Yazı Hakkında

Başlık:Devrim Üzerine…
Kaynak:Cumhuriyet Gazetesi (s.3)
Tarih:16 Ekim 1996, Çarşamba

Yazı

HAFTAYA BAKIŞ

AHMET TANER KIŞLALI

Devrim Üzerine…

Atatürk, tek partili deneyimin başarısız olmasından üzgündü. Partisinin iktidarının eleştirilmesini, denetlenmesini istiyordu.

Örgütlü muhalefetin bulunmadığı bir yönetimin, sağlıklı olabileceğine inanmıyordu. Bağımsız milletvekillerinin seçilmesini ve TBMM’de bir grup oluşturmasını sağlamıştı.

1935’te yeni seçimlere gidilirken, Başbakan İsmet İnönü ile CHP Genel Sekreteri Recep Peker’den bazı itirazlar gelmişti… Bağımsızlardan Halil Menteşe ile Sim Bellioğlu sert bir muhalefet yapmışlardı. Yeniden seçilmemeliydiler.

Atatürk, İnönü ile Peker’e şu yanıtı verdi:

“Elbette konuşacaklar, elbette eleştirecekler. Biz bu arkadaşların Meclis’e girmelerini neden destekledik? Bir oyun olsun diye mi? Yoksa kendinizden emin değil misiniz? İcraatınızda savunamayacağınız noktalar mı var?”

★★★

“Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak… ”

Uğur Mumcu’nun bu sözü herhalde hiç unutulmayacak. Çünkü insan doğasında genellikle var olan bir tembelliğin yarattığı, toplumsal bir hastalıktır söz konusu olan.

Bundan da “art niyetli” olanlar yararlanıyorlar.

Kendi kişisel ya da siyasal amaçlarına göre, tarihi yeni baştan yazıyorlar.. Kimi okuma özürlüler de onların “yalan”ları üzerine “fikir”ler inşa ediyorlar.

Bu nedenle, Kemalist devrimin tarihi bir kez daha güncelleşti. Önem kazandı. Bazı öğretim kurumlarında, bu konuyla ilgili derslerin Atatürk düşmanlarına verdirilmesi ise bu önemi daha da arttırdı…

Ve bu yıl içinde, çok değerli dört yapıt yayımlandı..

★★★

Prof. Şerafettin Turan’ın “Türk Devrim Tarihi”, bir büyük boşluğu dolduruyor. Dili ile, içeriği ile, bütünlüğü ile her aydının başucunda bulunması gereken bir yapıt.

Sayın Turan sadece tarihçi değil… Atatürk’ün Türk Dil Kurumu’nun başkanlığını ve Atatürk’ün partisinin döneminde Kültür Bakanlığı müsteşarlığını da yapmış bir bilim adamı.

Bu konuda temel başvuru kaynağı oluşturacağı açık olan yapıtının dördüncü cildi geçen günlerde yayımlandı: “Yeni Türkiye’nin Oluşumu.”

1923-1938 dönemini kapsayan kitap, Kemalizmin ilkelerinden Dersim İsyanı’na, hatta Atatürk’ün çok dedikodusu yapılan “Çankaya sofraları”na kadar uzanıyor. Kafalardaki birçok soruya, tarihsel gerçekler içinde yanıt getiriyor.

Yazının girişindeki olayı da oradan aktardım.

Prof. Bülent Tanör’un “Kurtuluş Üzerine” ve “Kuruluş Üzerine” kitapları birbirlerinin tamamlayıcısı. Berrak bir kafanın, açık ve özlü bir anlatımın ürünü.

Her şey adeta bir matematik problemini çözme netliği içinde ele alınmış. En okuma tembellerinin bile, rahatlıkla yararlanabilecekleri biçimde sunulmuş.

Her iki kitap da 10’ar “konferans”tan oluşuyor.

Birinci kitapta Kurtuluş Savaşı çözümleniyor… Hangi koşullar ülkeyi o noktaya getirdi? Ne gibi çıkış arayışları vardı? Mustafa Kemal’in “Kurtuluş”taki rolü neydi?

Anadolu devrimi, bir kişi ve etrafındaki insanların “tepeden bir dayatma”sı mıydı? Yoksa “yerel kongre iktidarları” bir taban hareketinin ürünü müydü?

Kitabın “Savaş Demokrasisi” başlığını taşıyan bölümünü, özellikle numaracı cumhuriyetçiler ya da onların yalanlarını gerçek sananlar okumalılar.

İkinci kitapta ise Kemalist devrim irdeleniyor. Çeşitli yorumlarıyla, dünyadaki etkileriyle ve sonuçlarıyla…

★★★

Prof. Sina Akşin’in “Ana Çizgileriyle Türkiye’nin Yakın Tarihi” kitabı, iki gereksinmeyi birden karşılıyor. Hem geniş bir zaman dilimini kapsıyor hem de kısa ve özlü. Herkesin rahatlıkla okuyup anlayabileceği kadar açık.

Osmanlı öncesi Türklerden Osmanlı toplum yapısına, Osmanlı düzeninin değişiminden Kemalist devrime kadar… Bir büyük birikim, bir büyük titizlikle aktarılmış.

Tarihsel süreç iyi yansıtılmış.

Atatürk olayı, bir bütünün içine iyi yerleştirilmiş. Ve bir gerçeğin altı iyi çizilmiş:

Atatürk döneminin bir “bütünsel kalkınma” modeli olduğu… 1950’den bu yana, sadece “maddi kalkınma”ya önem verildiği… Ve de Türkiye’nin eğitim, kültür ve sağlık alanlarında, yeniden geri kalmışlık içine girdiği gerçeğinin!

★★★

Bugünü anlamak ve geleceği doğru kurmak için her aydının kitaplığında bulunması gereken dördüncü kitap da Mahmut Esat Bozkurt’un -yemden basılan “Atatürk İhtilali”…

Atatürk’ün ünlü Adalet Bakanı, Kemalist devrimin felsefesini yapıyor… Uygulamasını anlatıyor.. Ve sonunda “Niçin devrimciyiz” sorusunu yanıtlıyor:

“Evet devrimciyiz. Çünkü yaşam sürekli bir değişimdir. Durmak ölümdür… Yaşamak ve yaşatmak istediğimiz için devrimciyiz.”

Kemalizmin “sürekli devrim”ciliği bundan iyi anlatabilir miydi?

Orijinal Görsel

Yorum ekle

Yorum yaz

Bir Cevap Yazın