Yazı Hakkında

Başlık:Eğik Bir Düzlemde kayarken
Kaynak:Cumhuriyet Gazetesi (s.3)
Tarih:06 Ağustos 1995, Pazar

Yazı

HAFTAYA BAKIŞ

AHMET TANER KIŞLALI

Eğik Bir Düzlemde kayarken

Taha Akyol, geçenlerde iki noktanın altını çizdi.

Birinci nokta… CHP’nin gerilemesinin temel nedeni, iktidarda olmak değil. Çünkü 1989 yerel seçimlerinde yüzde 29 ile birinci parti olan SHP’nin oyları
da, 1991 ‘de yüzde 21’e düşmüştü.

Kısmen yanlış!.. Çünkü SHP’nin 1989-91 arasındaki gerilemesinde, “yerel yönetimlerde iktidar” olmasının ve bu iktidarını çok kez kötü kullanmasının önemi büyüktü.

İkinci nokta… SHP-CHP birleşmesi, büyüme değil küçülme getirdi. SHP’nin tek başına yüzde 23.4 oy aldığı yerlerde, son belediye seçimlerinde oran yüzde 20,4’e indi.

Doğru!

Peki niçin?

Yanıt da Murat Karayalçın‘dan “Partimizin sorunu, liderlik sorunu değildir, daha derindir. İdeoloji ve yapılanma sorunudur.”

★ ★★

CHP bir eğik düzlemde kayarken, kurtuluş için çırpınanlar da artıyor.

Bir kesim, kestirme çözümü çoktan bulmuş;

Baykal gelirse kurtuluruz!

Bunu söyleyenlerden kimisi partinin, kimisi ise kendisinin kurtuluşunu düşünüyor.. Ama Sayın Deniz Baykal’ın geçmişteki iki bakanlığında da, genel sekreterliğinde de ve genel başkanlığında da niçin başarısız olduğunu düşünen yok! CHP’nin sorununu, sadece iyi konuşan bir genel başkan bulma sorunu
sanıyorlar…

Bir kesim, çözümü ideolojide arar görünüyor:

– Eşitlik, özgürlük, laiklik, dayanışma, emeğin üstünlüğü, sosyal adalet, demokrasi ve barış ilkeleriyle bütünleşmiş, çağdaş bir sol olmalıyız!

Bu kesimin itici gücü olan Sayın Ercan Karakaş, hâlâ, gençliğini geçirdiği Almanya’da yaşadığını sanıyor. Müslüman mahallesinde salyangoz satma sevdasında.. Türkiye’de ve de Altıok’lu bayrak altında,
Kemalizmi yadsıyarak solculuk yapma düşünün, particilik değil, ancak “fikir kulüpçülüğü” olacağının ayrımında bile değil!…

Bir kesimin de “son umudu” Sayın Erdal İnönü.

Erdal Bey’li dönemde partinin nereden nereye geldiğini unutmuşlar! Ya da “Deniz’ e düşmemek için” yılana sarılmayı yeğleyecek bir ruhsal durumdalar…

★★★

Bu hengâmede sağlıklı düşünen, doğruları öneren hiç mi yok?

Var elbette!

Bir yanda, Sayın Mümtaz Soysal var. Kemalist devrimciliğin heyecanını kitlelere vermeye başlayan, ama bunun gereklerini “sonuna kadar” yerine getirmeyen; kendisi ile aynı inancı paylaşanlarla birlikte, Anadolu’yu adım adım dolaşmayan bir Soysal..

Öte yanda, CHP’nin CHP’likten çıktığı için, giderek küçüldüğünü gören ve bundan acı duyan çok büyük bir kesim var. Onların düşüncelerine “tercüman” olmak isteyenler de, sonunda bir araya geldiler. Ve seslerini yükselttiler:

“CHP bu kurultaydan, dipten doruğa, tabandan tavana yenilenmek azmiyle çıkmalı ve – Altıok’un devrimcilik ilkesi ışığında – çağın gereklerini, çağdaş kurumları ve kavramları özümseyerek, yeniden sürekli yenilenmenin kaynağı ve toplumun öncüsü olmalı.”

Bu çıkışta hem “doğru ideolojik yaklaşım” var; hem de, ideolojisinin de gereği olarak – baştan aşağı – bir “yeniden yapılanma” zorunluluğuna olan inanç var.

Bildirilerinin altındaki imzaların hepsi de, dünleri ve bugünleriyle yıpranmamış, erdemlerini korumuş, siyaseti bir “hizmet aracı” olarak gören kişiler Erol
Tuncer’den Ali Dinçer‘e, birçok eski CHP’li… Şahin
Mengü’den Tevfik Kızgınkaya‘ ya, bir çok yem isim…

★ ★★

Gençlik, Kemalist toplantılarda salonlara sığmıyor ama CHP de yok!

Düşün ya da kol emeğim temsil eden örgütler, “demokratik platformlarda var: ama CHP’de yok!

Kemalizmi 1920’lerden 1977’lere taşıyan çizgiye inananlar, bugün evlerindeler, köşelerindeler… Ezikler, üzgünler.. Ama CHP’de değiller!

Doğru çizgi belli!.. Doğru yapı belli!.. O çizgi ve yapıda, CHP yeniden “tarihsel görevi “ne sahip çıkmazsa, sonunun ne olacağı da belli!..

Orijinal Görsel

Yorum ekle

Yorum yaz

Bir Cevap Yazın