Yazı Hakkında

Başlık:CHP Nereye Gidiyor?
Kaynak:Cumhuriyet Gazetesi (s.3)
Tarih:15 Kasım 1995, Çarşamba

Yazı

HAFTAYA BAKIŞ

AHMET TANER KIŞLALI

CHP Nereye Gidiyor?

Zamanın Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay, 27 Mayısçı “tabii senatör” Osman Köksal’a, 1970 yılında şöyle diyor:

“Bugünkü okullarda yetişen gençlere ülke yönetimi teslim edilemez. On yıl sonra bunlar işbaşına geçecekler. Onlara güvenilemez. Bir imam-hatip okullarını, laik okullara karşı bir seçenek olarak düşünüyoruz. Devletin kilit mevkilerine yerleştireceğimiz kişileri, bu okullarda yetiştireceğiz. “Atatürkçü Düşünce dergisinin son sayısında Ayyuk Erenberk konuşmanın yayımlandığı kaynağı da veriyor. Sunay’dan Marmaris emeklisine kadar uzanan aymazlık,dehşet vericidir. “Ilımlı İslam”la bütünleşmiş bir yarı-demokratik modeli, kendi çıkarlarına daha uygun bulan bir Amerika’nın, kimleri nasıl kullandığının göstergesidir. 1950’lerde açıktan terk edilmeye başlanan Kemalizmin yerini, 12 Eylül döneminde “Türk-İslam sentezi”nin -resmen- almasının rastlantı almadığı da açıktır… Bir hafta önce, TED’in İzmir’deki “Atatürk’ün Kültür Politikaları” konulu toplantısının akşamındaydık. Masada YDH’nin İzmir İl Başkanı da vardı. Konuşulanlar, Kemalizme ihanetler üzerineydi. Sağcı iktidarlar başlamışlardı…12 Mart ve 12 Eylül’ün “vatanseverlik tekelini ellerinde tutanları” ise daha katı ve kararlı davranmışlardı. Birinciler oy kaygısından, ikinciler ise ”bilinç”sizlikten… Birinciler bilerek, İkinciler ’oyun’a gelerek. Ama amaç gene de gerçekleşmemişti. Önce devlet Kemalizmi terk etmişti… O yetmemiş,Atatürk’ün hemen tüm kurumları kapatılmış, vasiyeti,miras hakları bile çiğnenmişti.. Onun da yetmediği görüldüğü içindir ki şimdi sıra, Kemalizme sahip çıkar görünen partileri içlerinden çürütmeye gelmişti. Kemalizmi “Altıok’’lu bayrak altında yıkmaya çalışan isimler sıralanıyordu. Ercan Karakaş’ın ismi geçince,Cem Boyner’in temsilcisi heyecanlandı ve şöyle dedi:

– Biz Sayın Karakaş’ı çok beğeniyoruz!

Güldüm:

– Elbette beğenirsiniz… Ama CHP’de değil de YDH’de Olması gerekiyor!

Kalabalık masadan tek bir “itiraz” sesi yükselmedi… Telefonda, önemli bir meslek örgütünün genel başkanı. Son kurultaya kadar SHP’de PM üyesi… Savaşımcı, dürüst, gerçek bir halk insanı. Kurultay kulisinde. Güneydoğulu bir il başkanının Atatürk’e ağır küfür ettiğini anlatıyor… işte aralarında geçen konuşmanın özeti:

– Atatürk’ün partisi olduğumuzu öne sürüyoruz. Böyle bir şeyi nasıl söylersiniz?

-Biz bu partide zaten Atatürk’ü yıkmak için varız!

Herkesin önünde olan olay,Genel Sekreter’e anlatılıyor. Ciddiye bile alınmıyor. Deniz Baykal’a anlatılmak için de haftalarca -boşuna- bekleniyor… Dolaştığım hemen her yerde, aynı düş kırıklığı… CHP’de bakan tercihlerinin yarattığı burukluk, sevilen,güvenilen isimlerin “aday olmama” karan karşısında,açık bir umutsuzluğa dönüşmüş. Çillere rest çekilerek kazanılan artılar, “hizipçilik hastalığı” görünümünün yeniden ortaya çıkmasıyla yok olma yolunda. DSP bir Mümtaz Soysal’ı bile yanına çekmeyi başarabilse küskün ve kızgın oylar akmaya hazır gibi..Mümtaz Soysal,Erdal İnönü, İsmail Cem gibi çok saygın isimler, niçin aday olmuyorlar? Prof. Emre Kongar ,Prof Ayşe Ayata,Bedri Bayram, Tevfik Kızgın Kaya gibi -yurdun çeşitli yerlerindeki bazı ADD yöneticileri gibi- Kemalizme inanmış isimler CHP’de harcanacak mı? Yoksa sadece göstermelik olarak mı kullanılacaklar? Sayın Baykal, ideolojik tutarlık ve düzeyli insan değil de, “nefer” aradığını bir kez daha kanıtlayacak mı? “Küçük olsun, benim olsun” yaklaşımı, bir kez daha genel çıkarların önüne mıi geçecek?.. Son toplantıların birinde dile getirdiğim bir düşünce,beklediğimin üstünde ilgi gördü. Türkiye’yi bu duruma, “Atatürk’e ve Kemalizme hayır!” diyenler getirmedi. “Atatürk’e evet, ama Kemalizme hayır!” diyenler getirdi. Erbakan’ın kafası değil ,Menderes, Demirel, Evren, Özal, Çiller kalası getirdi. SHP-CHP çizgisinin erimesinin nedeni de ne sağdan gelen saldırılardır ne de Ecevit’ten gelen.. Asıl sorumlu “Atatürk’e evet, ama Kemalizme hayır!” çizgisini. ‘Altıok’lu bayrak altında sürdürenlerdir, sürdürmeye çalışanlardır! Ve de onlara -kısa vadeli çıkarlar uğruna- hoşgörü gösterenlerdir!..

Orijinal Görsel

Yorum ekle

Yorum yaz

Bir Cevap Yazın