Yazı Hakkında

Başlık:Bizim Petain’lerimiz…
Kaynak:Cumhuriyet Gazetesi (s.3)
Tarih:02 Ocak 1998, Cuma

Yazı

HAFTAYA BAKIŞ

AHMET TANER KIŞLALI

Bizim Petain’lerimiz…

Çok önceleri değinmiştim.

Mareşal Petain Fransızların ulusal kahramanıydı. Ama İkinci Dünya Savaşı döneminde büyük bir hata yaptı. Kurduğu Vîctıy rejimi ile Mazilerle işbirliği içine girdi.

Savaş sona erdi Ve Petain yaşamını bir cezaevinde noktaladı.

Geçmiş hizmetlerinden dolayı ülkesi O’nun heykelini dikmişti, Ama son davranışı ülkesine karşı bir
suçtu. Gerekseydi, o heykelin altında da asılırdı.

Bizim Petain’lerimiz öylesine çok ki!

Yakın geçmişteki en iyi örnek Doğramacı’ydı.

Hacettepe’yi kurdu, Bilkent’i kurdu… Ama önce
Hacettepe’ye ihanet etti. (Somut örneklerini “Atatürk’e Saldırmanın Dayanılmaz Hafifliği” kitabımda vermiştim.) Arkasından da YÖK ile tüm üniversitelere ihanet etti.

Önce Hacettepe’ye heykeli dikilebilirdi. Ama sonunda da suçlu sandalyesine oturtulabilirdi…

Susurluk olayı ile birlikte yeni tür bir Petain’cilik
çıktı ortaya.

Adam önemli siyasal cinayetler işlemiş.. İşletmiş.. Karanlık işlere girmiş.. Uyuşturucu işine karışmış.. Sonunda “ülkücü mafyacı” olmuş çıkmış.

“Hesap versin!” dediğinizde öyle çok efelenenler var ki.

■ Aslında onlar bir kahramandır..

■ Siz ASALA’nın nasıl bittiğini sanıyorsunuz?

– O işi kurcalamayın, devlet simdir..

Mehmet Ağar’ın TBMM’deki savunmasını TV’den izlerken hep içimden aynı şey geçti.. Varsayalım ki hizmet etmişler. Bu daha sonraki rezilliklerin, kişisel çıkartan için yaptıklarının üstünü örtmek için geçerli bir neden olabilir mi?

Üstelik.. 0 dönemin bir tanığının bana telefonda
anlattıkları kulaklarımda “Yedekteki Taşeron ASALA-PKK” kitabındaki bilgi ve belgeler de ortada!

ASALA olayının gerçek kahramanları köşelerinde sessiz sakinler.. Yurtları için önemli bir görev yapmış olmanın huzuru içinde.. Onurlular..

★★★

Ve son olarak sahnede “romana” Petain’lerimiz
var.

Avrupa Kollarını açmış.. Alman Der Spiegel dergisi ise şehvetli bir sevgiyle kucaklamış onları.

Yaz Türkiye’nin aleyhine kahraman oll. Uluslararası ödüller önüne sonbahar yaprakları gibi dökülsün… Birer, birer.

Büyük romancısın ya!.. Dokunulmazsın!

Dışarda bol alkış ve sırt sıvazlama.. içende ise kalemlerini işkence aletine dönüştürmüş olan engizisyon kafalılar.

“Yahu bu adam iyi romancı olabilir ama Türkiye’yi
karalamak için çok yanlış şeyler söylüyor” demeye
kalkın da görün!.. Alimallah gözünüzü oyarlar kalemleriyle.. Düşünce özgürlüğü falan oracıkta bitiverir.

Onlar için Atatürk’e küfür düşünce özgürlüğüne girer. Onların kendi ülkelerini dışarda aşağılamaları ve yalan yanlış değerlendirmeler yapmaları da haklarıdır. Ama sizin bu yanlışları vurgulamaya kalkmanız suçtur.

Bir Petain olayı var, bir de Jean-Paul Sartre olayı…

Sartre “düşünce suçu” işleyen bit yayın organının sorumluluğunu üzerine almıştı. O düşünceleri paylaştığı için değil, sırf düşünce özgürlüğüne inandığı için…

Ve bu tutumu nedeniyle cezalandırılmasını De
Gaulle önlemişti:

– Fransa büyüklüğünü Sartre gibi isimlere borçludur. Onlar bu nitelikleri ile belirli bir dokunulmazlığa sahiptir!

Petain olayı ayrı.. Sartre olayı ayrı..

Bizimkilerin durumu… “Nobel Edebiyat Ödülü “nü
geri çevirmiş olan bir Sartre’dan çok Petain’inkine
benziyor.

Bu devleti -haklı olarak- en çok eleştirenlerden
birisi Uğur Mumcu’ydu.

Üstelik.. Atatürk’ün çizgisinden giderek uzaklaşmış olan o devletin yüzünden çok haksızlıklara uğramış.., Üniversite hocalığından koparılmıştı. Cezalandırmıştı. Baskılar altında kalmıştı.

Sonunda bir yedek subaylık bile çok görülmüş.
“sakıncalı piyade” yapılmıştı.

Ama devletle haklı hesaplaşmasını, hiçbir zaman
ülkesi ile bir hesaplaşmaya dönüştürmedi. Hele hele, Batıklara yaranmak uğruna, ülkesini ve devletini aşağılamayı hiçbir zaman düşünmedi.

Petain’ler yok olur gider.. Ama Sartre’lar yaşar.

Kimileri de yok olup gitmezler, ama yaşam öykülerine eklenen kara lekeyi de hiçbir zaman silemezler.

Mumcu’lar ise sonsuza değin yaşarlar.. Pırıl pırıl.. Lekesiz!

Ve Mumcu’ların ödüllere gereksinmesi yoktur.

Orijinal Görsel

Yorum ekle

Yorum yaz

Bir Cevap Yazın