Yazı Hakkında

Başlık:Biraz da Buradan Buyurun!..
Kaynak:Cumhuriyet Gazetesi (s.3)
Tarih:25 Eylül 1994, Pazar

Yazı

HAFTAYA BAKIŞ

AHMET TANER KIŞLALI

Biraz da Buradan Buyurun!..

Sayın Cem Boyner, atv’deki canlı yayında, önce elindeki birinci metni okuyor.

Sanki İsmet İnönü’nün, halkı “düşman” saydığı anlamına gelen bir anı parçası, okuduğu Toktamış Ateş dayanamayıp da söz almasa, ekran başındaki çok kişi “Vay anasına, resmi tarih de bizi amma aldatmış!” diyecek.

Padişah ve yanlıları “düşman”… Dış düşmanlar zaten
“düşman”… Düşünebiliyor musunuz, üstelik halk da
“düşman’!

Peki Mustafa Kemal ve bir avuç arkadaşı nasıl kazandı bu koca savaşı? Kimden destek aldılar? Doğaüstü güçlerden mi?

Tarihin tanıdığı en köklü devrimlerden birisi -halk desteğinden bu kadar yoksun bulunduğu halde- nasıl oldu da bu kadar kansız başarıldı?

Ve Sayın Boyner, ikinci bir metin çekiyor kağıtlarının
arasından..

Ağır ağır, üzerine basa basa okuduğu sözler bu kez
Atatürk’ün:

“Sen manevi miras olarak hiçbir ayet, hiçbir dogma,
hiçbir donmuş ve kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevi mirasım ilim ve akıldır. Benden sonrakiler, bizim aşmak zorunda olduğumuz çetin ve köklu zorluklar karşısında, belki gayelere tamamen eremediğimizi, fakat asla taviz vermediğimizi, akıl ve ilmi rehber edindiğimizi tasdik edeceklerdir. Zaman süratle ilerliyor;
milletlerin, toplumların, kişilerin mutluluk ve mutsuzluk
anlayışları bile değişiyor. Böyle bir dünyada asla değişmeyecek hükümler getirdiğini iddia etmek, aklın ve ilmin gelişimini inkar etmek olur.”

Ve numaracı Cumhuriyetçilerin gözbebeği, burada
noktayı koyuyor.

Amacı belli… Kemalizmin 1930’larda kalmış olması
gerektiğini, doğrudan Atatürk’ün ağzından onaylatmak…

Atatürk’ün sözlerinin sonundaki şu iki tümceyi okumuyor:

“Benim Türk milleti için yapmak istediklerim ve başarmaya çalıştıklarım ortadadır. Benden sonra beni benimsemek isteyenler, bu temel eksen üzerinde akıl ve ilmin rehberliğini kabul ederlerse, manevi mirasçılarım olurlar!”

Bu son bölümü niçin atladığı çok açık.. işte Kemalizm,
Atatürk’ün”… bu temel eksen dediği şeydir; yoksa, 15
yıllık iktidar döneminde yaptıklarının bekçiliği değildir.”

Yapılanlar, o günkü koşulların gereğidir. O günku koşulların elverdiğidir… En ileri kurumlar bile zaman içinde eskir; ama Kemalizm, bu sürekli devrimci özünden dolayı eskimez!

O’nu “cehalet “ten ya da “ihanet”ten dolayı yıkmak isteyenler. sözlerini ve tarihsel gerçekleri tersyüz etmek için ellerinden gelenleri ardlarına koymasalar bile…

★★★

Yeni Demokrasi Hareketi’nin sayın önderinin yeterli
tarih bilgisine sahip bulunmasını istemeye hakkımız olmayabilir… Atatürk’ün düşünceleri ve yaptıkları ile ilgili yeterince okumuş bulunmasını istemeye de hakkımız
olmayabilir…

Ama “dürüst” olmasını, halkı aldatmaya çalışmamasını istemek hakkımızdır!

Ne diyor Atatürk: “Türk milleti emniyet ve mutluluğunun güvencesi olan ilkelerle medeniyet yolunda tereddütsüz yürümeye devam edecektir.”

O ilkeler Kemalizmin özünü oluşturan “altıok” değil
de nedir?

Biz, Atatürk’ün bu topluma kazandırdıklarından yararlanarak belirli yerlere gelmiş olanların “gaflet” ya da “ihanet “ini anlamakta zaman zaman zorlanıyoruz. Ama -ne ilginçtir ki- Atatürk bunu da. daha o zamandan öngörmüş

■ Arkası 7. Sayfada

Orijinal Görsel

Yorum ekle

Yorum yaz

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: