Yazı Hakkında

Başlık:CHP Nasıl Kurtulur?
Kaynak:Cumhuriyet Gazetesi (s.3)
Tarih:14 Nisan 1996, Pazar

Yazı

HAITAYA BAKIŞ

AHMET TANER KIŞLALI

CHP Nasıl Kurtulur?

Havaalanında Aydın Güven Gürkan’la karşılaştık.
Serzenişte bulundu:

Bazı eleştirilerinde biraz sert ve katı oluyorsun!

Neyi kastettiğini anlamıştım. Ben de ona bir soru
sordum:

Altıok’un üçünü ve hatta dördünü atmayı -hem de Altıoklu bayrak altında – savunanlara, nasıl hoşgörü gösterebilirim? Ya bayrağı değiştirin ve CHP ismini tarihe terk edin, ya da ona saygının gereğini yerine getirin.

Biran düşündü:

– Ama Altıok da önce üçtü, sonra altıya çıktı…

Uçağı kalkacaktı, yanıtım kısa oldu:

– Başlangıçta da hiç yoktu!.. Geriye giderek mi Kemalist olacaksınız? Bir tek “ulusçuluk” ilkesini bile atarsanız, Atatürk’ün partisi savını -sözde bile olsa-
taşıyabilir misiniz?

Kemalizm ile sosyal demokrasinin bağlantısı sorulduğunda, CHP vitrinindeki bazı isimlerin ne yanıt verdikleri, belleklerde henüz çok taze: “Geçmişe bakarak gelecek kurulamaz!”

★★★

Geçmişi unutmak ve unutturmak isteyenlerin gelecekleri yok!

Anadolu’yu gezerken, nabızların nasıl attığını da görüyorum… Bugün bir seçim olsa, CHP barajı aşamaz… Hem de o içtenlikli, inançlı bir avuç Kemalistin, tabandaki tüm çabalarına karşın.

Niçin?

En çok 100 milyarlık bir İSKİ olayında “reddi miras” edenler, yenilmez yutulmaz bir ÇEAŞ olayının altına imza attıklan için… Bugün normal faizle 17 trilyona ulaşması gerekan 7.2 trilyon liranın, yüzde sıfır ile 10 arasında değişen faizlerle ünlü bir aileye peşkeş çekilmesinin altındaki gerçek, kimseye anlatılamadığı ve anlatılamıyacağı için.

Ama özellikle de Kemalizmin bayrağını taşıyacak güce ve tutarlılığa artık sahip olmadığı için…

Değerli bilim insanları Prof. Ayşe ve Sencer Ayata’ların araştırmasından daha önce de söz etmiştim… CHP eğer barajı aşabildi ise, bunu “laiklik” konusundaki duyarlılığına ve seçimin son günlerinde Atatürk’ü öne çıkarma çabalarına borçlu.

Ama deniz bitti, kara göründü.

Bir zamanlar en hızlı numaracı cumhuriyetçilerle kol kola olmuş: seçime çeyrek kala “yeni sol” diyene idiğü belirsiz- bir tabelaya sarılmış bir genel başkan… Kafaları Almanya’da, yürekleri Cem Boyner’ de, ayaklan CHP’de bazı “vitrin elemanları”… “Ecevit desteğini çekse de hükümete girip payımızı alsak” diye dört göz bekleyen isimler…

Ve umudunu giderek yitirmekte olan bir taban.

Bu geminin karaya oturmaması kolay mı?

En varlıklı ülkelerde bile… “Sosyal devlet”  anlayışından uzaklaşıldıkça; işsizlik ve suçluluk artıyor. İnsanlar sokağa çıkmaktan korkar oluyorlar. Dengeler
bozuluyor. Toplumsal barış giderek kayboluyor.

Hemen hemen tüm eski komünist ülkelerde sol geri dönüyor… Ilımlılaşmış ve demokratikleşmiş olarak.

Balkanlar’dan Kafkasya’ya kadar yaşananlar; ırka, etnik kökene, dine dayalı “uluslaşma” anlayışının ne kadar yanlış olduğunu ortaya koyuyor.

Ve bizim “yeni mandacılar”ımız. tüm bu gerçeklere karşın yırtınıyorlar: Kemalizmin ulusçuluğunu, devletçiliğini, halkçılığını ve hatta devrimciliğini atmak için!..

Bu çizginin şampiyonlarından Sayın Karakaş, “CHP’ye reform paketi” hazırlamış. Oysa o reformu önce kendi kafasında yapmalı. Ve kafasını değiştiremiyorsa, partisini değiştirmeli.

Böylesi hem daha tutarlı olur hem de CHP’nin sağlığını kazanmasına bir katkı sayılabilir…

★★★

CHP’nin nasıl kurtulabileceği açık.

Kurtuluşun “tek yol”u, ideolojik ve yapısal tutarlılıktan geçiyor… Bu tutarlılığın oluşmasını engelleyen öğelerin ayıklanmasından geçiyor… Bir “inanç “etrafında, sıkılmış bir yumruk gibi birleşilmesinden geçiyor…

Kemalizmi değişen ve gelişen koşullara taşıyabilecek, bir Mümtaz Soysal ismi, CHP için önemli bir fırsattı… Değerlendirilemedi. Engellendi.

Şimdi Hasan Fehmi Güneş’lerden Halil Çulhaoğlu’na kadar uzanan bir hareket, “son bir umut’la bayrağa sarılmışa benziyor… Ve o umut da sönerse, CHP
tabanı umudu başka yerlerde arayacak gibi görünüyor!

Orijinal Görsel

Yorum ekle

Yorum yaz

Bir Cevap Yazın