Yazı Hakkında

Başlık:DSP, CHP ve Ötesi…
Kaynak:Cumhuriyet Gazetesi (s.3)
Tarih:10 Aralık 1997, Çarşamba

Yazı

HAFTAYA BAKIŞ

AHMET TANER KIŞLALI

DSP, CHP ve Ötesi…

DSP görkemli bir kurultay yaptı.

Şarkılar, türküler… Oyunlar… Güzel bir konuşma…
Ecevit’e inanan binlerce insan… Alışılmış parti kongrelerinin çok dışında, çok düzenli bir toplantı.

Sağcı partiler bile çağrılmışlardı ama CHP çağrılmamıştı.

Her şey vardı ama seçim heyecanı yoktu. Çünkü
“tek seçici” delegeler adına gereken seçimi önceden yapmıştı.

Sistem?.. Seçim tavandan, onay tabandan.

Örneği demokratik partilerde yok. Otoriter partilerde var.

“Eşim ve ben”… DSP bu söylemi yapılaştırmış durumda.

Ecevit başta olmak üzere; OSP’li bakanlar hükümette -genellikle- çok iyi bir sınav veriyorlar. Güven
ve saygı topluyorlar. Ama parti bu yapı ile nereye kadar gidebilir ki?

“Eşim ve ben” olmadığında parti ne olacak?
MHP’nin Türkeş sonrasındaki durumuna mı düşecek?

Sayın Ecevit, dünyaya yeniden gelse İskandinav
ülkeleri benzen bir ülkede yaşamak istediğini söylemiş. İskandinav ülkelerinde acaba DSP benzeri bir
parti var mıdır?

***

DSP’de nefes alamayanlar CHP’ye gitmek zorunda kaldılar.

CHP’nin de “Blair hayranı” bir önderi var.

Partinin adından dolayı Kemalistlerin oylarını alacağını… İngiliz İşçi Partisini zafere götüren çizgiyi izlerse orta sağın oylarını kapacağını.. Hükümeti “ha gitti ha gidecek” bir havada tutarsa, tepki oylarından yararlanacağını… Kürtçülere ses çıkarmazsa Kürt oylarının alacağını…

“Atatürk’ten Menderese, Demirel’den Özal’a”
herkese sahip çıkınca iktidar yolunun açılacağını hesaplayan bir genel başkan söz konusu.

İnce hesapları çok seven bir genel başkan. Ama
her nedense, bu kadar ince hesap insanlardaki “güven duygusu ”nu da yok ediyor.

Laikliğe ödünsüz sahip çıkmak iyi… İyide, o da tek
başına yetmiyor.

RP iktidardan uzaklaşınca CHP’nin de silahları
azaldı.

Hem Kemalist, hem Blair’ci… Azıcık solcu, azıcık
sağcı… Ne “Kemalistim” diyebiliyor ne de “Kemalist değilim.”

Bir “yeni sol” tutturmuş gidiyor. Ve Sayın Baykal’ın
söylediklerine bakılırsa, bu azcık sağa kaymayı gerektiriyormuş. Yani “yeni sol” aslında “yeni sağ” .

Acaba CHP’nin sayın genel başkanı, niçin geniş
bir çevreye güven vermeyi bir türlü başaramıyor dersiniz?..

***

İşte DSP… İşte CHP… Ya ötesi?

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nin Adana Şube
kongresi yapılıyor. Şube başkanı konuşmasında şöyle diyor:

“Cumhuriyet kuvvetleri taarruzda. Şeriatçı, yeni
dünya düzenci, küreselleşmece çeteci kuvvetler paniktedir. Refah Partisi mutlaka kapatılmalıdır. Şeriatçı tarikatlar kapatılmalıdır.”

Kürsüye ODP-HADEP İttifakı adına Rıza Aydın
fırlıyor hemen:

“-Bizler tarikatlarla birlikte yaşamayı öğrenmeliyiz. Cumhuriyet döneminde tekke ve zaviyelerin kapatılması yanlıştı. Devlet şeriatçı güçlerin üzerine
yürüyerek demokrasiyi ve özgürlükleri tehdit etmeye devam etmektedir. Bizim sorunumuz cumhuriyet,
laiklik değil, özgürlük sorunudur.”

İşte bu da “ötesi”!..

Peki ne yapmalı?

Doğruları söylemeyi, bıkmadan usanmadan savunmayı sürdürmeli!

Gazete sayfalarında… Salon toplantılarında.. Kahve köşelerin de… Sivil toplum örgütlerinde.. Siyasal
partilerin içinde… Özel sohbetlerde…

Siyasal partileri o doğrulara doğru itmeli!

Ve seçim günü geldiğinde de, kim o doğrulara daha açık sahip çıkıyorsa, ona destek vermeli!

Demokrasilerde mucize yoktur.

Orijinal Görsel

Yorum ekle

Yorum yaz

Bir Cevap Yazın