Yazı Hakkında

Başlık:Biraz da Basketbol…
Kaynak:Cumhuriyet Gazetesi (s.3)
Tarih:08 Şubat 1995, Çarşamba

Yazı

HAFTAYA BAKIŞ

AHMET TANER KIŞLALI

Biraz da Basketbol…

Basketbolü de severim, futbolu da.

Ama basketbolun daha zevkli olduğunu kabul etmek gerekir… Çok daha hızlı oynanır. Sonuç her an değişir. Futbolda 2 farkın üzerine yatabilirsiniz de basketbolda 15 farkın üzerine yatamazsınız.

Bu nedenle de -eğer iki takım arasında çok büyük güç farkı yoksa- son ana kadar sonuçtan emin olmanız zor dur. (Hele 3’lük atış kuralı geldikten sonra!..)

Heyecanın hep dorukta kalması, futboldan çok daha kolaydır.

Basketbolde şampiyonluğa oynayanlar arasında ne Galatasaray var ne Beşiktaş. Ama Efes, kendi seyircisini yarattı. Ülker, yaratma yolunda. Fenerbahçe seyircisi ise futbolda zaman zaman yitirdiği heyecanı basketbolde buldu.

Hem de henüz ‘play-off’ başlamadığı halde…

Bu üçlünün arasına, Galatasaray’ın, Beşiktaş’ın ve hatta Trabzonspor’un da katıldığını düşünebiliyor musunuz?

★★★

Fenerbahçe geçen yıl yıldızlar takımı îdi. Milli takımın ilk beşinden dördünü kadrosunda bulunduruyordu.

Ama bekleneni veremedi.

Bu yıl milli takıma eleman vermekte zorlanıyor. Ama doruk savaşından kopmadı. Maçları çok daha zevkli geçiyor.

Geçen yılki gibi sadece beş oyuncu ile oynamıyor maçlarını, Takımda hemen hemen vazgeçilmez kimse yok. Ama savaşan bir takım var.

Eksiği?

Hüsnü sakatlandığında, İbrahim gününde olmadığın da, takım gerilime girdiğinde havayı değiştirebilecek bir oyuncu..

‘Fenerbahçeli ‘olduğunu hâlâ söyleyen bir Harun kaçırılmamalıydı!.. Efes’in Mirsad‘ı gibi -gelecek vaat eden, iyi sıçrayan- bir uzun adam bulunmalıydı!

1907 Derneği ve Murat Didin yönetiminde, Fenerbahçe iyi yolda… İstikrar sürer, bu eksikliklerde giderilirse gelecek yılın Fenerbahçesi çok daha gurur ve heyecan verecektir.

Ama bunun bir de önkoşulu var.

Sayın Ali Şen ve Fenerbahçe yönetiminin, 1907 Dernegi’ni kıskanmaktan vazgeçmesi!.. Basında ileri geri laflar etmenin, derneğin heyecanını köreltmenin yanlışlığını anlaması!..

Kapalı kapılar ardında konuşulması gereken konuları basının önünde konuşmak neye yarar? Fenerbahçe’ye katkı yapan, hiç değilse basketbolde istikrarı ve uzun vadeli bakışı egemen kılmaya başlayan bir gücü küstürüp devre dışı bırakmak kimin çıkarınadır?

★★★

Türk basketbolü Türk futbolunun düzeyini epeyce aştı.

Efes’in arkasından, Fenerbahçe ve Ülker de kendilerini Avrupa’ya kanıtlama yolundalar. Ama milli takım bir sınırın ötesine geçmekte zorlanıyor.

Niçin?

Çünkü büyük takımlar bu işi Amerikalı pivotlarla götürüyorlar. Türkler arasında ise Tamer‘in seçeneği yok!

Ne var ki Tamer de yeterince hareketli değil. Özellikle de hava toplarında çok etkili olduğunu söylemek zor… Genç Mirsad olmasaydı, Efes, Avrupa’da iki önemli maçını yitiriyordu.

Oysa, boyu iki metreyi çok aşan gençler, artık bu topraklardan da çıkıyor. Buna son yıllarda -tıpkı Mirsad gibi- Balkanlardan gelip Türk yurttaşlığına geçen çok sayıda
genç de eklendi.

Bu hamurdan nice Tamer’ler yetiştirmek çok mu zor?

Fenerbahçe 1907 Derneği, Tamer’e 10 milyar önerip Harun gibi bir ‘büyük yıldız’ı kaçırdı. O kaynak ile hem Harun’u korumak hem de Mirsad ve benzerlerini kazanmak daha akıllıca olmaz mıydı?

Kimse merak etmesin!

Efes, önemli maçları beş kişiyle oynamak sıkıntısını bu yıl aştı. Gelecek yıl daha güçlü olacak.

Fenerbahçe, gelecek yıl daha büyüyecek. Galatasaray gelecek yıl, ‘devre dışı’ kalmamak için elinden geleni yapacak ve milli takım da – ister istemez- o düzeye giderek yaklaşacak.

Geriye kalıyor Beşiktaş!

Doğrusu.,Siyah-Beyazlıların bir ‘cimnastik kulübü’ olmaktan ne zaman vazgeçeceklerini merakla bekliyorum!..
Mümtaz Soysal, Hikmet Çetin ve -bir zamanlar Beşiktaşlı olan- Hıncal Uluç‘un da merakla beklediklerini sanıyorum…

Orijinal Görsel

Yorum ekle

Yorum yaz

Bir Cevap Yazın