Yazı Hakkında

Başlık:Ecevit, Deniz Kıyısında..
Kaynak:Cumhuriyet Gazetesi (s.3)
Tarih:18 Aralık 1998, Cuma

Yazı

HAFTAYA BAKIŞ

AHMET TANER KIŞLALI

Ecevit, Deniz’in Kıyısında..

Baykal, Ecevit’e “hayır” dedi.

Ve şöyle demeye getirdi:

– Ya azınlık hükümetinde ben de olurum; ya da, ancak Ecevit’siz bir “geniş tabanlı” hükümete “evet” derim..

Birinci şık.

Meclis’teki sandalyelerin ancak yüzde 20’sine sahip bulunan iki sol parti bir hükümet kuracaklar. Ve de.. yaklaşık yüzde 80 ‘e sahip bulunan sağ partiler, bu “sol cephe” hükümetini destekleyecekler..

İkinci şık.

Bel kı sadece Fazilet Partisi’nin dışındakilerin katılımı ile bir hükümet kurulacak.. Ama bu hükümetin başında Ecevit olmayacak..
**

Türkiye’nin içinde bulunduğu ortamda, birinci öneri mantık dışı: İkinci öneri ise, Sayın Baykal’ın yakın geçmişteki tutumu ile taban tabana zıt..

Kısa dönemli bir hükümetin kurulması söz konusu.

Ama bu hükümetin belirli özellikteri de içermesi gerekiyor.

Başbakan güven verici ve kamuoyunun genelinde kabul edilir bir isim olmalı..
Hükümetin içinde belirli bir uyum bulunmalı.. Ve o hükümetin -azınlık da olsa- arkasında ciddi bir siyasal ve toplumsal destek hissedilmeli..

Sayın Baykal’ın ilk önerisinde belki ilk iki koşul yenme geliyor. Ama öyle bir
hükümet modelinin, Meclis te de toplumda da yeterli desteği bulması bugün
ıçm olası değil .

Sayın Baykal’ın ikinci önerisi ise daha da ilginç.

Daha yakın sayılabilecek olan bir geçmişte Ecevit’e çağrı yapmışsınız. “Gel seran yönetiminde birleşelim ‘ demişsiniz. “Al CHP milletvekillerini de DSP’ye ekle,
hükümet kurma pazarlıklarına öyle çık” demişsiniz.

Ama şimdi aynı Ecevit’e tavır koyuyorsunuz:

– Sana güvenmiyorum.
Eğer geniş tabanlı bir hükümet kurulacaksa, bu kesinlikle senin başbakanlığında
olamaz!

Yani Ecevit’in FP dışındaki partilerden ve bağımsızlardan da “pazarlıksız” bakan alabileceği bir hükümet modeline de hayır. Ecevit’in başbakanlığındaki, FP dışındaki partilerin “resmen ’ katılacakları bir hükümet modeline de hayır..

Görünürde Ecevit’e güvenmeyen bir Fazilet var, bir de Baykal ve çevresi!

★ ★★

Sayın Baykal geçmişte Çiller’i kurtarmış olmanın kamburunu taşıyordu.

Şimdi bu kambura başkaları da eklendi.

Korkmaz Yiğit olayında Fikri Sağlar’a “Ben iki TV’si, iki gazetesi olan bir
adamı karşıma alamam” dedi.. Çok “kritik” bir dönemde hükümet bunalımı
yarattı.. Çillerin DYP’si ve FP ile kol kola göründü.. Yıkılan hükümetin yerine neyin konacağını hesaplamadı.. Fazilette “DYP ve CHP ile hükümet kurabiliriz” lafını ettirecek bir ortam hazırladı..

Son olarak da..

Toplumda genel olarak
olumlu karşılanan bir hükümet modelinin oluşumuna engel olur gözüktü.. Üstelik
de. solun ağırlıkta olacağı bir hükümet modeline!..

Sayın Baykal, uzun vadeli düşünen, halkın nabzını tutan, kişisel ve partisel çıkarlarını gerektiğinde geri plana atabilen, tutarlı ve istikrarlı bir ideolojik çizgisi olan, soğukkanlı bir önder izlenimini ne yazık ki veremiyor..

Ve sonuç olarak da güven veremiyor!.

Emekçi örgütleriyle, sendikalarla bir dayanışması yok.

ADD, ÇYDD ve kadın kuruluşlarıyla bir yakınlığı yok.

Bir sol partinin güç alması gereken sivil toplum kuruluşlarıyla kopuk.

Basında, üniversitelerde ve gençlik kesimlerinde ciddi bir desteğe sahip değil..

Baykal ve Baykal’a inanmış olanlar eleştınlere kızıp, o eleştirilerde art niyet aramadan önce, külahlarını önlerine koyup düşünmeliler. Yanlışlığın nerede olduğunu araştırmalılar.. Ve de
kendi kendilerine sormalılar:

– Bunalımlı bir dönemde hükümet sorumluluğunu üstlenmiş olan Ecevit acaba niçin puan topluyor?
Buna karşılık; böyle bir dönemde muhalefette olmanın avantalarına sahip bulunan Baykal acaba niçin puan yitiriyor?

Eğer bu soruların yanıtlarını doğru verebilirlerse;
CHP’yi yeniden yüceltmenin de yolunu bulabilirler.

Orijinal Görsel

Yorum ekle

Yorum yaz

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: