Ahmet Taner Kışlalı Yazıları Cumhuriyet Gazetesi Haftaya Bakış Köşe Yazıları

Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok! Ama Bizde Var!

Yazı Hakkında

Başlık:Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok! Ama Bizde Var!
Kaynak:Cumhuriyet Gazetesi (s.3)
Tarih:30 Kasım 1997, Pazar

Yazı

HAFTAYA BAKIŞ

AHMET TANER KIŞLALI

Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok! Ama Bizde Var!

Bakıyorum da bazı kesimler bir hayli şaşkın.

– Nasıl olur da ABD Refah ’ın kapatılmasına karşı çıkar? Nasıl olur da Avrupa Birliği bizi gelecekte bile içine alabileceği işaretini vermekten kaçınır? Hem de uzak bir gelecekte!..

Şaşkınlara şaşmamak elde değil. Çünkü Batı’da
değişen bir şey yok!

Taa Vahdettin’den beri Batı temelde değişmedi. Ama biz değiştik ve değişiyoruz.

★★★

“CIA İstasyon Şefi” Paul Henze’nin -Türkiye ile
ilgili- 1993 raporunda şu “sav”lar savunuluyor:

– Atatürk ilkeleri “Yeni Dünya Düzeni” ile birlikte ölmüştür. Aydınların ımam-hatıp okulları konusundaki endişeleri yersizdir. Iran ve Arap parası ile desteklenen köktendincilik Türkiye için ciddi bir tehlike değildir. Nurcular ilericidir. Nakşibendiler geriye dönük değildir.

CIA güdümündeki bazı ABD’li bilim adamları buyuruyorlar:

– Türkiye’nin “Yeni Dünya Düzeni” içindeki yeri “ılımlı İslam”dır Kemalizmi bırakmalıdır. Batı’nın
çıkan, Türkiye’nin Batı ile değil “ılımlı İslam”la bütünleşmesindedir.

“CIA Türkiye ve Ortadoğu Masası” şeflerinden
Graham Fuller öneriyor:

– Türkiye Kürtlere özerklik vermelidir. Böylece
Türkiye’deki Kürtlerle Kuzey Irak’takiler bütünleşebilirler.

Amerikalı “irtibat subayı” Albay Preston Bughes. Türk Genelkurmayına ne tavsiye etmişti?

– Atatürk, devrim tarihi kitaplarından çıkarılmalıdır!

Amerikalılar tarafından ÇYDD’ye, “telif ücretsiz”
yayımlanması için önerilen kitabın “ana fikri” neydi?

– Atatürk olmasaydı da Türk devrimi gene olurdu!

Hayırsever (!) bazı Amerikan kuruluşları, para
yardımı önerdikten bazı işçi sendikalarımıza hangi koşulu getirmişlerdi?

– Atatürk’ü bırakın, Özal’a sarılın!

★★★

Özal ne yaptı?

Ceza yasamızdan 163. maddeyi kaldırıp, şeriatçı güçlerin önünü açtı. Şeriatçı sermayenin güçlenmesini sağlayacak önlemleri aldı. İslamla barışılmasını ve Atatürk’ün cumhuriyetinin yerine “2. cumhuriyet”in kurulmasını savundu. Kürtçülere federasyon umudu verdi. Atatürk’ün hata yaptığını söyledi.

ABD etkisinin doruğa çıktığı 12 Eylül yönetimi ne
yaptı?

TDK ve TTK’den partisine kadar. Atatürk’ün kurduğu ve önem verdiği hemen tüm kurumlan kapattı. “Türk-İslam sentezini resmi ideoloji yaptı. Devletin köşe başlarını bu ideolojinin yandaşlarına teslim etti. Dünyada tek örnek olarak, “zorunlu din dersi “ni anayasaya soktu. ” Rabıta-ül İslam”ı devlet eliyle Türkiye’ye soktu.

Ne 12 Eylül’ün ne de Özal’ın yaptıkları bir rastlantıdır… Ne de, o çizgiyi sürdürmek için bayrağı
eline alan Cem Boyner’in Time dergisi tarafından
“gelecek vaat eden siyaset adamı” seçilmesi. (Ve
tabii ne de Sayın Boyner’in yüzde yarım oy alması!..)

★ ★★

Peki ABD “servis”lerinin Atatürk ve Kemalizm
ile alıp veremediği nedir?

“Ilımlı İslam”la bütünleşmiş yarı çağdaş bir
Türkiye, Batı’nın çıkarlarına -yani “Yeni Dünya Düzenine- daha uygundur.

  • Petrol zengini, Batı’nın uydusu Ortadoğu ülkelerindeki çağdışı rejimlerin varlığını koruması açısından, Kemalist model tehlikeli bir örnektir.
  • Kemalizmin temelinde ulusal birlik ve tam bağımsızlık ilkeleri vardır. Oysa Türkiye’nin ne yıkılması ne de bağımsız hareket edebilecek kadar güçlenmesi Batı çıkarları ile bağdaşır.
  • Türkiye’nin Kürtlere özerklik vermesi, giderek
    federasyonu peşinden getirir. Bir adım sonrası,
    komşu devletlerin parçalanması ile bağımsız bir
    Kürt devletinin oluşmasıdır. Böylece hem -petrol
    bölgesinde- Batı’ya muhtaç bir “kukla devlet” oluşacaktır.. hem de Türkiye’nin Ortadoğu da büyük
    bir güç haline gelmesi önlenmiş olacaktır. Oysa
    Atatürk’ü yıkmadan Türkiye’nin “üniter” yapısını
    bozma olanağı yoktur.

9 Yeni Dünya Düzeni’nde, uluslararası sermayenin önündeki tek engel “ulusal devlet” ve ekonomik devletçilik anlayışıdır. Bu engel de Türkiye’de Kemalizm ile bütünleşmiştir.

★★★

Kimseye kızmaya hakkımız yok!

ABD’nin ve genel olarak Batı’nın -yanı “Yeni
Dünya Düzeni”nin- çıkarı., ulusal bütünlüğünü korumuş, çağdaş ve -bağımsız davranabilecek
kadar- güçlü bir Türkiye’de değildir. Yarı çağdaş,
yarı bağımsız, her zaman Batı’ya muhtaç bir Türkiye’dedir.

Bu nedenle de Batı, Türkiye’yi ne tamamen içine
almak ister ne de tamamen dışlamak… İçine alırsa, giderek “eşit” hale gelir.Dışlarsa artık “kullanamaz” olabilir…

Unutmayalım!

Ingiliz ve Amerikan “gizli” belgeleri ortada…
1920’ler dünyasında Batı’nın tercihi Atatürk değildi, Vahdettin’di…

Atatürk, Batı’nın isteğiyle değil, Batı ya karşın
çağdaşlaşma yolunu açtı… Ve Batı sonunda
bükemediği eli öpmek zorunda kaldı!

Peki Atatürk bugün yaşıyor olsaydı ne yapardı?

ABD’ye karşı Yekta Güngör Özden’in yaptığını .. ve AB ye karşı da İsmail Cem ‘in yaptığını. ..

Orijinal Görsel

Yorum ekle

Yorum yaz

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: