Yazı Hakkında

Başlık:Balık ve Yoğurt…
Kaynak:Cumhuriyet Gazetesi (s.3)
Tarih:08 Kasım 1995, Çarşamba

Yazı

HAFTAYA BAKIŞ

AHMET TANER KIŞLALI

Balık ve Yoğurt…

Anadolu’da, balığın yanında yoğurt yenmez.

Çocukken anneme bunun nedenini sorduğumu anımsıyorum… Dokunurmuş mide bulantısına ve hâttâ bazen de kusmaya neden olurmuş.

Uzun yıllar sonra, yurtdışı öğrenciliği başladı.

Fransa’daki öğrenci lokantalarında, her cuma günü balık verilirdi. Yanında da “mutlaka” yoğurt.

Bu kez, “neden “ini sormak için iki kat nedenim vardı… Meğer yoğurdu “önlem” olarak veriyorlarmış. Balık taze değilse bulantı ve kusma ile zehirlenme önlensin diye!

Biz Anadolu’da bulantıya önlem almıştık… Onlarda zehirlenmeye…

Ya da Anadolulu, balığın yanında yoğurt yenince “dokunduğu” sonucuna varmıştı…

Gözünüz aydın!.. Bütün siyasal partilerimiz, “çok demokratik” bir uygulamada birleştiler.

Hepsi de adaylarını “merkez yoklaması” ile saptama yarışı içindeler. Yalnız sağcı olanları değil, kendilerini solcu sayanlar da merkez yoklamasının “erdem”inde görüş birliğindeler.

CHP’nin “önseçim” kararı aldığı iller, sadece göstermelik…

Niçin önseçim yapılır? Partinin adaylarının, “olabildiğince demokratik” bir yöntemle saptanmasına olanak tanımak için.

Amerika’da önseçime, isteyen her seçmen katılabilir… Ondan bir adım ötesi, partili bütün üyelerin önseçimde oy kullanmasıdır… En kısıtlısı ise üyelerin
“delege “lerini ve delegelerin de adayları seçmesidir.

Şimdi Türkiye bundan da vazgeçiyor!

İki olasılık var ya parti yönetimleri örgütlerinin sağlıklı bir seçim yapılabileceğine güvenmiyorlar.. ya da
önderler – “çatlak ses “leri elemek için- önlem ” alıyorlar.

Demokrasi, kitlelerin “doğru temsili ölçüsünde
“doğru” işler.

Amaç “Meclis’in düzeyi”ni yükseltmek ise ve örgütün önseçimde “düzeysiz” kişileri seçeceğini düşünüyorsanız… Yanlış bir örgüt kurduğunuzu “naylon
üye “ye ve “delege ağalığı’na dayandığınızı kabul ediyosunuz demektir!

Yok eğer amaç, partiye egemen olup dikensiz gül bahçesi yaratmaksa… Demokrasiye inanmıyorsunuz demektir!

Eğitim düzeyinin en yüksek olduğu, en bilinçli seçmenin bulunduğu illerde bile önseçimden kaçmak ne anlama gelir?. En iyimser olasılıkla örgütünüzün seçmeninizi temsil etmediği ondan kopuk olduğu anlamına!

★★★

Sayın Baykal, bakanlarını seçerken niçin “düzey “den çok, “kendisine bağlılığa” önem verir?
CHP’nin en birikimli, en üretken, en saygın isimlerinden birisi olan Sayın İsmail Cem niçin aday olmamak kararı alır?

Sayın Çiller‘e -daha birkaç hafta önce- “üçkâğıtçı kadın”la başlayan hakaretleri yağdıran Sayın CHP Genel Sekreteri, şimdi “o kadın”ın yönetiminde görev almayı nasıl içine sindirir?

Devletin valileri, polisleri niçin DYP-MHP çizgisinde yerlerini almak için görevlerinden istifa ederler?

ANAP’ın bir sözcüsü, niçin TGRT de ‘Türkiye’de laikliğin, insanların inanç özgürlüğünü engellemek için kullanıldığını” öne sürer? Işın Çelebi’ler Bülent Akarca’lar, Avni Akyol’lar, bunun karşısında niçin susarlar?

Evet, niçin?

“Önseçim “siz bir demokrasi için mi?

★★★

Demokrasinin kökleşmiş olduğu ülkelerde: önseçim, demokratik bir seçimin ‘önkoşul’udur… Demokrasinin yozlaşmasını önleyecek en önemli önlemlerden birisidir.

Biz ise “daha düzeyli bir Meclis” -ya da düzeyli bir önderin egemenliği”- için, “önseçimsiz seçim “in en iyi önlem olduğunu savunuyoruz.

Elbette ki haklı ve tutarlı olan” Biz”iz!

Balığımızın bozuk olduğundan o kadar eminiz ki..yoğurt yiyip de kusmak istemiyoruz.

Üstelik.. Kusup aç kalmak da var!

Orijinal Görsel

Yorum ekle

Yorum yaz

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: