Yazı Hakkında

Başlık:DEP’e Benzemeyen Bir Parti!
Kaynak:Cumhuriyet Gazetesi (s.3)
Tarih:08 Haziran 1994, Çarşamba

Yazı

HAFTAYA BAKIŞ

AHMET TANER KIŞLALI

DEP’e Benzemeyen Bir Parti!

Atatürk şöyle diyor:

“Düşünce akımlarına karşı, düşünceye dayanmayan güçle karşılık vermek, o akımı yok etmedikten başka; herhangi bir kişiyle herhangi bir insanla konuşulduğu zaman, onun, herhangi bir düşüncesini güç zoruyla reddederseniz, o direnir. Direndikçe kendi kendini aldatmakta daha çok ileri gidebilir. Bu nedenle düşünce akımları baskıyla şiddetle kuvvetle reddedilemez. Tam tersine güçlendirilir. Buna karşı en etkin çözüm, gelen düşünce akımına karşı bir düşünce akımı vermektir.”

Özellikle sağcılarımızın sürekli görebilecekleri bir yere yazılmalı bu sözler.

Altında yatan gerçek unutulduğu için bu toplum, çok sıkıntılar çekti. Güneydoğu’nun hem ekonomik hem toplumsal yara olmasının nedenlerinden biri de o unutkanlıktır!..

★★★

Sayın Şerafettin Elçi ile aynı hükümette bulundum.
Birçok konuda benzer düşünceleri savunduk… Yeri geldiğinde ayrılıkçılığa karşı olduğunu açıklıkla söylerdi.

Çünkü Güneydoğu’yu Türkiye’den ayırmanın “Kürt
halkı”nın yararına olacağına inanmıyordu… Ama boyalı
basma sekiz sütun manşet olacak bir günah işlemişti:

“Ben Kürdüm!”

Atatürkçü (!), anadili konuşmayı bile yasaklayabilen
12 Eylül yönetimi, bunun bedelini ona fena ödetti. Tıpkı
Feridun Yazar ve benzerlerine de ödettiği gibi… ‘Altıok’lu bayrak altında, kırk yıldır savaşım verenler demokrasiye, barışçı yöntemlere inananlar devre dışı kaldılar.

Ve meydan da Abdullah Öcalan ile benzerlerine kaldı. Demokratik yöntemlerden umut kesildi, kimileri için
silah umut oldu…

12 Eylül’den yaklaşık bir yıl kadar sonra, Hikmet Çetin’in bana endişe ile söyledikleri hata kulağımda:

“Bölgeden kötü haberler geliyor, yurduna devletine
bağlı yılların CHP’ lileri içeriye alınıp işkence görüyorlar. .. Çıkarken de devlet düşmanı olarak çıkıyorlar!..”

Sınıf arkadaşım İsmail Beşikçi, yıllardır hapishaneye
girip çıkıyor. İçerde geçirdiği süre, herhalde dışardakinden daha fazla… Düşüncelerinin önemli bir bölümüne katılmıyorum. Ama ona yapılanlar neyi çözdü? Şimdi Fikret Başkaya’nın içerde aylarını geçirmesi neyi çözecek?

Dostum Beşikçi başlangıçta oldukça ılımlıydı. Üzerindeki baskılar onu katılaştırdı. Gerçeklerden uzaklaştırdı…

Ve de “kahraman ” yaptı!

Şerafettin Elçi hep şöyle derdi:

“Devlet, ne zamanki bu sorunu silahla baskıyla çözemeyeceğini görecek, ancak o zaman bizi dinleyecek…”
Devlet bunu bir ölçüde anladı. Ama daha da önemlisi,
Apo’ya umut bağlayanlar da anladı… Silah ve şiddetin
getirdiği çözümsüzlük, yaşanarak ağır acılar çekilerek
öğrenildi.

Şimdi sıra Şerafettin Elçi, Tank Ziya Ekinci. Kemal Burkay ve benzerlerinde.

Elçi, kurma girişiminde bulunduğu partinin temel ilkelerini Cumhuriyet’e şöyle açıklıyor:

Devletin siyasi sınırlarına saygılı olmak… Kürt sorununa, bu siyasi sınırlar içinde demokratik, barışçıl yöntemlerle çözüm aramak… Şiddet yanlısı ve destekçisi olmamak… Sertlikten uzak yumuşak bir atmosfer içinde
diyalog kurmak…”

Yani, duyguların yerine “aklı” egemen kılmak!

Elçi “DEP’in yapılanma biçimini ve yürüttüğü siyasi
faaliyetleri onaylamıyorum” diyor ve ekliyor: “Kuracağımız parti DEP’ten farklı olacaktır!”

Güneydoğu ağırlıklı, “İslamcılara yakın”, liberal, demokratik bir kitle partisi…

Böyle bir örgütlenmeden PKK’nin rahatsız olması çok
doğaldır. Hatta RP’nin de rahatsız olması çok doğaldır ve kaçınılmazdır.

Ama böyle bir partiye Türk demokrasisinin gereksinmesinin olduğu açıktır. Bu topraklar üzerindeki herkesin barış içinde ve çağdaş koşullarda yaşamasını isteyenlerin gereksinmesi olduğu açıktır..

Bu köşede sık sık savunmuştum; “Demokrasinin
DEP’e, DEP’in de demokrasiye gereksinmesi var!” diye… Ne yazık ki DEP bu gereksinmeyi karşılayamadı.

Fiziksel yaşamda olduğu gibi, toplumsal yaşamda da
boşluk olmaz… Dolar!..

Birde ANAP ya da DYP’den biri, “laik sağ” boşluğunu
doldurabilse… Bir de sol yeniden “sol” olabilse…

İşte o zaman, demokrasimizin de toplumumuzun da
geleceğine daha bir güvenle bakabileceğiz!

Orijinal Görsel

Yorum ekle

Yorum yaz

Bir Cevap Yazın