Yazı Hakkında

Başlık:Atatürk Özelleşiyor!
Kaynak:Cumhuriyet Gazetesi (s.4)
Tarih:20 Nisan 1994, Çarşamba

Yazı

HAFTAYA BAKIŞ

AHMET TANER KIŞLALI

Atatürk Özelleşiyor!

Yıllardır rozet takmazdım.

Ortaokulda Fenerbahçe rozeti taşıdığımı anımsıyorum. Kabataş Lisesi ve SBF’de öğrenci iken de eğitimimi yaptığım bu saygın kurumların rozetlerini taşımıştım.

Ama öğrencilik yaşamımın sona ermesinden bu yana, yakam hep boş kaldı.

Halen taşıma hakkına sahip bulunduğum TBMM üyesi rozetini satın bile almadım… Üyesi olmakla her zaman onur duyduğum, Atatürk’ün kurduğu partinin rozetini takmak gereğini de duymazdım…

Şimdi ise yakamda Atatürk rozeti var.

Taşımak gereğini duymayıncaya kadar taşıyacağım.

Tıpkı evimin salonundaki Atatürk fotoğrafı gibi… (Atatürk’ün portresini de eskiden ne çalışma odama ne de evime asmak gereğini duyardım!..)

Sevgili Uğur Mumcu’nun ölümünden bu yana her şey
birden hızlandı sanki… Ve son seçimlerdeki RP’nin “önlenebilir tırmanışı” bu hızı daha da arttırdı…

Uğur aramızdan ayrıldığında, Atatürkçü Düşünce Derneğinin belki sadece adı ve üç de şubesi vardı. Bir yıl dolmadan şube sayısı 17’ye yükseldi. Son üç ay içinde de 28 oldu… Okullardan gelen konferans isteklerine yetişmeye çalışıyorlar.

Atatürkçü Düşünce Derneği’ni kendi binasına sahip
kılmak için kollar sıvandı (Emlak Bankası Kızılay Şubesi – Hesap No: 30440/43119.8).

Atatürkçü Düşünce dernekleri, yurtdışında ve özellikle de Almanya’da yaygınlaşırken üniversitelerde de “Atatürkçü Düşünce Toplulukları” patlamasıyla karşılaşıldı.

Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği de son bir yılda
çemberlerini kırdı. Gençlerden gelen yoğun ilgi üzerine,
“Genç Kadro” adı altında yeni bir birim oluşturmak zorunda kaldı.

“Türk-İslam sentezi”ni resmi ideolojiye dönüştüren
12 Eylül yönetiminin kapattığı Halkevleri yeniden açıldı.
Ecevit’in son başbakanlığı döneminde bağışladığı arsa
üzerinde, Ankara’da yeni bir genel merkez binası bile
yapıldı.

Atatürk Vakfı kuruldu (Tel: İstanbul, 249 83 96 – 251 06
11) Atatürkçü Laikler Derneği kuruldu. Batıkent Demokratik Oluşum Platformu kuruldu…

Varolan örgütlerden biri mi? Yeni bir örgüt mü?

Yurdun birçok köşesinde, küçük ya da büyük gruplar
şimdi bunu tartışıyorlar…

Son yerel seçimler, Türkiye’de Atatürk’e ve devri mine sahip çıkanların ne büyük bir “ezici” çoğunluk oluşturduğunu gösterdi.

Ama örgüttü ve “kararı” küçük bir azınlık, örgütsüz ve
çekingen büyük bir çoğunluğa her zaman egemen olabilir!

Demokrasilerde “mucize” çözümler yoktur!.. “Birileri
gelip bizi kurtarsın” mantığına yer yoktur!..

Kemalizmin bu topluma kazandırdıklarını yitirmek istemiyorsak kabuklarımızdan çıkmak zorundayız. Kendi kendimize “Ben ne yapabilirim” sorusunu sormak zorundayız.

Bıkmadan usanmadan, tek tek insanları uyarmaya,
harekete geçirmeye çalışmak zorundayız.

Ve insanlar, şimdi bunu yapmaya başladılar.

Düşünüyorlar, tartışıyorlar.. Örgütleniyorlar…

Atatürk resimleri, Atatürk rozetleri, Atatürk kitapları,
doğum günü armağanı oluyor…

Özellikle ciddi şeylerin az okunduğu bir toplumda,
“Atatürk’e Saldırmanın Dayanılmaz Hafifliği” kitabı bir
yılda 21 bin satıyor…

Ürküntü, yerini silkinmeye ve gürlemeye bırakıyor.

Atatürk resmi, devlet zoruyla asılırken benim evimde
Atatürk resmi yoktu.

Marmaris’teki general emeklisinin devleti yönettiği
dönemde, her tümceye Atatürk ile başlayıp Atatürk’e
ihanet edilirken, gençler Atatürk’ten uzaklaşmıştı.

Devletleşmiş Atatürk, şimdi özelleşiyor ve yeniden
büyüyor!

Laikliğe, devrimciliğe, halkçılığa, devletçiliğe ve hatta
cumhuriyetçiliğe ihanet etmiş bir devlete karşı, şimdi
halk Atatürk’e ve yapıtına sahip çıkıyor!

Tıpkı İsmet İnönü’nün dediği gibi: “Namuslular da en azından namussuzlar kadar cesur olmadıkça, bir memleket için kurtuluş yoktur!..”

Orijinal Görsel

Yorum ekle

Yorum yaz

Bir Cevap Yazın