Yazı Hakkında

Başlık:Bir İnce Zekâ…
Kaynak:Cumhuriyet Gazetesi (s.3)
Tarih:28 Haziran 1996, Cuma

Yazı

HAFTAYA BAKIŞ

AHMET TANER KIŞLALI

Bir İnce Zekâ…

İnsan vardır, zekidir… İnsan vardır, çalışkandır… İnsan vardır, bilgilidir.
Kimisi sağduyuludur… Kimisi deneyimlidir… Kimisinin kafası berraktır… Kimisi düşündüğünü yazılı ve sözlü iyi anlatır.
Ama bunların tümünü kendinde birleştirebilen insan azdır. Çok çok azdır.
Dostum Emre Kongar’ın “Ben Müsteşarken” kitabını okurken bunlar geçti kafamdan. Ama başlık için bir seçme yapmam gerektiğinde, “Bir İnce Zeka”da karar kıldım. Çünkü tüm diğer özellikler, bu niteliğin
süzgecinden geçerek değerlendirilmişti.
SHP dönemi Kültür Bakanlığı Müsteşarı Kongar’ın kitabında çok şey var. Ben bunlardan sadece ikisi üzerinde durmak istiyorum.
Birisi “laiklik” üzerine… Diğeri de TBMM üzerine…

★★★

Bir anıt dikilmesi ve üzerine de demokrasi ve laiklik uğruna “şehit” edilenlerin adlarının yazılması düşünülmüş. İlgili kitle örgütlerine, öneri almak için mektuplar yazılmış.
Sağcı yazarların üye olduğu Türkiye Yazarlar Birliği Başkanı
D. Mehmet Doğan‘ın bu çağrıya verdiği karşılık ilginç… Kongar’ın o zaman ona verdiği yanıt da…

Doğan, şöyle diyor:

“… Türkiye’de laikliğin bir zamanlar dinsizlik anlamına geldiğini, son askeri dönemin Cumhurbaşkanı pür laik Kenan Evren dahi söylemişti. Şimdi ise laiklik bir din haline getirilmiştir.
Eski inkılapçı-gerici ayrımı gibi, şimdi laik-dindar ayrımı meydana getiriliyor… ”

Laiklik anıtı “ille de yapılacaksa”, üzerine “mutlaka” yazılması gereken isimleri de şöyle sıralıyor: İskilipli Atıf Hoca, Said-i Nursi, Necip Fazıl Kısakürek, Adnan Menderes ve benzerleri.

Yani düşmanla işbirliği yaptığı için mahkûm olan: affa uğradıktan sonra, şapka giymeye karşı “halkı isyana teşvik ettiği” için asılan İskilipli Atıf Hoca… Atatürk‘e “deccal” diye saldıran Said-i Nursi… Laikliğe ilk büyük darbeyi vuran Adnan Menderes (Şimdi sayın oğlunun RP’nin ön saflarında olması bir rastlantı mı?) ve benzerleri…

Kongar’ın yanıtı ise bir öz üzerine oturtulmuş:
“Her şeyden önce laiklik, kuramsal ve tarihsel olarak, dinsizlik değildir. Tam tersine, herhangi bir dini inanç olmazsa laiklik kavramının anlamı kalmaz. Çünkü laiklik, dini inanç ile devlet yapısının farklılığı demektir… Laik devlet, dini kabul eden ve herkesin kendi inancında serbestliğini güvence altına alan devlettir… Laiklik, devletin insana inançları konusunda baskı yapmaması ve başkalarının baskı yapmasını da önlemesi ilkesidir…”

Ve Kongar ekliyor:
“Kendi inancını devlet aracılığı ile öteki insanlara empoze etmeyen herkes laiktir… Kuramsal olarak nasıl bir inancın, hangi dinin, hangi mezhebin, hangi uygulamanın Allah adına empoze edileceği, hiç
kuşkusuz diktatörlerin anlayışına uygun olarak belirlenecektir…”

Anlayana sivri sinek saz.

★★★

Meclis iyi çalışmıyor. Boş sıralar, sokaktaki insanı rahatsız ediyor, demokrasiyi yıpratıyor. Ne yapmalı?

Kitapta bu soruya getirilen çok değişik bir çözüm de var;

“Meclis’in her oturumunda, milletvekilleri kaç kişi olursa olsun, oturum açılmalı ve karar yeter sayısı, her oylamada, oya katılanların yarıdan bir fazlası olmalıdır… Böylece, gelenler oylamaya katılır. Bir halk deyimi ile türbeyi bekleyen çorbayı içer…”

Engellemek isteyen muhalefet, kalabalık olmak zorunda!
Yasasını geçirmek isteyen iktidar kalabalık olmak zorunda!
Seçmenine rezil olmamak isteyen milletvekili Meclis’te bulunmak zorunda!

★★★

Sayın Kongar, en çok yararlandığı “çağdaş yerli yazar” olarak ismime yer vermiş. Özellikle de “Siyaset Bilimi” kitabımı “lider adayları”na önermiş. Yer yerde, bakanlık dönemimi övmüş.
Dostluğun ve koşut düşünmenin iyimser gözlükleri ile değerlendirdiğini düşünüyorum… Sağ olsun!

Ama kitabı büyük bir keyifle ve yararlanarak okurken zaman zaman bir eksiklik duygusuna kapıldım. Birlikte çalıştığı bakanlarla ilgili düşüncelerini ve bazı gerçekleri fazla “süzgeç”ten geçirmiş.

Özellikle de bir tanesi ile ilgili olanları… En uzun çalıştığı ile!

Oysa geleceğe ışık tutmak isteyenler, öncelikle geçmişi iyi aydınlatmalıdırlar!..

Orijinal Görsel

Yorum ekle

Yorum yaz

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: