Yazı Hakkında

Başlık:Demokrasi Yok, Hukuk Var mı?
Kaynak:Cumhuriyet Gazetesi (s.3)
Tarih:23 Şubat 1996, Cuma

Yazı

HAFTAYA BAKIŞ

AHMET TANER KIŞLALI

Demokrasi Yok,Hukuk Var Mı?

Önümde, 1992 yılının kasım ayından bugüne uzanan bir öykünün dosyası duruyor. Ne zaman, nasıl sonuçlanacağı belli olmayan bir öykünün.Öykü, genç ve başarılı bir bilim adamının,Çanakkale 18 Mart Üniversitesi’ne rektör olarak atanması ile başlar. Üç kez görevden alınması ile sürer. Şimdi dördüncü kez göreve gelmeyi beklerken de bir “kara mizah” havasına bürünür. Prof. Mete Tuncoku, ODTÜ Uluslararası İlişkiler Bölümü öğretim üyesidir. Çanakkale Savaşları özel ilgi alanına girmektedir. Çanakkale’ye büyük bir sevgisi vardır. Öğrencileri ile birlikte, yöreye sık sık geziler yapmaktadır. İle yeni kurulan üniversite şanslı çıkar. Tarikatçı olmayan, “taşra üniversitesi değil, ulusal ve hatta uluslararası düzeyde sesini duyuracak bir üniversite”yaratmak isteyen bir rektöre kavuşur. Hızlı bir gelişme içine girer. Üniversiteye Japonya’nın etkin desteği sağlanır. Veliaht Prens Mikasa ve eşi Çanakkale’ye gelirler. Üniversiteyi ve Anafartaları ziyaret ederler. Japon Prensi, Atatürk’e olan hayranlığının bir kat daha arttığını açıklar. 18 Mart Üniversitesi’nde “gerçek” bilim adamlarından bir kadro oluşmaya başlar. “Üniversite mensupları”, Uğur Mumcu’nun öldürülmesinin ardından, yerel gazetelere, tepkilerini dile getiren ilanlar verirler. Ve de Sayın Çiller’in DYP’sinin milletvekilleri tedirgin olurlar. Çünkü rektör, üniversiteye eleman alırken,milletvekillerinin cebindeki listelere değil,bilimsel niteliklere ve yeteneklere bakmaktadır. Üstelik de siyasal amaçlarla her ilçeye bir fakülte açılması isteklerine karşı çıkmaktadır. ODTÜ gibi bir ‘’kampüs üniversitesi” kurmak istemektedir. Özellikle de Ezine’ye ‘‘ilahiyat fakültesi” yapılmasını kabul etmemektedir. Yerel basın, Prof. Tuncoku’nun rektör oluşunun Çanakkale için bir şans, ama kendisi için bir şanssızlık olduğunu yazar. Ve DYP-SHP hükümeti, bir yılda çok şeyler yapmayı başarmış olan rektörü görevden alır. DYP il başkanı gazetelere şu demeci verir:

– Üniversitemizde solcu eğitim kadrosu istemiyoruz. Eski rektörü bu yüzden görevden aldık… Yeni rektöre biz kefiliz. Açılmayan fakülteleri bir an önce açacaktır.

DYP Milletvekili Süleyman Ayhan ise Prof. Tuncoku’nun görevden alınmasının nedenlerini şöyle sıralar: “Kendi başına hareket etmek istemesi… Bize danışmadan iş yapmaya kalkması… Uyumlu davranmaması.” Ve ekler:

– Yeni atanan rektör de bu konularda başarılı olamazsa onu da görevden alırız!

Yeni rektör de açıklamasını gecikmeden yapar:

– Gerekirse köye bile fakülte açarım.

Ama Çanakkale’de ne kadar demokratik kitle örgütü varsa bir araya gelip isyan etmektedir, “Bilime siyaset bulaştırıldı” diye…

Kimler Prof. Tuncoku’na karşı?

DYP’nin “çağdaş” kadrolarından iki-üç yerel siyaset adamı.

Kimler Prof. Tuncoku’na destek veriyorlar?

Çanakkale Belediye Başkanı ve belediye meclisinin her partiden birçok üyesi… Çanakkale Barosu ve bütün meslek odaları… Sendikalar… Dernekler… Yerel basın.

Başta Cumhuriyet gazetesinde olmak üzere Milliyet’te, Hürriyet’le, Sabah’ta, olaydaki çarpıklığı sergileyen yazılar çıkıyor. Ve Danıştay,buram buram ilkel siyaset kokan “keyfi” kararı bozuyor. Danıştay durduruyor. DYP-SHP hükümeti yeniden görevden alıyor… Danıştay göreve iade ediyor,hükümet yeniden alıyor. Şimdi önümde, Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulu’nun -bir karşı oya karşı- oybirliği ile aldığı “kesin karar” var. Ve Prof. Tuncoku, görevine dördüncü kez dönmek için başvurmuş durumda.

Olayda “demokrasi”nin işlemediği açık… Bakalım “hukuk” işleyecek mi?..

Orijinal Görsel

Yorum ekle

Yorum yaz

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: