Yazı Hakkında

Başlık:Bir Işık da Siz Yakın!
Kaynak:Cumhuriyet Gazetesi (s.3)
Tarih:16 Ağustos 1995, Çarşamba

Yazı

HAFTAYA BAKIŞ

AIIMET TANER KIŞLALI

Bir Işık da Siz Yakın!

Kapakta, gülümseyen pırıl pırıl bir genç yüzü. Ve çok şey anlatan bir tümce:

“Aydınlık bir ülkede yaşamak istiyorsanız, bir ışık da siz yakın!”

Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nin bastırdığı binlerce broşürden birisi önümde duruyor. Kapağın hemen altında bir yazı daha var: “Bir üniversite
öğrencisine burs verin. Ayda sadece 1.500.000 TL.”

Herkes ya yaz dinlencesinde ya da yaz gevşekliğinde… Ama binleri, inançları için, yaların karanlık olmaması için çalışıyorlar. Ter döküyorlar. Yanan her ışık ile biraz daha karamsarlıktan kurtuluyorlar, biraz daha mutlu oluyorlar.

“Milli ihanet Eğitimi’nin Sivas Gerçeği” yazım, düşündüğümün çok ötesinde ilgi uyandırdı. Çünkü toplumun büyük çoğunluğu, karanlık güçlerin sinsi sinsi neler yapmakta olduğunun hâlâ ayrımında değil…
Ama bunun bilincinde olanlar arttıkça, karanlığı delen mumların sayısı da artıyor.

ÇYDD şimdi yeni bir uygulama daha başlatmış: 0 212 275 50 02 numaralı telefon, günün her saatinde, arayanlara bilgi veriyor. İlgi duyanlar merkeze
davet ediliyor ve derneğin çalışmaları kendilerine özetleniyor.

Çevirin numarayı… Aydınlık bir ülke için, bir ışık da siz yakın!

Bir genci, daha Atatürk ve aydınlık düşmanı dernek ve vakıfların kucağına düşmekten kurtarın!

★ ★ ★

Okurlarımdan Recai Şeyhoğlu, İzmirli bir öğretmen.

19 Mayıs’ta, 2100 öğrenciye Atatürk’ü, Vahdettin’i, Bandırma Vapuru’nu anlatmış. Gençler etrafını alıp, sorular sormuşlar… Mutlu olmuş!

ÇYDD’nin Buca Gediz Mahallesi’ndekı bir kursuna katılmış. Yaz sıcağında parasız ders veren öğretmenleri görmüş. Karanlıktan aydınlığa çekilen çocukları izlemiş… Mutlu olmuş!

Benim ATASEV ile ilgili yazımı okumuş… Mutlu olmuş!

Ders yılında, yüzlerce gencin kafalarında ışıklar yakıyor. Yaz sıcağında, yüzlerce gencin kafasında ışıklar yakıyor. Ama bunları yeterli görmüyor.

Yaşamında sahip olduğu tek taşınmaz mal varlığı, Bergama’da 213 metrekarelik bir arsa, ÇYDD ya da ADD aracılığıyla orayı “aydınlığın” hizmetine sunmak istiyor… “Ülkeme ve halkıma olan borcumun bir kısmını bu şekilde ödemek istiyorum” diyor.

Ve ekliyor:

“Düzen bozuk, şeriat azdı, faşistler kudurdu gibi söylemlerin bizlere yararı yok. Az laf edelim, çok iş yapalım!”

(Sayın Şeyhoğlu’nun telefonu: 243 55 94.)

Dündar Özdemir de Mersinli bir ziraat teknisyeni.

Ülkedeki tüm olumsuzlukları görüyor ve onlara doğru bir tanı koyuyor. Ama karanlıkların bilincinde olmasının, aydınlığa olan inancını sarsmadığı anlaşılıyor.

Düşüncelerini benimle paylaşmak için, uzun bir mektup yazmış. Okurken şu satırların altını çizdim:

“Kanaryayı susturabileceklerini, güneşin doğuşunu, tohumun çimlenmesini erteleyebileceklerini zannediyorlar… Tohum toprağa düşmüştür artık. Dünya kimsenin keyfine göre dönmüyor, kendi diyalektiği içinde varlığını sürdürüyor… Dünya dönüyor, güneş herkese ışık saçıyor.”

Elbette doğru!

Ama doğruların bilincinde olmak yetmez. Gücünü doğrulardan alanın, o doğrulan başkalarına da anlatmak için çaba göstermesi görevidir. Ve o görev de
bir başka okurumun mektubu ile bütünleşiyor.

★★★

Murat Başağaoğlu, turizm alanında çalışan bir genç.

Yeni evlenmiş. Kendi deyişiyle “tonla borca gömülmüş”. Gazeteye para ayıramaz ve artık “aydınlanamaz” olmuş. Üstelik, aldığı ışığı etrafına da saçmaya çalışan bir kişiliğe sahip.

Benim bir yazımdan etkilendiğini ve umutlandığını söylüyor.

Dinci zenginler, inandıkları düşünceleri yayan gazeteleri yüzlerce, binlerce alıp dağıtıyorlar. Aydınlığa inananlar içinde de bunu -kendi olanakları çapında-
yapmaya başlayanlar var. Günde iki ya da üç Cumhuriyet alıp, biri dışındakileri dağıtanları biliyorum.

Sayın Başağaoğlu da adresini yollamış. (AguaPark Hotels, Çukurbağ Yanmadası, 07500 Kaş-Antalya.)

Belki kendisini Cumhuriyete abone yaptıracak birisi çıkar diye… Karanlıktan yakınmaktansa bir mum yakmak isteyen birisi, belki bulunur umuduyla…

Orijinal Görsel

Yorum ekle

Yorum yaz

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: