Yazı Hakkında

Başlık:CHP’yi CHP’lileştirmek!
Kaynak:Cumhuriyet Gazetesi (s.3)
Tarih:27 Haziran 1999, Pazar

Yazı

HAFTAYA BAKIŞ

AHMET TANER KIŞLALI

CHP’yi CHP’lileştirmek!

Bu satırlar yazılırken CHP kurultayı henüz başlamamıştı.

CHP’nin yeni yönetim yapısı henüz belirlenmemişti. Ama Sayın Altan Öymen’in soğukkanlı ve dengeli kişiliğinin yen i yönetime de yansıyacağı anlaşılıyordu. Ve Cumhuriyet gazetesi, oluşacak yapıyı “karma” olarak nitelendiriyordu…

Her başlangıç yeni bir umuttur.

Bu yeni umudun sürmesi ise bazı yalın gerçeklerin unutulmamasma bağlıdır.

***

Birinci gerçek;…

Bir siyasal partide başarıyı, “en iyi” isimlerin yan
yana gelmesi oluşturmaz. Tutarlılık oluşturur.

Toplumda hangi kesimleri temsil etmek savıyla
yola çıkıyorsunuz?

Bu kesimlerin beklentilerini karşılayan bir ideolojiniz var mı? Programınız bu ideolojiyi somut ve inandırıcı çözümlere dönüştürebilmiş mi?

Örgütünüz toplumsal tabanınızı ve ideolojinizi temsil eden bir yapıda mı?

Eğer bunlara olumlu yanıt verebiliyorsanız, partinin üst yönetiminin ve genel başkanının “yanlış “oluşması zaten olanaksızdır. Ama CHP eğer bugünkü durumuna düşmüşse bu, yukarıdaki sorulana yanıtlarının olumsuz olduğunun bir kanıtıdır.

Tutarsızlığı tutarlılığa çevirme görevi de şimdi
parti meclisine düşmektedir.

Yani?

Neden ile sonuç yer değiştirmiştir.

İkinci gerçek…

Her demokratik partide “kanat”ların olması doğaldır; kanatlar, temel ideoloji içindeki yorum farklılıklarını yansıtır. Ama farklı ideoloji yandaşlarının
aynı partide buluşması, o partinin demokratik olduğunun kanıtı sayılamaz.

O partinin aslında parti olmadığının kanıtı sayılır…

CHP’nin bugünkü parti meclisinde çoğunluğu
Kemalistier oluşturuyor. Ama onların hemen yanı
başlarında çok farklı ünlü isimler de var.

Altıok’un üçünün atılmasını ve partinin adının ve
simgesinin değiştirilmesini savunmuş olan… Başarısız kaldığı bir yeni parti kurma girişimi sırasında, kendini Kemalizmden soyutlamak için büyük
çaba sarf etmiş olan… Katıldığı yurtiçi ve yurtdışı
bazı toplantılarda “Ben Kemalist değilim” demeye Özel bir özen göstermiş olan… Blair’ci olan..

Hepsi yan yana.

Bakanlığı sırasında en keskin ikinci cumhuriyetçileri köşe başlarına getirmiş olan da var o “karma’da. Ama onu şimdi farklı bir gözle debelendiriyorum.

Çünkü son aylarda hep doğruları savundu. Dolaylı bir özeleştiri yaptı.

CHP’nin bu duruma düşmesinin ana nedeni olarak partinin Kemalist kimliğini yitirmiş olmasını gösterdi.

..

Üçüncü gerçek…

Son yıllarda CHP gerilerken Kemalist sivil toplum örgütleri hızla tırmandı. CHP kitlelerden koparken Kemalist örgütler kitlelerle bütünleşti.

CHP’yi yeniden yapılandırmanın ve yeniden
“umut” yapmanın yolu da şimdi o sivil toplum örgütleriyle bütünleşmekten geçiyor.

Yekta Güngör Özden’in yönetimindeki Atatürkçü Düşünce Dernekleri.. Türkân Saylan’ın yönetimindeki Çağdaş Yaşamı Destekleme Dernekleri.. Necla Arat’ın temsil ettiği kadın kuruluşları…

★ ★★

CHP’nin yeni yönetimi tarihsel bir sorumlulukla
karşı karşıya.

CHP’yi yeniden “CHP’lileştirmek” sorumluluğu
ile karşı karşıya.

Kemalizmi “geçmişin bekçiliği” değil, “geleceğin öncülüğü” olarak yeniden bayraklaştırmak sorumluluğu var sırtında.

Çünkü toplumun ‘CHP’li olan bir “CHP”ye gereksinmesi bugün her zamankinden de daha fazla. Ve çünkü DSP bir CHP değil…

Ve çünkü CHP “CHP olmalı”ki DSP de “DSP” olabilsin!

Orijinal Görsel

Yorum ekle

Yorum yaz

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: