Yazı Hakkında

Başlık:CHP Nereye?
Kaynak:Cumhuriyet Gazetesi (s.3)
Tarih:19 Temmuz 1995, Çarşamba

Yazı

HAFTAYA BAKIŞ

AHMET TANER KIŞLALI

CHP Nereye?

Telefonda, çok değer verdiğim eski bir dost var.

Sayın Meliha Yılmaz, CHP yönetiminin halka en yakın isimlerinden. Parti müfettişi olarak 15 ilden sorumlu. Örgütü çok iyi tanıyor ve üzgün:

– Örgütün, kitle örgütlenyle bağlantısı yok. Üniversitesi olan illerde de üniversiteye uzak duruyorlar. CHP bugün, gençliği olmayan bir parti!

Sendikalardan, meslek kuruluşlarından, kooperatiflerden, bilim çevrelerinden ve de gençlikten uzak… Elbette “sol”dan da uzak!

CHP’nin 77 il başkanından 47’si “müteahhit”… Partinin uzantısı olan TÜSES Vakfı’nın bir araştırmasına göre; sosyal demokrat kesimlerin yüzde 65’i sağ partilerde.

Atatürk‘ün kurduğu parti. 1977’de yüzde 42 oy almıştı. Şimdiki CHP ise yüzde 10’larda dolaşıyor.

Ama 1970’lerde, kitle örgütleri ile CHP iç içeydi. Gençlik de dağlara taşlara “Umudumuz Ecevit” yazıyordu…

★★★

Murat Karayalçın, “SHP’liler partiden tasfiye ediliyorlar” diye yırtınıyor. Nurettin Sözen, yıllarca belediye başkanlığı yaptığı İstanbul’da, 9 bin mahalle
delegesinden birisi olarak bile seçilemiyor.

Yılların CHP’lisi, dünün Bayındırlık Bakanı Erman Şahin isyan ediyor:

“Genel Başkan’a, iki genel müdür ve müsteşarımı kendim seçmek istediğimi bildirdim. Sustu, kabul etmedi. Oysa ben kolumu, omuzuma kadar pisliklerin içine sokmak istiyordum. Onlar kolumu tuttular.”

Ve telefonda Bedri Baykam, çaresizlik içinde haykırıyor:

Siz söyleyin, ne yapalım? Sol olarak gücümüzü zaten yitirmiştik. Sağ iktidarın onursuz destekçisi durumuna zaten düşmüştük. Bu olaydan sonra, artık dürüstlük savımızın da inandırıcılığı kalmadı… Acaba CHP’den umudu tam kesip Ecevit’e mi destek olmalı?

CHP’de üzgün ve endişeli olan çok… Ama Deniz Baykal ve bir avuç arkadaşı, rahat ve mutlular!

Çünkü, Hikmet Çetin’e karşın yerinde kalan Genel Sekreter’in, görevini “gereği gibi’ yaptığını biliyorlar…

★★★

Ben başından söylemiştim” demenin zevkli bir şey olduğunu sananlar, aldanırlar. Hele istenmeyen durumlar sıklaştığında, bu durum, insanın kızgınlığını, üzüntüsünü daha da arttırır.

Ama gerçekten de bugün dünden belliydi!

İki yanlıştan bir doğru çıkmayacağı “nı söylerken, bir dileği değil, somut bir gerçeği dile getiriyorduk.

SHP, “Mevlana tekkesi” gibi, kapısını herkese açmış olduğu için, yanlıştı. Yapısı tabanını yansıtmadığı için, yanlıştı. Yapısal tutarsızlık, ideolojik tutarsızlığı da peşinden sürüklediği için, yanlıştı.

CHP ise “Baykal partisi” olduğu için, yanlıştı.

Yapısal ve ideolojik tutarsızlığa son verecek..yıpranmış “vitrindi tamamen değiştirecek., ve partiye yeniden bir heyecan getirecek “Soysal çizgisi”, tek
çıkış yolu idi.

Küçük hesaplar uğruna o yolu tıkayanlar, bugünü kaçınılmaz kıldılar!

★ ★★

Kitle örgütleri, “demokratik platform “larda varlar; ama CHP’de yoklar.

Tutarlılık inandırıcılık, inandırıcılık da güç getirir; güç ise heyecan… İnsanlar inanmadıkları yerde olmazlar!

Kitle örgütlerinin, emekçilerin, gençlerin desteğine sahip olmayan bir parti de “sol” olmaz!..

12 Eylül’ün kapattığı CHP, keşke yeniden açılmasaydı… Keşke tarihteki onurlu yerinde anılarımızda kalsaydı…

Orijinal Görsel

Yorum ekle

Yorum yaz

Bir Cevap Yazın