Yazı Hakkında

Başlık:Amasya… Tokat…
Kaynak:Cumhuriyet Gazetesi (s.3)
Tarih:10 Temmuz 1996, Çarşamba

Yazı

HAFTAYA BAKIŞ

AHMET TANER KIŞLALI

Amasya… Tokat…

Mustafa Kemal’in Amasya ve Tokat’a geldiği günün yıldönümlerinde oralardaydım. Tokat’ta Kemalist bir Alevi genci anlattı.

İstanbul’da Tokat’tan göçmüş bir Ermeniye rastlamış. Şöyle demiş Ermeni:

– İlkin Ermeni mahallesi boşaldı. Arkasından Yahudi mahallesi boşaldı… Şimdi sıra sizde!

Genç Alevi ekledi ve sordu:

– Ermenilerin çoğu, Kanada’ya kadar çeşitli ülkelere dağıldı. Yahudiler kendi devletlerine gittiler. Bizim gideceğimiz başka bir yer yok ki!.. Sizce o Ermeni haklı mıydı?

Elimden geldiğinde, durumun o kadar kütü olmadığını ve olamayacağını anlatmaya çalıştım. Ama ne kadar inandırabildim, bilmiyorum.

Bir zamanlar Kemalistlerin kalesi olan Sivas’tan Malatya’ya toplumsal yapının nasıl değiştiği ortadaydı. Çok sayıda Alevinin, çeşitli baskılar sonucu, kendi yurdunda bir tür göçmen durumuna düştüğü açıktı.

Suluova’nın RP’li belediye başkanı, “Ne mutlu imam-hatipliyim diyene!” diyordu. Tokat’ın RP’li belediye başkanı, Atatürk’ün Tokat’a geliş yıldönümü törenlerine katılmıyordu. Yolladığı vekili ise, yaptığı konuşmada padişahı övüyordu.

Mustafa Kemal’i Anadolu ’ya “vatanı kurtarması için” yolladığı ve görevlendirdiği için!..

★★★

Vali Recep Yazıcıoğlu döneminde, Tokat’ta bir seminer düzenlenmiş. Konu, “Milli Eğitimde Model Arayışı”.

Konuşmacıların bir teki eğitimci, diğerleri ilahiyatçı… Ve ne cevherler yumurtlanmış:

“Osmanlı eğitim sistemi bugünkünden daha iyiydi…”

“Müzik ve spor gençlerin ahlakını bozuyor… ”

20 yıllık bir Milli Eğitim müfettişi bana dert yandı:

– Mesleğe ilk başladığım yıllarda her şey daha iyiydi. Şimdi durum tersine döndü; Kemalist öğretmenler korkudan pısmışlar!

Ve küçücük Tokat’ta, şu anda tam sekiz tane tarikat
yurdu var..

★★★

Tokat’a gitmişken, doğum yerim Zile’ye gitmemek olmazdı… Ziraat Bankası veznedarı, baba ile ilkokul öğretmeni annenin görev yeri Zile… Üç yaşımda iken ayrıldığım, bir daha dönemediğim, ailemden hep övgüsünü dinlediğim Zile…

Annem, benim doğduğum yıllarda bir polis karakolu kurulduğunu, ama hiç olay olmadığı için, birkaç ay sonra kapatıldığını anlatırdı.

Amasya gibi, Tokat gibi, Zile de güzel… Üstelik de belediye başkanı CHP’li!

Ama RP, 700 dolayındaki oyunu 4 bine çıkarmış… Karşısındakilere perişanlığı, iyi ve örgütlü çalışma, artı “bol para”…

Diğerleri sen-ben kavgası ve gevezeliği içinde iken. Refahlılar “seçimin ertesi günü” yeniden çalışmaya başlamışlar!

Umutsuzluk, kent merkezinde sol oyları “orta sağ”daki partilere kaydırıyor. Oradan umudunu kesenler de, “son çare’’ olarak RP’ye gidiyor… Ama 116 köyden 80’i Alevi köyü ve onlar sola verdikleri desteği “şimdilik” sürdürüyorlar.

★★★

Durum umutsuz mu?

Hayır!

Güzellikler de var.

Amasya’da Atatürk’ün cumhuriyetinin övünç duyacağı bir vali, Kemal Nehrozoğlu… Garnizon komutanından emniyet müdürüne, Türkiye’nin birçok yöresini kıskandıracak bir kadro… Kâmil Koşaner başkanlığında, inançlı, bilinçli bir ADD şubesi…

Tokat’ta da ADD’ye sıcak bakan, yardım elini uzatan bir vali… Yanıma gelip, Kemalizmle ilgili imzalı kitabımı isteyen polisler… Tarikatçı bir rektörün yerinde şimdi Kemalist bir rektör… Prof. Uğur Büyükburç yönetiminde, üç ayda büyük mesafe kazanmış bir ADD şubesi…

İnsanlar 12 Eylül ile devletten umutlarını kestiler. Uğur Mumcu’nun ölümü ile de kahramanlardan…
Olumsuzluklar, Atatürkçü Düşünce Derneği’ni Türkiye’nin en büyük sivil toplum örgütü haline getirdi.

Onlar 70 yıllık karşı-devrimci birikimin ürünlerini deniyorlar.

Biz ise, sadece üç yıllık bir silkinmenin!

Orijinal Görsel

Yorum ekle

Yorum yaz

Bir Cevap Yazın