Yazı Hakkında

Başlık:Adam’ın Dayısı Kim?
Kaynak:Cumhuriyet Gazetesi (s.7)
Tarih: 23 Eylül 1998, Çarşamba

Yazı

HAFTAYA BAKIŞ

AHMET TANER KIŞLALI

Adam’ın Dayısı Kim?

Adam, tam bir militan.. Gözü kara.. Kamunun olanaklarını,
karşı-devrimcilerin “intikam tugayı” gibi kullanıyor..
Adam, Anayasa Mahkemesi’nin karşısına cami
yaptırmayı başaramamış.
Ama Atatürk’ün başkentine, camili-minareli amblemi
yaptırmış. Milyarlarca lira sarf ederek, kamunun
kesesinden, o ilkel “rövanş simgesi”ni Ankara’nın her
yerine kazıtmış..
Valilikten gerekli onayı almadığı halde!.. Yasalara
aykırı olarak!
Adam, belediyenin olanaklarını yandaşlarına peşkeş
çekmiş. Düzmece şirketler kurdurtup, onlara
normalin 7-8 katı paralar ödetmiş. Dinci kesimlere
kaynaklar aktarmış..
Adam, kendisine oy vermeyenlerin semtlerindeki
bulvarları bile “bir yıldır” süpürtmemiş. Belediye otobüslerini
bile, siyasal intikam aracı olarak kullanmış..
Adam, daha göreve geldiğinin ilk aylarında, Ankara’nın
sokaklarını afişlerle kirletmiş.. Mustafa Kemal’i
Samsun’a götüren geminin neredeyse bir transatlantik
olduğunu öne süren, düzmece resimlerle.. “Bizi
nasıl aldattılar” diyerek..
Adam, Çankaya Belediyesi’nin ve çeşitli derneklerin
Atatürk’lü 75. yıl afişlerini yırttırmış, toplattırmış.
Ve bayrakların sökülüp Atatürk resimlerinin parçalanmasının
gerekçesini açıklamış: “Ben şehri kirlettirmem!”
Adam, mahkeme kararlarını falan dinlememekle
ünlü…

★★★

Adam’ın sabıka listesi çok uzun.
Adam, Ankara’nın Fazilet Partili belediye başkanı.
Yaptıklarını açıktan, neredeyse meydan okuyarak
yapmış. Cumhuriyet hep yazmış, diğer gazeteler zaman
zaman yazmışlar. Emin Çölaşan, rezaletleri,
bıkmadan usanmadan sergilemiş; kanıtlarını bir bir
sıralamış.
Adam, Çölaşan’ı tehdit ettirmiş, gözdağı vermiş.
Hükümetler değişmiş, bakanlar gelmiş gitmiş.. Yasaların
çiğnenmesi sürmüş..
Ama, Adam’a kimse dokunmamış.
Sormazlar mı, “Acaba dayısı kim” diye…

★★★

Cumhuriyet’in haberine göre; Adam’ın artık yolun
sonuna geldiği anlaşılıyor. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı
müfettişleri, görevini kötüye kullandığı ve kendine
yakın çevrelere çıkar sağladığı sonucuna varmışlar.
Yüzlerce “usulsüz” işlemi saptanmış.
Ve Ankara Valiliği İl İdare Kurulu, Adam için “lüzumu
muhakeme” kararı vermiş..
Peki eldeki tüm bilgi ve belgelere karşın yıllarca hareketsiz
kalmış olmanın hesabını kim verecek? Adam
hakkında gerekli işlemin yapılmaması sonucu, kamunun
uğradığı “maddi ve manevi” zararı kim karşılayacak?
Hadi REFAHYOL’un Bayan Şaibe’si, kendi dosyaları
hasıraltı edilsin diye gözlerini kapıyordu, diyelim..
Mesut Yılmaz’ın bakanları -ve de valisi- bir buçuk
yıldır ne yapıyordu?
Dincilerin gözbebeği Sungurlu gitti, Adalet Bakanlığı’nın
ve de ülkenin birden havası değişmeye
başladı.. Ecevit direndiği için Başbakan’ın görevden
alamadığı Necati Bilican’ın Emniyet örgütü, pislikleri
bir bir gün ışığına çıkarır oldu.
Şimdi insanlar merak etmezler mi; “Acaba Sungurlu’nun
dayısı kimdi” diye.. Orhan Birgit’in geçen
gün köşesinde yer alan soruyu, acaba insanlar kendi
kendilerine de sormazlar mı; “Acaba Bilican’ı yemek
isteyen dayılar kimlerdi” diye..

★★★

Bu ülke bir zamanlar “yeğen”lerden, “kardeş”lerden
çok çekmişti.
Derken “eş”ler ve “çocuklar” çıktı piyasaya.. ve yeğenlere
bayağı fark attılar.
Arkasından “hacı”larla “bacı”lar sahneyi kapladı.
Tam “Ülke elden gidiyor” feryatları susar gibi olmuştu
ki; suskunluğu Susurluk bozdu. Asıl başrolün,
perde gerisindeki “baba”larla “dayı”lar tarafından
oynandığı anlaşıldı.
Anlaşıldı ki, ya bir “baba” bulacaksın ya da bir
“dayı”!.. Hele “dayı”n bir “baba” ise, değme keyfine..
Herkes daha çok “baba”lara takmış kafayı; ben ise
“dayı”lara…
Ve en çok da, “Adam’ın dayısı” kim, onu çok merak
ediyorum!

BÜYÜK ŞÖLENE KOŞUN! 24 Ekim Cumartesi
günü saat 18.00’de, Ankara’da Anıtpark’ta, birçok
ünlü sanatçının katılacağı bir Cumhuriyet şöleni var.
Koşun oraya! Hem eğlenin hem de Cumhuriyet karşıtlarına
derslerini verin! Ve bu arada Adam’a da!..
(“O da Adam mı sanki” demeyin!)

Orijinal Görsel

Yorum ekle

Yorum yaz

Bir Cevap Yazın