Yazı Hakkında

Başlık:CHP Dosyası…
Kaynak:Cumhuriyet Gazetesi (s.3)
Tarih:08 Ocak 1997, Çarşamba

Yazı

HAFTAYA BAKIŞ

AHMET TANER KIŞLALI

CHP Dosyası…

CHP dosyasını, daha uzunca bir süre, yeniden açmak niyetinde değildim.

Çünkü söylenenler söylenmişti. Okurlar da kendilerine göre sonuçlar çıkarmıştı. Ve Türkiye gündeminde, irdelenmesi gereken başka önemli sorunlar da vardı.

Ama CHP ile ilgili mektup ve fakslar arttıkça arttı. Dosya kabardıkça kabardı. Ve dosyayı bir kez daha “genel” bir düzeyde ele almak zorunluk oldu.

Okurlarıma olan saygımın bir gereği olarak…

★★★

Önce şunu memnunlukla belirteyim ki CHP ile ilgili olarak bu köşede sergilenenlere “yalan “yada “yanlış” diyarı yok!

Yani CHP Ankara kadın kolu başkanı… Partisi
adına katıldığı bir toplantıda rkçılık yapmış. Atatürk’ten bana ne? anlamında açık bir tavır takınmış… CHP adının çağrıştırdığı “tarihsel kimliği”
yadsımış… Bu düşünceleri kabul görmediği için
toplantıyı terk etmiş.. Arkasından da CHP Ankara
11 örgütü toplantıdan çekilmiş.

O il örgütü, zaten geçen yıl 1 Mayıs ta “Kürtçe pankart ” ile yürüyüş yapmış.

Ve tüm bunlara karşın, CHP Genel Merkezi parmağını bile oynatmamış..

Bunların hepsi doğru!

Peki sorun nerede?

Bunların sergilenmesini onaylaya,. CHP içinden
yeni yeni örnekler veren çok sayıdaki mektubu bir
yana bırakıyorum,. Az sayıda da olsalar bir de bunların yazılmasına karşı çıkanlar var.

Kimisi, yukarıdaki ve benzeri olayları “önemsiz”
sayıyor. Böyle şeylerle köşemi doldurmamam gerektiğini düşünüyor.

Kimisi, önemli olduğuna inanıyor ama, yazılmamağının doğru olacağını savunuyor. “Kırılan kolun yen içinde kalması” ve CHP’nin yaratılmaması gerektiği inancında.

Kimisine göre ise zaten CHP’nin kendisi önemsiz. “Barajı geçemeyecek’ bir parti ile zaman yitirmenin anlamı yok…

Bu üç görüşü de paylaşmak çok zor.

Bir kere, sadece adı nedeniyle bile CHP önemli. Üstelik partide yuvalanmış birçok aykırı öğeye karşılık; tabanda “tarihsel kimliğe “sadık, inançlı
çok sayıda insan var. Ve CHP ile DSP dışında, bugünkü sol partilerin hiçbirisinde umut yok.

ÖDP, örgüt binalarına Atatürk resmi asmayı bile içine sindiremiyor HADEP “Kürt sorunları”na sıkışıp kalmış. Trilyonlarca lira üzerine kurulmuş olan
bir diğeri ile ilgili soru işaretleri giderilebilmiş değil.

Bu durumda, ne DSP’yı ne de CHP’yi, elimizin
tersi ile itme lüksüne de sahip değiliz!

Öyleyse, yıpratmamak için CHP içindeki olumsuzlukları gizlemeye m çalışmalı?

Hayır! Çünkü o SHP-CHP çizgisini yüzde 30’lardan 10’lara getiren neden, işte o olumsuzluklardır.
Bir okurumun öne sürdüğünün tersine: 1980 öncesi CHP’de bu tür olaylar olamazdı. Olsaydı da yapanlar yerlerinde Kalamazdı!

Parti o olumsuzluklara gözlerini kapattığı için kimliğini yitirdi ve küçüldü. Ancak o olumsuzlukların üzerine içtenlikle ve kararlılıkla yürürse, yeniden
İnandırıcılık kazanabilir… Ve de yeniden büyüyebilir.

Peki, bazılarının öne sürdükleri gibi.. Bu köşede
zaman zaman sergilenen gerçekler önemsiz mi?

Eğer önemsiz olsaydı, CHP bu duruma düşer
miydi?!..

★ ★★

Sahip olduğunu öne sürdüğü kimliğe bu ölçüde ters bir parti temsilcisine, kapıyı gösteremeyen bir CHP var önümüzde. Kendi içinde düzenlediği
toplantılarda atılan nutuklarla partiye kimlik kazandırabileceğini sanan bir CHP bu.

Sonra da kimileri, “Dışarıdan gazel atacağınıza, gelin de içeriden düzeltin” mantığına sığınmaya çalışıyorlar…

İnsanlar niçin gelsinler?

Partinin dışında iken mangalda küt bırakmazken
içine girince, genel başkanı savunmayı partiyi savunmakla eşdeğer saymaya başlayanların durumuna düşmek için mi? Parti kimliği ile alay eden il
yöneticilerim içlerine sindirebilen, bazı hızlı Kemalistler gibi mumyalanmak için mi?

CHP’de zaten onlardan çook var!..

Orijinal Görsel

Yorum ekle

Yorum yaz

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: