Ahmet Taner Kışlalı Yazıları Cumhuriyet Gazetesi Haftaya Bakış Köşe Yazıları

Asker Mantığı ile Atatürkçülük!

Yazı Hakkında

Başlık:Asker Mantığı ile Atatürkçülük!
Kaynak:Cumhuriyet Gazetesi (s.16)
Tarih: 17 Mayıs 1992, Pazar

Yazı

HAFTAYA BAKIŞ

AHMET TANER KIŞLALI

Asker Mantığı ile Atatürkçülük!

Yıl 1979…
Peter Ustinov, “İnce Memed”in filmini yapmak istiyordu.
Hazırlattığı senaryoyu, zamanın kültür bakanı olarak
bana yollamıştı. Önereceğimiz değişiklikleri kabule hazırdı.
Amacı, Yaşar Kemal’in bu dev yapıtına, sinemada da
ölümsüzlük kazandırmaktı.
Senaryoyu elden getiren yardımcısına, bu girişimden
duyduğum mutluluğu ve gereken her türlü kolaylığı göstereceğimizi
dile getirdim.
Aradan birkaç ay geçti.
Ve bir sabah, gazetelerin birinci sayfalarında şu haberi
okudum: “Sansür kurulu, İnce Memed’in senaryosunu ve
“Z” filminin Türkiye’de gösterilmesini reddetti…”
Costa Gavras’ın ünlü “Z”sini yurtdışında görmüştüm.
Bırakın sinemaları, bizim hükümetimiz zamanında TV’de
gösterilmesi gerektiğine inanıyordum.
Türkiye koşullarındaki bir ülkede, demokrasiye karşı
hazırlanabilecek komplolar bundan iyi anlatılamazdı.
Sansür kurulunu manevi baskı altına alarak, bu kararları
çıkartanın genelkurmay temsilcisi olduğu anlaşıldı. Hükümet,
kurulun yapısında değişiklik yaptıktan sonra konuyu
yeniden görüşülmek üzere gündeme getirdiğinde ise ortaya bir yazı çıktı.
Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Haydar Saltık
imzasıyla sansür kuruluna yöneltilen âdeta bir ültimatomdu
bu; İnce Memed ve “Z” reddedilmişti, ikinci kez görüşülemezdi.
Kurul üyeleri, iki haftalık ömrü kalmış hükümeti değil,
geleceğini hissettikleri askerleri dinlediler.

★★★

Mandela’nın “Atatürk Barış Ödülü”nü reddettiğini duyunca,
bu anı canlandı kafamda. Düşündükçe beni utandıran
bu anı…
Atatürk adına bir ‘barış’ ödülü oluşturuyorsunuz ve seçici
kurula da Genelkurmay Başkanı ile Milli Güvenlik Kurulu
Genel Sekreteri’ni koyuyorsunuz…
NATO Genel Sekreteri’ni, Alman Cumhurbaşkanı’nı, Japon
veliahtını ve General Evren’i bu ödüle layık görüyorsunuz…
Bu çarpıklığa Atatürk ismini alet etmeye hakkınız var mı?
O, Mustafa Kemal değil midir, İttihat Terakki’nin ünlü
Selanik Kongresi’nde, daha gencecik bir subay iken haykıran:
“Ya üniformanızı bırakın ya da siyaseti!..”
Çünkü Atatürk, hem üniformaya saygılıydı hem de siyasete!..
Ama Atatürk adına, kurduğu parti kapatıldı. Atatürk adına
kurduğu TDK ve TTK devletleştirildi. Atatürk adına, laiklik
çiğnendi. Atatürk adına Atatürk’ün miras hakkı bile yok
edildi…
Hangi mantıkla?
Kendi alanında kaldığı sürece, çok tutarlı ve saygıdeğer
olan “asker mantığı” ile…

★★★

Asker mantığı, düzen mantığıdır. Tek biçim, uygun adım
mantığıdır.
Asker mantığında, farklılıklara yer, farklıya hoşgörü yoktur.
Oysa “barış”, tek biçimin kabulü değildir; farklılıkların
bir arada bulunmasına gösterilen hoşgörünün ürünüdür.
Dayatılan barış olmaz!
Atatürk adına uluslararası bir barış ödülü konması yanlış
değil. Ama o ödülü verecek kurulun askerlerden, bakanlardan
oluşması yanlış!
O, kurulu, uluslararası saygınlığa sahip, gerekirse farklı
uluslardan emir-komuta zinciri içinde olmayan kişilerden
oluşturmamak yanlış!
O ödülü, kısa vadeli çıkarlar için kullanmak yanlış!
Unutmamak gerekir ki yaranmak için dağıttığınız ödül,
ne o ödüle ne de o ödülü alanlara saygınlık kazandırır.
… Ve bu arada, Türkiye ya da Atatürk karşıtı her olaya
alkış tutan bazı Kürt kökenli okumuşların da unutmaması
gereken bir şey var: Türkiye’de insan haklarını, dışarıdan
medet umarak gerçekleştirmek olanağı yoktur. Yanlarına
almaları gereken, dışarıdaki insan değil; bu toprakların insanıdır.
Bu topraklarda yaşayan büyük çoğunluğun değerlerine
ve duygularına saygı göstermeyenler ise kendi azınlık değerlerine
saygı gösterilmesini sağlamakta zorlanırlar.
Duygusal tepkiler, çocuk kişiliğinin uzantısıdır. Kendi insanlarına
önderlik etmek iddiasında bulunanlar ise olgunlaştıklarını
kanıtlamak zorundadırlar…
Bu topraklarda yaşayan insanlar, Atatürk’ü sevmek zorunda
değillerdir; ama Atatürk’e saygı göstermek zorundadırlar!

Orijinal Görsel

Yorum ekle

Yorum yaz

Bir Cevap Yazın