Yazı Hakkında

Başlık:Din Nedir?
Kaynak:Cumhuriyet Gazetesi (s.3)
Tarih:24 Eylül 1997, Çarşamba

Yazı

HAFTAYA BAKIŞ

AHMET TANER KIŞLALI

Din Nedir?

Hz. Muhammed‘e sormuşlar:

– Din nedir?

– Din güzel ahlaktır!

Bir gün sınıfta, “Dinin özü iyilik yapmak, kötülükten kaçınmaktır” demiştim. “Siyasal Düşünceler ve Rejimler” dersindeydik… Gözüm başörtülü iki öğrenciye takıldı. Aralarında fısıldaştılar.

Yaptığım yorumu beğenmedikleri anlaşılıyordu.

Çünkü o yorum kabul edilirse, biçimsel bazı kurallara uymanın anlamı kalmayacaktı. En azından azalacaktı.

O durumda gerçek “dindar” kişiyi, biçimsel kurallara uygunluk belirlemeyecekti… İyilik ve dürüstlük belirleyecekti.

Namaz kılan, oruç tutan, hacca gitmiş.. ama müşteriye kazık atan, seçmene yalan söyleyen, hırsıza -çıkarı uğruna- TBMM’de kanat geren bir Müslüman mı Tanrı’ya daha yakındır?

Yoksa.. dürüst, yardımsever, hoşgörülü bir Hıristiyan mı?

★★★

Gazetelerde bir haber: “Fethullah Hoca, Papa ile görüşecek.”

Bu görüşmenin son adımı olarak da New York Başpiskoposu ile görüşmüş. Ve görüşmede, farklı inançlar arasında diyalog ve hoşgörü üzerinde durulmuş. Demokrasinin erdemlerine değinilmiş.

Pek güzel!

Fethullah Gülen’in, İstanbul’daki Hıristiyan ve Yahudi cemaat önderleri ile de “yakın diyaloğu” olduğu bildiriliyor.

Bu da güzel!

Bunların hepsi de olumlu ve önemli.. Diyalogsuz ve hoşgörüsüz, ne barış olabilir, ne de demokrasi. Ama o hoşgörünün asıl savunulması gereken yeri Türkiye’dir.

Örneğin hoşgörünün mihenk taşı “Sivas davasıdır. Sivas’taki “toplu cinayet” karşısında takınılan tutumdur!

Örneğin hoşgörüden yana olanların.. okullarında, yurtlarında, kamplarında, körpe beyinlere Atatürk düşmanlığı aşılamamaları gerekir.

★★★

Osmanlı hanedanının son varisi Türkiye’ye gelmiş. Murat Bardakçı kendisiyle uzun uzun konuşmuş. Sorular sormuş.

Osmanlı bir din devleti miydi?

Abdülhamid‘in torununun yanıtı açık:
“Büyükbabalarımın devleti hiçbir zaman din devleti olmadı. Hilafet bizdeydi ama, şeriatla idare edilmedik. Çıkartılan kanunların dini kurallara uygun olmasına bakılmazdı. Böyle bir mecburiyet de yoktu. Yani Osmanlı’da bir çeşit laiklik hâkimdi…”

Hilafet yeniden gelebilir mi?

“Bugün birisi çıkıp da halifeliğini ilan etse, hiç kimse tarafından tanınmaz… Türkiye hiçbir zaman bir İran, bir Suudi Arabistan gibi olmaz… Türkiye’de bir şeriat devleti kurulamaz…”

★★★

Peygamberimiz, “Din güzel ahlaktır” diyor.

Fethullah Hoca hoşgörülü, demokrasiye açık bir dindarlık anlayışının temsilciliğine soyunuyor.

Abdülhamid’in torunu, Osmanlı’nın bile şeriatla yönetilmediğini anlatıyor.

Ve Refah’ın Konya Belediye Başkanı, kadını “azıcık” dövmeyi savunan kitap yazıyor… Refah’ın Kayseri Belediye Başkanı, 10 Kasım’da “intikam”dan söz ediyor… Refah’ın ağababaları “Kuran nizamı”nı getirmeyi vaat ediyor.

Refah’ın “Adalet Bakanı”.. Sivas’ta 37 insanımızı düşüncesinden, inancından dolayı yakanların avukatlığına soyunuyor.

Kin… İntikam… Dayak… Cinayet…

Bu acaba din siyaseti mi, yoksa din ticareti mi?

Orijinal Görsel

Yorum ekle

Yorum yaz

Bir Cevap Yazın