Yazı Hakkında

Başlık:ANAP, Dini Siyasete Alet Ediyor!
Kaynak:Cumhuriyet Gazetesi (s.3)
Tarih:10 Temmuz 1998, Cuma

Yazı

HAFTAYA BAKIŞ

AHMET TANER KIŞLALI

ANAP, Dini Siyasete Alet Ediyor!

TRT 1’in sabah programındaydı. Yaşar Okuyan’la canlı bir söyleşi vardı.

ANAP Genel Başkan Yardımcısı, son noktayı çok ciddi bir görünüm almaya özen gösterdikten sonra koydu:

– Bazı çevreler ve bir kısım köşe yazarı, irtica ile mücadeleyi İslamla mücadeleye çevirmeye çalışıyor. Kimse bizden İslamla mücadele etmemizi beklemesin!

Vay.. Vay.. Vay!..

Kimdir o “bazı çevreler”?.. Anlaşılıyor ki, askerler!

Kimdir o “bir kısım köşe yazarı”?
Bizim gibi düşünenler!

Peki ne istiyor muşuz?

İslamla mücadele etmek (!)..

★ ★★

Yer Hasanoğlan.

Hani bir zamanlar, köylü çocuklarından çağdaş aydınlar yetiştiren Köy
Enstitüsü’nün olduğu yer.. Şimdi orada Hasanoğlan Anadolu öğretmen Lisesi var. Bin gencin öğretmen olarak yetiştirdiği, yatılı bir okul.

Zorunlu namaz kılınan..

Perşembe akşamları okulun mescidinde “dinsel eğitim” yapılıp, özel toplantılar düzenlenen..

öğretim kadrolarından başlayıp öğrencilerce sürdürülen, bir dinci-ülkücü egemenliğinin geçeni olduğu..

Dar gelirli aile çocuklarının alınıp, Cumhuriyet düşmanı militanların yetiştirildiği..

Fethullahçıların denetlediği bir okul..

Hikmet Şimşek ve bir avuç sanatçı, geçen yıl orada bir Açıkhava konseri vermişlerdi. Yönetim öğrencilere “Opera komünistliktir, gitmeyin!” uyarısında bulundu. Ve konser bitiminde okulun kapıları tutuldu.

Konsere hangi öğrencilerin gittiği saptansın diye!

Konsere gitmiş olanlar okula pencerelerden girdiler, korkularından..

★ ★★

Hasanoğlan, Türkiye’deki yüzlerce, binlerce örnekten sadece birisi.

Başbakan ANAP’lı Mesut Yılmaz. Milli Eğitim Bakanı DSP’lı Hikmet Uluğbay . Ama Hasanoğlan’da ve benzerlerinde hiçbir şey değişmedi!

Türkiye’nin geleceği olan çocukları, o ortamda yetişen öğretmenler yetiştiriyor.. Ve de yetiştirecek.

Cumhuriyetin temel değerlerine inanmış olan öğretmenler, eğiticiler bugün de eziliyorlar.. Yine baskı altındalar. Yine umutsuzluk içindeler..

Kimse karşımıza gelip de, “denetletiyoruz” demesin!

Denetçiyi kim denetleyecek?

Denetlemeye gelenler de aynı kafada. Gerçeği ortaya çıkarmak için
değil, örtbas etmek için geliyorlar. (Bunun çok somut bir örneğini. Sayın Demirel’in İsparta’sı ile ilgili olarak, ayrı bir yazıda vereceğim.)

Ve hükümette oldukları halde bu durumun seyircisi olmaktan çıkmayanlar, ‘”irtica” ile etkin bir biçimde savaşmış oluyorlar (!).. Bunları sergileyen bizler ise,İslamla savaş istiyor oluyoruz (!)..

★ ★★

Sayın Okuyan’ın yüksek sesle dile getirdiği mantık karşısında susmak. bir “gafleti” ya da “hıyaneti”paylaşmakla eşdeğerlidir

Okuyan’ın ve ANAP’ın yaptığı ayıptır, utanç vericidir!. .

Bunun adı “çirkin” siyasettir!

Bu, dinin siyasete en açık bir biçimde alet edilmesidir!

Türkiye’de “dindar” ile “dinci”yi aynı kefeye koyan ciddi bir kesim yok. Ama üçbuçuk oy uğruna ülkeyi bugünlere getirmiş olan “cahil”, “gafil” ya da “hain” bir kesim var.

Türkiye’de Islamla savaşmak isteyen yok. Ama Islamı kendi çıkarı için kullananlar ve onlarla savaşmaktan çekinenler var.. Böyle bir savaşı kendi çıkarlarına ters bulanlar var. Kendi yakın gelecekleri uğruna, ülkenin uzak geleceğinin ateşe atılmasına gözlerini yumanlar var.

Sayın Okuyan okuyor.. Acaba Menderes’in geçmişte söylediklerini mi? Yoksa kendi genel başkanının bugün söylediklerini mi?

Türkiye’yi bugüne Tayyip ya da Erbakan kafası getirmedi; Menderes’ten bu yana “bu kafa” getirdi.

Ve bizler, o kafanın suçladığı kişiler olarak sormak hakkına sahibiz:

Dini siyasete alet eden Tayyip ya da FP olursa meşruluk dışıdır da, Yılmaz, Okuyan ya da ANAP olunca meşruluk içi midir?

Orijinal Görsel

Yorum ekle

Yorum yaz

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: