Yazı Hakkında

Başlık:Bir “Oyun”dan Perdeler…
Kaynak:Cumhuriyet Gazetesi (s.4)
Tarih:10 Ekim 1993, Pazar

Yazı

HAFTAYA BAKIŞ

AHMET TANER KIŞLALI

Bir “Oyun”dan Perdeler…

İşle basılıp “açıktan” dağıtılan bir bildiriden bazı satırlar:

“Bismillahirrahmanirrahim, Muhterem Muratlılar;

İki öğretmen, Atatürkçü kâfirlerin başı olduklarını öğrencileri kullanarak çıkardıkları FİDAN gazetesinde açıkça belli etmişlerdir. Kâfirler namus diye bir şey bilmezler. Tıpkı hocaları Mustafa Kemal’in namussuzlukları gibi.. Bunlara karşı yapılacak her şey caizdir.”

“Atatürkçülüğü savunmakla bir şey yaptığını zanneden ırz düşmanı İrfan Ozan, laik mahkeme tarafından suçsuz bulunsa bile, gerekli cezayı Allah ona verecektir. Biz de Allah’ın kulları olarak ona hak ettiği cezayı verelim. Mahkeme çıkışında hak ettiği cezayı bulsun. (Müşrikler nerede görülürse öldürülmelidir.’ Kuran-ı Kerim)
Gazanız mübarek olsun Şeriatı kuracağız, kâfirleri kıracağız”

Olay Tekirdağ’ın Muratlı ilçesinde geçer.

“Atatürkçü” öğretmene savaş açılır. Bir akıl hastası kıza “tecavüz” iddiası ile üç ay tutuklu kalır. Aklanma olasılığına karşı, “linç” çağrıları yapılır.

Ve “laik” mahkeme, öğretmeni geçtiğimiz günlerde serbest bırakır..

★★★

Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği “laiklik” konulu bir açıkoturum düzenler. Olayı “laik” basın “es” geçer. Ama Cuma dergisi “ilgisi”ni esirgemez.

Toplantıyı baştan sona izler.

“Kemalist laikler İslamdan da Müslümandan da farenin kediden korktuğu gibi korkuyorlar” yorumunu yapar. Ve sonra bir konuşmacının bazı tümcelerim aktarır:
“- Müslümanlar bizim düşmanımızdır. İslamiyet ile demokratik platformda yarışmaktansa hukuki yollardan mücadele edilmesi taraftarıyım. Biz İslamın hoşgörüsünü de kendisini de biliyoruz.”

Sonunda tarih olarak “15-21 Rebiülahir’ bulunan bu yazıyı okuyanlar herhalde gözlerine inanamazlar. Kimdir, Müslümanları “düşman” olarak ilan eden bu konuşmacı?

Bir “kışkırtıcı ajan” mı?

Bir akılsız mı?

“Laiklik”maskesi altında laikliğe ve Kemalizm’e zarar vermek isteyen bir “akıllı” mı?

Hiçbiri değil!..

Söz konusu konuşmacı Sayın Bedri Baykam’dır. Ve böyle bir şey söylememiştir!

Ama bir zamanlar Uğur Mumcuları Muammer Aksoyları, Bahriye Üçokları hedef gösterenler, şimdi Aziz Nesin’e yeni isimler eklemeyi “amaç”larına ulaşmak açısından yararlı bulmaktadırlar..

Tıpkı, 37 kişinin gözler önünde yakıldığı Sivas vahşetinden sonra, suçu yakanlarda değil, yananlarda aramayı da “amaç”larına daha uygun buldukları gibi..

★★★

Bundan üç yıl önce, sarışın bir kadın şunlar söylüyordu:

“- İrtica, iktisadi ve kafa gücüyle geliyor. Bu iki güce birden sahip olduğunuz zaman, üstelik bürokrasiye de hükmediyorsanız mesele bitmiştir. Oy potansiyelinin yüzde 10 ya da 15 olması, hiç fark etmez.. Türkiye’de durum budur.”

” – İmam-hatip okullarında, kadının toplumda yerinin ne olduğu, nasıl gösteriliyor acaba? İktisadi özgürlük içinde işini kurması, çalışması, aile bireylerinin eşit olması konusunda, acaba ne düşünüyorlar?”

“- Bu gelişmelere Türk kadını nasıl ‘dur’ diyecek? Şeriat bütün bunlara izin vermez ve büyük tehdittir. Türk kadını kamuoyu oluştururken partilerin bu konudaki düşüncelerini dikkate almak zorundadır.”

Ve o sarışın bayan şimdi Başbakan.

37 insan “Şeriat isteriz” çığlıklarıyla yakılırken “Dışardaki halka hiçbir şey olmamıştır ” diye açıklama yapıyor. Yetki verdiği kişiler, vahşeti “insanlarımızın milli ve manevi değerleriyle oynanması”na bağlıyorlar.

Sanki gizli bir güç dehşet salıyormuş gibi, “Herkes göğsünü gere gere
‘Müslümanım’ diyebilmeli” diyor..

Ya üç yıl önce söyledikleri?

“İrtica’nın iktisadi gücünün kaynakları? Bürokrasiye “hükmeden” laik devlet düşmanları? Şeriatın “tehdit” oluşturması? İmam-hatip okulları konusu?

Söylediklerini unuttuysa işte anımsatıyoruz.

Yok eğer düşünceleri değiştiyse onu da nedenleriyle açıklamalıdır.

O nedenler, Çankaya’daki “çok bilmiş” saygıdeğer kişinin, saygıya değmez “nasihat”ları olsa bile!..

Orijinal Görsel

Yorum ekle

Yorum yaz

Bir Cevap Yazın