Yazı Hakkında

Başlık:CHP’de Neler Oluyor?
Kaynak:Cumhuriyet Gazetesi (s.3)
Tarih:15 Şubat 1998, Pazar

Yazı

HAFTAYA BAKIŞ

AHMET TANER KIŞLALI

CHP’de Neler Oluyor?

TV’de bir görüntü.

Ortada bir adam… Ayakta güç duruyor. Giden vuruyor, gelen vuruyor… Nakavt olmak üzere… Çok şükür(!) ekranlardan hiç eksik olmayan, şiddet filmlerinden bir sahne mi? Hayır, CHP kongrelerinden bir sahne! Dövülen kişi de Genel Sekreter Yardımcısı.

TV’de bir görüntü.

Havada uçuşan sandalyeler.. Barışı simgeleyen çiçek sepetleri, çelenkler silah olarak kullanlıyor… Dehşetle kaçışan insanlar… Düşmana kinle saldıran kahramanlar(!)… Öğrenci kantininde dövüşen, zıt ideolojilere inanmış gruplar mı? Hayır, aynı ideolojiyi(!) paylaşan CHP delegeleri!

Ülke, “ABD Saddam‘a ne zaman ne kadar saldıracak” derdinde İken, CHP’de bir şeyler oluyor. Ve CHP bizim için önemli!

Sola, Kemalizme, demokrasiye inanmış herkes için önemli!

Çünkü DSP ve CHP dışında, ne yazık ki “ciddi” bir seçeneğimiz yok!

★★★

CHP’deki ç kavganın bu ölçüde “gözü dönmüş “çesine sürmesinin iki anlamı olabilir: Ya iki düşman ideolojinin yandaşları aynı çatı altındadır ya da ideoloji falan önemini tümden yitirmiş, seçilebilme, bazı konumlan elde edebilme endişesi her şeyin önüne geçmiştir.

Kırk katır mı kırk satır mı hesabı… İkisi de kötü!

Siyasal partiler -her şeyden önce- ideolojik bir bütündür. Aynı ideolojiyi paylaşan insanların birbirlerini düşman gibi görmeleri ise o partide yapısal çok ciddi bir bozukluğun olduğunu gösterir.

Ama CHP’de ne yazık ki her iki hastalık da var gözüküyor.

Parti tabanında çok büyük bir çoğunluğu Kemalistler oluşturuyor. Kadrolarında da Kemalistler çoğunlukta… Ne var ki onların hemen yanıbaşında, yarı gizli numaracı cumhuriyetçiler bulunuyor. Kimisi de Kemalizmi geçmişin bekçiliği sanıp “O artık devrini tamamladı” görüşünde.

Sayın Baykal içinse, ideolojinin fazla bir önemi yok. Önemli olan kendisi!

Şu sözleri Hürriyet te yayımlanalı daha bir yıl bile olmadı:

Atatürk’ün, Menderes‘in, Demirel‘in, Özal’ın, Türkiye’ye kazandırdıkları ilerlemelerin 2000’li yıllarda yaşayacak olanını biz gerçekleştireceğiz.”

Buyurun, burıu Atatürk’ün partisinin ideolojisine, tarihsel çizgisine oturtun!

Demek ki “Türkiye son yarım yüzyılda Kemalizmden uzaklaşa uzaklaşa bu duruma düştü” diyen bizler hep yanılmışız(!).. Demek ki Atatürk’ten Özal’a uzayan tarihsel bir “ilerleme” var(!)..

İnönü‘nün bile adının geçmediği bir ilerleme(!).

Peki, öyleyse Baykal’ın CHP’si neyi değiştirmek istiyor? Düzeni mi, yoksa sadece düzenin sözcülerini mi?

★★★

CHP’deki iç kavga niçin böylesine sert?

Çünkü kongreler bir “ölüm kalım savaşı” anlamını taşıyor. Ve çünkü Baykal “ekibi”, kendilerinden olmayanlara yaşam hakkı vermemek için “elinden geleni” ardına koymuyor.

Kongrede bir oy fazla alan, tüm yönetime sahip. Bir oy geride kalan ise “her şeyi” kaybediyor.

Yıllar önce önermiştim. Parti içi seçimlerde de “çoğunluk” sistemi yerine “orantılı temsil” (nispi temsili uygulansın diye. Baykal ve arkadaşları hemen karşı çıkmışlardı:

– Bu, hizipler koalisyonu yaratır!

Anlaşıldı ki onlar bir “hizip diktatörlüğü “nden yanalar. Farklı ideolojiden bir parti ile ortak hükümete karşı değiller; ama parti yönetimine “karşıtları”nın da katılmasına karşılar.

Ve önemli olan -ne yazık ki- ideoloji falan değil…
Önemli olan, “Benden mi değil mi?”

Örneğin Kemalist Hasan Fehmi Güneş “can düşmanı “. Ama Kemalist Bedri Baykam “can dostu… Ve bakıyorsunuz; “Altıok’tan ikisini, üçünü atalım!” diyenlerin bazıları partinin vitrininde, bazıları ise kara listesinde…

CHP sağlığına nasıl kavuşur?

Tarihsel kimliğini yeniden kazanarak. Ve o kimliği paylaşan herkesin katılımına ve katkısına açık “demokratik bir yapıyı” yaşama geçirerek…

CHP’de parti yönetimi de yanlış yolda, parti içi muhalefet de.

Ecevit, yola “İsmet Paşa”yı devirmek ” için çıkmamıştı. Kemalizmi yeniden devrimci çizgisine oturtmak için çıkmıştı.

Yola, bir kişiyi ya da hizbi devirmek için çıkmanın, hiçbir heyecan verici yanı yoktur. Ancak bir düşünce etrafında savaşım verenler saygınlık kazanırlar.

“Kemalizm geçmişin bekçiliği değil, geleceğin öncülüğüdür” diyebiliyor musunuz? “Savaşımız kişilerle değildir, CHP’yi yeniden tarihsel kimliğine kavuşturmak içindir” diyebiliyor musunuz?

İşte, ancak o zaman.. hem CHP’ye hem de ülkemize hizmet etmiş olursunuz!

Ve ancak o zaman.. kamuoyu sizin savaşımınıza ilgi duyar!

Orijinal Görsel

Yorum ekle

Yorum yaz

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: