Yazı Hakkında

Başlık:CHP, Nâzım ve Atatürk!..
Kaynak:Cumhuriyet Gazetesi (s.3)
Tarih:23 Mayıs 1999, Pazar

Yazı

HAFTAYA BAKIŞ

AHMET TANER KIŞLALI

CHP, Nâzım ve Atatürk!..

Bu satırları yazarken (HP kurultayında neler olup bittği belli değildi.

Baykal… Aday bolluğu. Kimlik yokluğu..

Seçimlere iki hafta kala bir gerçeği anımsatmak gereği duymuştuk. “CHP yüzde 7de bile kalsa gitmemekte direnir demiştik. “O bıraksa, çevresi bıraktırmaz”
demiştik..

Kurultay yaklaşırken anımsatmıştık:

– Göğsünü gere gere “Ben Kemalistim” diyemeyenin, CHP’ye
genel başkan adayı olmaya hakkı bulunmamalıdır!..

Altını çizmeye özen göstermiştik:

– Tıpkı “Ortanın Solu” hareketinde olduğu gibi; önce tarihsel
kimliği 21. yüzyıla taşıyacak bir hareket başlatılmalı. İnsanlar bir
düşünce bütünlüğünün etrafında buluşmalı.. Ve harekein en iyi
sözcüsünün kim olacağı daha sonra gündeme gelmeli!.

Neredeyse haykırmıştık:

– Ya o bayrağa layık olun ya da
bayrağınızı ve adınızı değiştirin!..

★ ★★

Varlıkları ile CHP’ye zarar verenler..

Kemalizmin adını bile ağızlarına almamak için her türlü af cambazlığını yapanlar..

Danışmanı ya da yardımcısı olmaları gerekirken, kendiler genel
başkanlığa soyunan “ideolojisiz” teknokratlar..

Ayakları Türkiye’de kafaları Almanya ya da Ingiltere’de olan
“sosyal demokrat”lar..

“CHP’de kimlik sorunu yoktur!”
diyebilen körler ya da oportünistler..

Listeyi uzatmaya ne hacet!

Kurultay öncesi görüntü hiç de iç açmıyordu. Hobbes “insan insanın kurdudur” demişti: CHP de kendi kendisinin kurdu olmak yolunda gibiydi.

Tarihsel bir belgeyi paylaşmanın tam zamanı olduğunu düşündüm.

Önce okurlarımla.. Sonra CHP içindeki aymazlarla.. Ve de solculuk (!) adına Kemalizme dil uzatmaya kalkan tüm yem sağcılarla…

★★★

Mektup Bursa Cezaevi’ndeki bir hükümlü tarafından yazılmış.

Tarih 2 Nisan 1938..

“Cumhur Reisi Atatürk ’ün yüce katına.

Türk ordusunu isyana teşvik ettiğim iddiasıyla on beş yıl ağır hapis cezası giydim. Şimdide Türk donanmasını isyana teşvik etmekle töhmetlendiriliyorum.

Türk inkılabına ve senin adına and içerim ki suçsuzum. (…)

Kör değilim ve senin yaptığın her ileri dev hamleyi anlayabilen
bir kafam, yurdumu seven bir yüreğim var. (…)

Deli, serseri, mürteci, satılmış, inkılap ve yurt haini değilim ki,
bunu bir an olsun düşünebileyim. (…) Senin eserine ve sana,
aziz olan Türk dilinin inanmış bir şairiyim. (…)

Bağışla beni! Seni bir an kendimle meşgul ettimse, alnıma vurulmak istenen bu ‘İnkılap askerini isyana teşvik’ damgasının ancak senin ellerinle silinebileceğine inandığımdandır.

Başvurabileceğim en inkılapçı baş sensin.

Kemalizmden ve senden adalet istiyorum.

Türk inkılabına ve senin başına and içerim ki suçsuzum.”

İmza: Nâzım Hikmet RAN.

★ ★★

Atatürk artık hasta.. Nâzım mektubunu yollayamıyor.. Ama mektup gerçek!

Nâzım, “Mustafa Kemal” demiyor, Atatürk diyor. Atatürk’e,
devrimine, Kemalizme olan inancını vurguluyor. Kör ya da deli olmadığını söylüyor.

İnsan en yüce saydığı değerler üzerine ant içer.

O da Türk Devrimi ve Atatürk üzerine ant içiyor!..

Eğer Türk Devrimi henüz amacını tam olarak gerçekleştirememiş ise.. eğer devrimin bazı kazanımları bile bugün tehlikede ise..
Ve eğer tüm bunlara karşın CHP seçim barajının altında kalmış ise..

Bunun “tarihsel kimliğin” yitirilmiş olmasından daha geçerli ne
açıklaması olabilir?!. Ve de CHP’nin, tarihsel kimliği yarına
taşımaktan daha ileri, daha “solcu” ne gibi bir işlevi bulunabilir?!.

Kemalizmi “geçmişin bekçiliği” sananlar, “geleceğin öncülüğü “nü yapmak fırsatını kaçırmaya mahkumdurlar.

Orijinal Görsel

Yorum ekle

Yorum yaz

Bir Cevap Yazın