yok oldu. Bu sistemler, en az Türklerin kendi Kemalist modelleri kadar dayanıklı gibi görünüyordu.İran’da Şah monarşisi, Sovyetler Birliği’nin Politbüro komünizmi ve Yugoslavya’daki federatif Balkan de neyimi.. Her üç devlet de Türkiye Cumhuriyeti ile paralellik gösteriyorlardı. Hepsi de dinsel veya etnik çelişkiler üzerine yıkıldılar. Üstelik Türkiye’de her ikisi de
var.”

Yani Alman dostlara göre, sıra şimdi Türkiye’de!

Üç çeyrek yüzyıl öncesinin yıkıntıları arasında bile Sevri
yırtıp atabilen bir Türkiye’ye, yeni bir Sevr kaftanı giydirme
hevesleri önümüzde..

Niçin?

Dinci güçler yeniden cüret bulduğu için.. Batılı dostlarının sırtını sıvazladığı, Yunanistan’dan Suriye’ye birçok devletin açıktan yardım ettiği, etnik terör varlığını sürdürebildiği için.

★★★

Sovyetler Birliği, demokrasiyi ertelediği için yıkıldı.. Şah
rejimi, laik ve demokratik bir devrim yapamadığı için tarihe karıştı.. Tifo’nun Yugoslavya’sı, etnik farklılıkları kurumsallaştırmanın, birliğin
devamını farklılıklarda aramanın bedelini ödedi.

Ve onların birbiri peşi sıra yok olmasına tanık olan yakın tarih . Atatürk’ün haklılığını kanıtladı.

Laik ve demokratik bir Çağdaşlaşma hareketi, bin
yıllık kültür ortaklığına ve yurttaşlık bağlarına dayalı bir
ulus…

O yolu izlemeyenler silindi gitti.

Türkiye’nin son yarım yüz yılına damgasını vuranlar, o
yoldan adım adım uzaklaştılar..

Düşman bir siyasi coğrafya ve Türkiye’nin bölgesel
güç olmasını çıkarlarına aykırı bulan bazı büyük devletler, ellerinden geleni artlarına koymadılar.. Mezhepsel farklılıklar da kaşındı, etnik
farklılıklar da…

Ama -her şeye karşın- Türkiye yolunda ilerliyor!

Bu neyi gösterir? Kemalist devrimin tutmadığını mı?
Yoksa temellerinin çok sağlam olduğunu mu?

Bugün 30 Ağustos..Bu gün, öncelikle ordunun bayramı.

Atatürk’ün ordusu, etnik terörün amacına ulaşamayacağını, Türkiye’yi bölemeyeceğini kanıtlamış.. Anadolu Aydınlanmasının karanlığa
dönmeyeceğini dosta düşmana göstermiş..

Aydınlanma Ateşinin korunmasında toplumu ile yeniden bütünleşmiş.

İşçisi, işvereni, esnafı ile,basını ile., genci ile.. ve tüm
yurdu bir ağ gibi saran, sayısız “sivil toplum” örgütü ile…

Çünkü 30 Ağustos’un ordusu, halkın ordusu., çünkü
harp okulu’nda okuyan gençlerin yüzde 78’ı işçi, memur ve köylü kökenli..

Çünkü 30 Ağustos’un ordusu, Atatürk’ün ordusu!

Orijinal Görsel

Yorum ekle

Yorum yaz

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: