Yazı Hakkında

Başlık:Ereğli’den Banaz’a…
Kaynak:Cumhuriyet Gazetesi (s.7)
Tarih:27 Mart 1996, Çarşamba

Yazı

HAFTAYA  BAKIŞ

AHMET TANER KIŞLALI

Ereğli’den Banaz’a…

Nereden nereye?

ADD şube sayısı 1OO’ü aştığında çok sevinmiştik Bu güzel haberi okurlarımla paylaşmıştım… Oysa haftalar önce 200 de aşıldı. Üye sayısı ise 20 binin üzerinde.

Ama artık kanıksadık galiba… Çok doğal saymaya başlamış olmalıyım ki, toplumsal duyarlılığın bu anlamlı göstergesini, aynı ülküyü paylaşanlara duyurmakta epeyce geciktim.

ADD Genel Başkanı Suphi Gürsoytrak’ı, örgütlenmeden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Tevfik Kızgınkaya’yı ve diğer Genel Başkan Yardımcısı Prof. Ünsal Yavuz’u özellikle kutlamalı…

★★★

Bir hafta önce Karadeniz Ereğlisi’nde, bir hafta sonra Uşak Banaz’daydım.

ADD’ler, Çağdaş Yaşamı Destekleme Dernekleri çoğaldıkça, “siviltoplum” geliştikçe, istemleri karşılamak giderek daha da zorlaşıyor.

Ereğli’de de Banaz’da da ADD’ler daha çok yeni… İlk etkinliklerinin konuşmacısı olmak bir onurdu.

Ereğli’de, tesislerin 550 kişilik sinema salonunda en

az 700 kişi vardı… Kaymakam, DSP milletvekili, Kuzey Deniz Saha Komutanı, yargı organlarının üyeleri, subaylar, denizci erler ve çok sayıda kadın… Çok sayıda genç… Çok sayıda çiçek.

Beş aylık derneğin dinamik başkanı Akın Çamcı mutluydu. Ama o ortamı bir başka heyecanla seyreden yaşlı bir delikanlı oturuyordu ön sıralarda… Sayın Selahattin Canbay; Muammer Aksoy’un öncülük ettiği ADD kurucularındandı.

Şöyle diyordu:

– Küçük bir yere sıkışmış, birkaç yaşlı, ortayaşlı insandık. Derneğe günlerce gelip giden olmazdı. Hele bir genç kapımızı çalınca çok muttu olurduk. Şimdi
salonu dolduran, saatlerce ayakta bekleyen, coşku ile alkışlayan şu gençlere bakınca gözlerim yaşarıyor.. Aksoy Hoca yaşayıp da görebilseydi bu günleri!

★★★

Otobüs Banaz’a girerken, karayollarının tabelasına baktım. Nüfusun 14 binden biraz fazla olduğu yazılıydı. Ama bu ufak kentin soğuk bir salonunda, yaklaşık
400 kişi vardı. Bir kısmı uzun süre ayakta beklemeyi göze alan insanlardı bunlar.

Bir tatil gününde, sıcak evlerinde TV karşısında oturmak varken, Atatürk ve Kemalizm heyecanı ağır basanlar… Kimisi, bu heyecanı yıllar sonra yeniden duymaya başlamış olanlar… Kimisi de çok sayıdaki genç gibi, bu heyecanı ilk kez duyanlar.

★★★

Karadeniz Ereğlisi’nde de Banar da da RP’nin gücü yok.

Ama RP, Ereğli’de bu kez 5 bin kadar oy toplamış kentin kenar mahallelerinde oturan, düzenin dışladığı, umut veremediği kesimlerinden… Bir zamanlar  Ecevit’e oy vermiş olanlardan.

Çünkü ‘Bu düzeni değiştireceğiz! ‘ diyen, bir zamanlar CHP’ydi. Şimdi ise RP diyor aynı şeyi… Ve RP’nin ilçe başkanı, ADD’nin toplantısına geliyor. Kemalizmin laiklik ve demokrasi anlayışını dinliyor. Notlar alıyor…

Banaz’da da toplum sağlıklı. Ama eğitim sağlıksız.

Gençler, “Atatürk ilke ve devrimleri” dersini bile nasıl karşı-devrimci, Atatürk karşıtı kişilerin verdiğini anlatıyorlar. Öğretmenler, okul yönetimlerinin genelde
MHP ya da RP eğilimlilerinin elinde olduğunun örneklerini veriyorlar.

Orada da Atatürk karşıtlığı devlet eliyle besleniyor..

Devlet Atatürk’ü terk edeli çok oldu. Ama toplum bunu yeni yeni anlıyor.

Ve devletten umudunu kestikçe de kendisi Atatürk’e ve Kemalizme sahip çıkıyor.

Benzer bir gelişimin, CHP içinde de bazı belirtileri var.

Partiyi yok olmaktan kurtarmanın tek yolunun, Kemalizmden.. Kemalizmi 21. yüzyıla taşımaya talip olmaktan geçtiğini..görenler artıyor.

Bedri Baykam, parti meclisinde haykırıyor:

– ‘Altıok’un ikisini atalım, üçünü atalım’ diye vitrine çıkanlar. CHP’ye zarar vermektedirler!

Bunları söylemek güzel de önemli olan gereğini yerine getirmek!

Ok kırma meraklılarını vitrine çıkaran kim? Atatürk düşmanı Said-i Nursi’nin kitaplarının okunması için gazetelere ilan veren bakanlan baş tacı yapan kim?

Taban Ereğli’de, Banaz’da, Anadolu’nun her yerin de… Kemalizmin tartışılmasına artık dar gelen salonlarda… Taban büyük… Tavan ise Ankara’da, kişişel hesaplar içinde, giderek daha küçük.

Bu çelişki giderilmeden esenliğe çıkılabilir mi?

Orijinal Görsel

Yorum ekle

Yorum yaz

Bir Cevap Yazın