Ahmet Taner Kışlalı Yazıları Cumhuriyet Gazetesi Haftaya Bakış Köşe Yazıları

Baykal Niçin Kazandı? CHP Nasıl Büyür?

Yazı Hakkında

Başlık:Baykal Niçin Kazandı? CHP Nasıl Büyür?
Kaynak:Cumhuriyet Gazetesi (s.3)
Tarih:13 Eylül 1992, Pazar

Yazı

HAFTAYA BAKIŞ

AHMET TANER KIŞLALI

Baykal Niçin Kazandı? CHP Nasıl Büyür?

CHP’de “Baykal Dönemi” başlarken, iki soruya gerçekçi yanıtlar verilmeli.

Baykal niçin kazandı?

CHP nasıl büyür?

Bu soruların yanıtları, DSP ve SHP’nin solu iktidara taşıyamayacağına inanan kitleler açısından çok önemli. Elbette ki CHP’nin görkemli geçmişine uygun bir biçimde yaşamını sürdürmesini duygusal olarak isteyenler açısındanda…

★★★

Sayın Baykal’ın kurultaydan zaferle çıkmasının ilk nedenini herkes biliyor. Kitlelere heyecan verebilecek, duyguları güçlü bir biçimde dile getirebilecek, mesajları etkili olarak iletebilecek bir seslenme gücüne sahip.

Baykal kazanırsa, CHP’nin kısa sürede Meclis’te grup kurup, Türk siyasal yaşamında ağırlığını duyurabilecek bir konuma gelebileceği biliniyordu. Kaybetseydı. milletvekili arkadaşlarının bu konuda aynı hevesi kolaylıkla göstermeyebilecekleri açıktı.

Gerek Ecevit, gerekse Tuncer, delegelere “bekleme” tavsiye ediyorlardı. Oysa delegelerin büyük çoğunluğu, bir CHP kurultayında belki de son kez oy kullandıklarının bilincindeydiler. Altı ay sonraki kurultayın, kendilerinden daha deneyimli, daha sağduyulu, daha olgun olabileceğine -Sayın Ecevit’in tersine- inanmıyorlardı.

Baykal’ın zaferindeki dördüncü etken ise bence bunların hepsinden de daha ağırlıklı idi.

Gene Ecevit’in ve Erdal İnönü’nün tersine, Baykal, eleştirilerden yararlandığını, geçmişten dersler aldığını gösteren bir tutum sergiledi. “Dar kadrocu” görünümü büyük ölçüde sildi. İsmail Cem’den Ertuğrul Günay’a, Hasan Fehmi Güneş’ten Ali Topuz’a, Kemal Anadol’a kadar, geçmişte karşısında olmuş birçok değerli ismi etrafında toplamayı başardı.

★★★

Sayın Baykal’ın CHP’nin başına nasıl geldiğinin bilinmesi, CHP’yi nasıl büyütebileceği sorusunun yanıtlanması açısından çok önemli.

CHP’nin yeni önderi “ortak akıl”ın temsilcisi olmak istediğini kanıtlamak için gösterdiği çabayı, örgütü oluştururken de sürdürürse, partisini büyütür. Ama kendisini yıllarca sabırla desteklemiş olanlara beslediği haklı “vefa” duygusunu her şeyin önüne geçirirse, kendisine de CHP ye de yazık eder!

“Dağ Başını Duman Almış” marşını yaşlı gözlerle ve coşkuyla söyleyen insanları, daha her şeye yeniden başlamanın saflığı ve güzelliğinin geçerli olduğu bir ortamda bile “biz” ve “onlar” diye değerlendiren “ya onları seçmeli ya bizi” ilkelliğini dayatan örgütteki bazı eski destekçilerinin keskinliğinin küpe vereceği zararın farkında değilse SHP’yi de DSP’yi de çok sevindirir.

Onlara kapılmanın kendisini nerelere sürüklediğini SHP genel sekreterliği sırasında görmüş ve anlamış olmalı!..

CHP örgütü yeniden oluşurken, geçmişin hınçlarını hâlâ
içlerinde taşıyanlara değil, enerjiyi, iyimserliği, hoşgörüyü deneyimle bütünleştirmiş olanlara dayanmak gerekir. Bu özelliklere sahip kitle ise CHP’nin eski gençlik kollarıdır!

Buğun 30’larına gelmiş, çok acılı olayları yaşayarak olgunlaşmış böyle bir temelden daha iyi hareket noktası olur mu?

Eski örgüt elbette ki dışlanmamalı. Herkesin birikiminden, deneyiminden yararlanmalı. Ama itici güç, yurdun her köşesine kadar yayılmış ve 12 Eylül sonrası koşullarında hayata atılmış bu “olgun” gençler olmalı!..

★★★

Kimse yanlış hesap yapmamalıdır. Ve CHP’de uzun bir “Baykal Dönemi”ne herkes kendini hazırlamalıdır. Siyasal yaşamda hiç geçerli olmayan niteliklere sahip bazı isimlerin bile 8-9 yıldır partilerinin başından oynatılamadığı bir ortamda, tersi beklentiler elbette ki gerçekçi değildir.

Ama önemli olan, bir partinin başında kalabilmek değil, o partiyi büyütebilmek, iktidara taşıyabilmek ve iktidarda da başarılı kılabilmektir.

Sayın Baykal’la ilgili, yılların birikimi bazı önyargıları herkes biliyor. Ama unutulmamalı ki Sayın Ecevit CHP’nin başına geçtiğinde de bazı kesimlerde olumsuz birtakım önyargılar vardı. Özellikle de İsmet Paşa’nın tarihsel kişiliğinin ağırlığı ile dile getirilen, 12 Mart döneminin askersel radyo ve televizyonundan yayılmaya çalışılan önyargılar…

Sayın Ecevit genel başkan olduktan sonra daha da büyüdü ve CHP’yi, tarihindeki en büyük seçmen desteğine kavuşturdu. “Ortak akıl”ın temsilcisi olduğunda doruklara tırmandı, dar bir çevreye hapsolduğu, her şeyi tek başına yapmaya kalkıştığında ise bir noktada tıkandı kaldı.

Hakkındakı olumsuz önyargıları silmek, kendisini de partisini de büyütmek Sayın Baykal’ın elinde. Ama bunun için bir kararı peşinen verip içine sindirmek zorunda.

“Ortak akıl”ın sözcüsü mü olacak, yoksa kısır birtakım tutkuların mı?

“İşte bütün mesele!..”

Orijinal Görsel

Yorum ekle

Yorum yaz

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: