Yazı Hakkında

Başlık:Darbe Olur mu?
Kaynak:Cumhuriyet Gazetesi (s.4)
Tarih:27 Şubat 1994, Pazar

Yazı

HAFTAYA BAKIŞ

AHMET TANER KIŞLALI

Darbe Olur mu?

Bazı dostlarım vardır. Korkulacak bir şey çıkar diye
doktora gitmekten kaçınırlar.

Ve gerçekten de korkulacak bir şeyler olduğunda, durum giderek ağırlaşır. Sonunda da doktorun yapabileceği bir şey kalmaz.

Türkiye’de bir darbe ortamı var mı?

Henüz yok. Ama bazı koşulları da olgunlaşıyor?

Eğer bir ülkede, Genelkurmay Başkanı bazı milletvekillerini açıktan vatan ‘hainliği’yle suçlamak zorunda olduğunu hissediyorsa, Sosyal demokrat bir Başbakan Yardımcısı, endişelerini yüksek sesle dile getirmek gereğini duyuyorsa… Cumhurbaşkanı, uzun geçmiş deneyimlerinin birikimi ile, uyarılar yapmak, bazı adımlar atmak çabası içindeyse. Ve Başbakan, Genelkurmay Başkanı’nın demecinin gereğini yerine getirmek telaşına kapılmışsa…

Başını kuma sokmanın anlamı kalmamış demektir!

Darbe, üzerinde tartışmakla gelmez! Ona ortam hazırlayan koşulların oluşumuna göz yummakla gelir!

★★★

Askeri darbelerin bazı genel, bazı da -her ülkeye göre
değişen- özel nedenleri vardır.

Ülke, bağımsızlığını ya da bütünlüğünü tehdit eden ciddi sorunlarla karşı karşıya mı? Sivil kurumlar, bu sorunlarla baş edebilecekleri inancını verebiliyorlar mı; yoksa halkın sivil kurumlara güveni kalmamış mı?

Ekonomi önemli bir bunalım içinde mi? Bir baskı yönetimi, bu bunalımdan çıkılmasını kolaylaştırabilir mi?

Sivil güçler, orduyu işe karıştırmamak konusunda görüşbirliği içindeler mi? Olası bir darbe, içerden ve dışardan önemli destekler bulabilir mi?

Ordu kendi içinde birlik mi ve kendisine karşı koyabilecek bir gücün bulunmadığı inancında mı? Ordu, sivil iktidarlara saygı geleneğine mi sahip; yoksa bu gelenek ciddi bir biçimde sarsılmış mı?

Bu soruların yanıtlarını açık yüreklilikle verin. Artıları, eksileri soğukkanlılıkla hesaplayın.

Tehlikenin neresinde olduğumuz ortaya çıkar.

★★★

Orta sınıflar, askeri darbelerin önlenmesinde önemli
bir işleve sahiptirler.

Örneğin, 19. yüzyılda, İspanyol ordusu Fransız ordusundan daha liberaldi. Ama güçlü bir orta sınıftan yoksun olan İspanya’da, ordu yüzyıl boyunca birçok kereler darbe yaptı. Buna karşılık -bütün 19 yüzyıl boyunca ve daha sonraları- birçok kez fırsat çıktığı halde, Fransız ordusu siyaset sahnesinde görülmedi.

Hatta içinde sağcı eğilimler ağır bastığı halde, solcu hükümetler döneminde de görevini aynı saygı ölçüleri içinde sürdürdü.

Bir uzmanın da dediği gibi; “Demokrasilerin başlangıç dönemlerinde, toplumdaki bölünmeler darbeler yaratabilir. Ama daha sonra güçlü bir orta sınıf oluşunca, ordu kışlasına döner ve kendisi de bu sınıfın bir parçası
olmaya başlar.”

Kim, orta sınıfları son on yılda perişan etti? Kimler-orta sınıfların sözcüsü konumundaki- üniversiteleri, bağımsız yargı organlarım, demokratik kitle örgütlerini susturmak için cansiperane bir savaşım verdiler? Basını büyük sermayenin tekeline alan tabak içinde sunmanın vebali kime ait? Hangi “işbitirici” iktidarlar devlet bürokrasisinin temeline dinamit koydular?

★★★

Ekonomik durum, Türkiye’nin konumundaki bir ülkede, darbe nedeni olmaz. Ancak darbe ortamını yaratan koşulların oluşumunu kolaylaştıran bir neden olur.

Darbeyi zaten sorunlar da yaratmaz. Sivillerin o sorunlarla baş edemeyecekleri, o sorunların yeterince bilincinde olmadıktan inancı yaratır.

Ordu için en çok önem taşıyan iki sorun ise, “Cumhuriyet”in kuruluşundan bu yana hiç değişmemiştir: Etnik bölücülük ve laik devlet düşmanlığı.

Bir RP, bir Erbakan, Türkiye’de darbe nedeni olmaz…
Eğer güçlü bir Kemalist parti varsa… Eğer -güçlü Kemalist partinin yokluğunda- ANAP gibi DYP gibi partiler, gaflet içinde değillerse… Eğer üç beş oy uğruna, demokrasiyi ve toplumun geleceğini tehlikeye atacak ödünler vermiyorlarsa?..

Bir DEP, bir Hatip, Dicle, Türkiye’de darbe nedeni olmaz.. Eğer Kürt kökenli aydınlar, sorumluluklarının bilincinde iseler Eğer “kışkırtıcı ajan ” işlevi gören birisini sahneden indirip, bir Feridun Yazar ya da benzerini yeniden sahneye çıkarabilecek bir sağduyuya sahipseler.. Eğer yeterince yürekli iseler!..

Ne idüğû belirsiz “Mezarcı”lar ve mezar kazıcıları darbe nedeni hiç olmazlar.. Eğer sivil kurum ve kurallar, onlara kamu vicdanında hak ettikleri cezayı verebiliyorsak.

Ancak, kendi kendilerini yönetemeyenler, başkaları tarafından yönetilmeye ya da yönlendirilmeye davetiye çıkarmış demektir.

★★★

Darbelerin “mucize” yaratamadıklarını yaşayarak gördük.

Her darbeden askerlerin de sivillerin de aldığı dersler var. 12 Eylül’ün nedenli sakıncalarla dolu olduğu anlaşılan mirası yaşanırken yeni bir darbeye umut bağlamak olanaksız!.

Ama unutmamamız gereken de bir “gerçek” var.

Şimdiki durumu darbenin yaratacağı durumdan daha
sakıncalı görenlerin sayısı arttıkça, darbe olasılığı da artar!

Sivillerin, “bölücü” terör ve şeriatçılığın demokratik devleti yıkamayacağı inancını güçlendirmeleri ölçüsünde de, darbe olasılığı gündemden kalkar!

Orijinal Görsel

Yorum ekle

Yorum yaz

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: