Yazı Hakkında

Başlık:Ali Şen Galatasaraylı mı?
Kaynak:Cumhuriyet Gazetesi (s.3)
Tarih:30 Temmuz 1997, Çarşamba

Yazı

HAFTAYA BAKIŞ

AHMET TANER KIŞLALI

Ali Şen Galatasaraylı mı?

İstanbulspor – Lyon maçını izliyordum. Kafama bir soru takıldı:

– Acaba Ali Şen gizli bir Galatasaraylı mı?

Oğuz nefis bir futbol oynuyordu. Aykut eski günlerin Aykut’u idi; gol kralı olduğu dönemleri anımsatıyordu.

Sergen, Oğuz’un yanında çok sönük kaldı. Sergen’i seyretmek için ekran başına geçenler Oğuz’u seyrettiler.. Oğuz dört dörtlük bir ordu komutanı
gibiydi. Sergen ise arada sırada sıradışı olabilen,
hantal, saklanan bir subaydı.

Oğuz 90 dakika koştu. Süper tekniğini ince fulbol zekâsı ile birleştirdi ve takımının hizmetine verdi. Ondan on yaş daha genç olan Sergen ise bol
bol top ezdi. Top kendinde olmadığı anlarda durup dinlendi. Tüm bunlara karşın yürüyecek hali bile kalmayınca, oyunu terketmek zorunda kaldı.

Oğuz’a baktım. Aykut’a baktım . Ve benim gibi onlara bakan Galatasaraylı bir dostun sözüne takıldım;

– Sakın Ali Şen Fenerbahçe’nin içine sokulmuş bir beşinci kol olmasın!

İki yıl Önce Fenerbahçe’yi Oğuz ve Aykut şampiyon yapmışlardı.

Fenerliler daha şampiyonluğun tadını bile çıkaramadan, şampiyonlukta en büyük pay sahibi olan, örnek sporcu iki futbolcu kendilerini kapının
önünde buldular.

Taraftardaki neşenin yerini hüzün aldı. Bayraklar indi. Sesler kesildi.

Ali Şen beslemesi birkaç spor yazarı alkış tuttu.
Sonuç?

Hakemlerin yanlılığını falan bir yana bırakın!..
Oğuz ve Aykut geçen yıl Sarı-Lacivertli formayı taşımayı sürdürselerdi. Fenerbahçe şampiyon olamaz mıydı?

Eğer bir Oğuz, bir Aykut bugün Fenerbahçe’de olsalardı.. Otto Bariç “Ah bir oyun kurucum olsaydı!, ah iyi bir golcüm olsaydı” diye ağlaşır mıydı?

Okocha ve Hagi dahil, Türkiye’de Oğuz’dan daha mükemmel bir oyun kurucu var mı? Böyle bir Aykut’a Fenerbahçe’nin gereksinmesi yok mu?

Eğer şanssız bir biçimde ayağı kırılmasaydı. Fenerbahçe’nin bugünkü “orta alan” oyuncusu arayışlarının ilacı Bülent olmaz mıydı?

Sapına kadar Fenerli, Sarı-Lacivertli forma altında gol kralı, efendi, genç Bülent’i kapının önüne koyan da Ali Şen!…

Bir kısım seyircinin Sayın Şen’i tutmasının nedeni belli.

Ali Şen başkan olunca, Fenerbahçe’de şampiyonluk olmasa da Şen’lik oluyordu., umut oluyordu… “Hava” oluyordu.

Yılın transferini hep Sarı -Lacivertliler yapıyordu.

“Bu yıl olmadı, ama gelecek yıl olacak!” deniyordu.

Şimdi o da kalmadı.. Takımda hemen oynayabilecek tek bir “yerli’’ bile alınamadı. Sabin llie ise Galatasaray’ın Popescu’su ve Başiktaş’ın Letchkov’unun gölgesinde kayboldu.

Galatasaray, yönetimi ile antrenörü ile kadrosu ile havası ve yerleşmiş Avrupai oyun sistemi ile kıskandırıyor. Üstelik, bu yıl basketbolde de aynı konumu yakalama yolunda.

Fenerbahçe’de ise, belki tek umut biraz basketbolde.

İyimser, katıksız Fenerli Hasan Yılmaer bile, “Galatasaray ‘ın şampiyonluğu şimdiden belli de, acaba ikinci kim olacak?” diye yazıyor.

Çünkü güzel olan, umut veren her şey tek tek bozulmuş.. hiçbiri atlanmadan!

Beşinci kol gibi!

★★★

Birkaç ay önceki bir TV programında Sayın Şen savunmuş:

– Lefter, Can, Rıdvan, Oğuz da kim ki!

Kim olacaklar! Fenerbahçe’yi Fenerbahçe yapanlar onlar.. Şarkılara, marşlara geçenler onlar Milyonları Sarı-Lacivert yanlısı kılanlar onlar..

Ya Ali Şen?

Tribünlerin yeni sloganını duyar gibiyim:

– Ali Şen başkan, Galatasaray şampiyon!..

Orijinal Görsel

Yorum ekle

Yorum yaz

Bir Cevap Yazın