Yazı Hakkında

Başlık:Ecevit ya da ‘Ehven-i Şer’…
Kaynak:Cumhuriyet Gazetesi (s.3)
Tarih: 26 Eylül 1999, Pazar

Yazı

HAFTAYA BAKIŞ

AHMET TANER KIŞLALI

Ecevit ya da ‘Ehven-i Şer’…

Yakında çıkacak olan yeni kitabımın arka kapağına, Ahmet Cemal’in bir yazısını aldım. Yazının başlığı “Ahmet Taner Kışlalı ya da Eleştirel Düşünmenin Bedeli…” idi. Ve Sayın Cemal, bana çok onur
veren o yazısında şöyle diyordu:

“Ahmet Taner Kışlalı, yıllardır hiçbir söylediğini ya
da yazdığını kaçırmamaya çalıştığım, bana göre sayıları artık çok azalmış olan gerçek aydınlardan biri. Onun, insanlar ve değer yargılarını putlaştırmaktan özenle kaçınan, her insanı ve bütün olup bitenleri yerleştirilen genel kalıplara içersinde değil, fakat aklın süzgecinden geçirdikten sonra görmekte
direnen tutumunu, en azından kendim için hep örnek saydım…”

Bu satırları almamın nedeni övünmek değildi..
Benden “tek yanlı” değerlendirmeler bekleyenleri uyarmaktı.

Sadece uzak geçmişte değil, daha dün denilebilecek kadar yakın bir geçmişte Ecevit’e umut bağlamış olan dostlardan telefonlar geliyor:

– Ecevit çok değişti, ama sen değişmedin. Eleştirirken bile niçin hâlâ bu kadar ölçülü ve dikkatlisin?

Yaşar Kemal’den Demirel’e, hatta İhsan Doğramacı ya kadar, hiç kimseyi tek yanlı eleştirmedim ki!..

Davranışların nedenlerin anlamaya, olumlu yanlarla olumsuzları ayırmaya özen göstermenin neresi yanlış?

Fethullah Hoca konusundaki tutum.. Tahkim Yasası.. Sosyal Güvenlik Yasası. Deprem ve sonrası..
Af Yasası’na çetelerin, siyasal katillerin sokulması.
Devletteki MHP’li kadrolaşma..

Ecevit’in, kimisini içine sindirerek kimisini ise sindirmeyerek ödünler verdiği doğru. Bunların içinde, eski çizgisi ile kolay kolay bağdaşmayacak noktalar olduğu da doğru.

Şu soruyu sormak gerekir:

Ecevit acaba niçin böyle yapıyor?

Geçmişten aldığı dersler nedeniyle, bir… Daha
gerçekçi davranmak zorunda kaldığı için, iki.

Türkiye çok zor bir dönemden geçiyor. Bu Meclis aritmetiğinden bundan daha olumlu bir hükümet çıkması olasılığı var mı? Hayır!.. Çok ciddi bir dış kaynak olmaksızın, Türkiye’nin artık yapısallaşmış olan ekonomik bunalımı atlatması olası mı? Hayır!

Altan Oyman bile üstü kapalı olarak söyledi: Bu hükümetin seçeneği “3. MC’dir. Yani dincilerin ve ırkçıların egemenliğindeki bir “sağcı cephe”dir.

Bugünkü bunalımın seçeneği de, ekonomik ve
siyasal bunalımın yoğunlaşmasıdır..

Ya bu deveyi güdeceksiniz ya bu diyardan gideceksiniz!

Peki Ecevit ülkeyi kurtarmak için siyaseten intihar mı ediyor?

Hayır!

Sola Kaybedeceği oyları, sağdan alacağı oylarla
telafi edebileceğini umuyor.

Önce DYP ve ANAP düş kırıklığı yaratmıştı. Derken RP ve uzantısı düş kırıklığı yarattı. Şimdi de MHP düş kırıklığı yaratıyor.

Kimin gözünde?

Orta sağ seçmenin!

Bir yanda… Çetelerden, yolsuzluklardan, kavgadan, ciddiyetsizlikten ve de laiklikten verilen ödünlerin yarattığı ortamdan bıkmış olan bir orta sağ.

Öte yanda… Ekonomik ve toplumsal çizgisi ılımlılaşmış bir DSP Başında da, SABAH gazetesinin ciddi yazarı Güngör Mengi’nin deyimi ile “mevcut siyasi sorunların çözümünde en etkili Türk Başbakanı” Ecevit.

Doğada olduğu gibi, toplumsal ve siyasal yaşamda da boşluk her zaman dolar!

DSP boşluğu doldurursa… CHP de yeniden CHP olursa…

Fena mı olur?!

Orijinal Görsel

Yorum ekle

Yorum yaz

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: