Yazı Hakkında

Başlık:Evren ‘Af’ Dilemelidir!..
Kaynak:Cumhuriyet Gazetesi (s.3,19)
Tarih:30 Nisan 1995, Pazar

Yazı

HAFTAYA BAKIŞ

AHMET TANER KIŞLALI

Evren ‘Af ‘Dilemelidir!..

Kenan Evren Türk halkından özür dilemelidir!

atv ve Fatih Çekirge Türk halkından özür dilemelidir!

RP’nin propaganda işlerinden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hasan Hüseyin Ceylan ve RP’Ii Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek,
halkı aldattıklarını ilan edip özür dilemelidir!

Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Yusuf Halaçoğlu istifa etmelidir! Meslektaşlarınca da, bilimsel yetersizliği ve görev bilinçsizliği nedeni ile “teşhir” edilmelidir!

★★★

“Resmi tarihin büyük oyunu” adı altında, atv’de şu sözleri iki kez dinlediğimizin üzerinden henüz çok geçmedi:

“70 yıllık resmi tarihin kitaplarında bizlere taka diye öğretilen, pusulası olmayan, kırık dökük ve yol-iz bilmeyen bir kaptanla yola çıkılan Bandırma Vapuru’nun fotoğrafı. Osmanlı Donanması’na bağlı 236
metre uzunluğunda, 19 metre baca yüksekliğindeki bu dev şilep hiç takaya benziyor mu?

Sultan Vahdettin tarafından, Kurtuluş Savaşı’nın meşalesini yakmakla görevlendirilen Mustafa Kemal Paşa ‘ya, maiyetiyle birlikte Anadolu ‘ya geçmesi için tahsis edilen taka işte bu gemidir.”

Ekranda, baş tarafından çekilmiş görkemli bir gemi fotoğrafı.

“Resmi tarih “i birbiri peşi sıra suçlayan bir dizi “tarikat” ve “cemaat” reisi.

Ve yıllardır “gerçek manada” tarihi öğretmediğimizi, doğruları İslam Ansiklopedisinin yazdığını söyleyen Yusuf Halaçoğlu adında bir adam… İsminin başında ‘prof. ’ yazılı… İddialara göre de, Atatürk’ün kurduğu Türk Tarih Kurumu’nun başkanı…

Program TV’de “umumi arzu” üzerine bir kez daha gösteriliyor.

RP’li Ankara Belediyesi, “yalan”ı gözlere sokmak, halka Atatürk’ün ‘gerçek yüzünü’ göstermek için; görkemli gemi ile Atatürk’ün resmini yan yana koyduğu afişlerle Ankara’yı süslüyor.. Kimse yırtması diye de TÜYAP’ın girişinde başına “nöbetçi” dikiyor.

★★★

Ve gerçeği belgelerle sergilemek görevi de, kalıyor Atatürkçü Düşünce Derneklerine…

Gerçek bir:

Atatürk’ü Samsun’a götüren gemi 1878’de Glasgow da yapılmış. 47.97 metre uzunluğunda ve sadece 6.5 metre baca yüksekliğinde.

1891 de Erdek’te kayalara çarpıp batmış. Marmara’da posta gemisi olarak kullanılırken, 1915′ te bir İngiliz denizaltısı tarafından bir kez daha batırılmış. Yeniden yüzdürüldükten sonra 1925’te Haliç’te sökülüp parçalanmış…

Gerçek iki:

Sahte fotoğraflarda gösterilen Bandırma 2 vapurunun asıl adı “Ülgen” İngiltere’den satın alınma tarihi ise 1926. Yani Atatürk’ü Samsun’a götüren gemi “ıskarta”ya ayrılıp söküldükten sonra, cumhuriyet hükümetince alınmış.

Üstelik bu ikinci geminin de boyu, ancak 58.5 – 9 metre…

■ Arkası 19. sayfada

■ Baştarafı 3. Sayfada

Gerçek üç:

236 metre boyunda ve baca yüksekliği 19 metre
olan bir gemi “transatlantik” demektir. Atatürk’ü Sam-
sun’a götüren gemi ise, tam 63 bin grostonluk olma-
sı gereken böyle bir geminin yanında “kayık” gibi ka-
lacaktır.

★★★

Bu olay, Atatürk’ü yıpratma çabasındaki sahtecili-
ğin ne ilki ne de sonuncusu…

İstiklal Mahkemelerinde verilen idam cezalannı 30
bine çıkarmışlardı. Prof. Ergün Aybars, gerçeğin
1300 dolaylarında olduğunu belgeleriyle kanıtladı.

“Bize Nasıl Kıydınız” diye bir film yapmışlardı. Fil-
min konusunu oluşturan kişinin hayatta olan çocuk-
tan isyan ettiler. Yalan okluğunu ortaya koydular.

Atatürk’ün kökeni ile ailesiyle ilgili hakaretleri ise hiç
saymıyorum…

Ama bu kez. olay bir başka boyut kazandı. Çirkin
oyunlara “numaracı cumhuriyetçiler” ile birlikte Ata-
türk’ün kurduğu ve kendi mirası ile desteklediği bir
kurumun adı da alet edildi.

Kurum, 12 Eylülcülerce devietleştirilip başına “me-
murlar atanmıştı. Son olay, başına getirilen kişilerin
kimliklerini de ortaya koymuş oldu.

Atatürk’ün adım bile ağzına almak istemeyen, çok
zorlanınca ancak “Mustafa Kemal” diyen… Kullandı-
ğı dil Atatürk’ün diline ters, kafası ve inancı Atatürk’e
ters… Atatürk’ün miras gelirlerinden aldığı aylık ile
Atatürk düşmanlannın yalanlannı doğrulayan bir kişi
var şimdi Türk Tarih Kurumu’nun yönetiminde!

Bu alçakça oyun vesilesiyle onu tanımamız çok iyi
oldu!

★ ★★

Elbette ki bu oyuna bilerek ya da bilmeyerek alet
olmuş olanların halktan özür dilemeleri gerekir… El-
bette ki Atatürk’ün kurumunun başkanı olduğunu id-
dia eden kişinin de, eğer birazcık onuru varsa, istifa
etmesi gerekir.

Sayın Fatih Çekirge’nin, “basın ahlakı”na sahip bir
gazeteci olarak, yeni bir program yaparak yanlışı dü-
zeltmesini bekliyorum. Ankara’nın RP’li belediye baş-
kanı da. herhalde yeni afişler bastırarak “günah “ını
telafi etmeye çalışacaktır.

Ama Türk halkından asıl özür dilemesi gereken ki-
şi Kenan Evren’dir!

Çünkü, hukuku çiğneyerek.. Atatürk’ün mirasına el
koyan kurumlannı kapatan, devletleştiren ve başla-
nna Atatürk ve Kemalizm karşıtlarının gelmesini sağ-
layan yönetimin “baş sorumlusu” odur!

Hata ettiğini açıktan kabullenmeli, Anıtkabir’de diz
çöküp “af” dilemelidir!

Ve bir de… Numaracı cumhuriyetçilerin savlan ve
düşünce özgürlükleri üzerinde çok duyarlı olan.. Can
Dündar, Zülfü Livaneli ve Ali Kırca gibi isimlerden,
kendilerine saygının bir gereği olarak, birer “tepki” ya-
zısı beziyorum.

“Tarhsel gerçekler” ve “basın özgürlüğü” üzerin-
deki djyartılıklannın bir gereği olarak!..

Orijinal Görsel

Yorum ekle

Yorum yaz

Bir Cevap Yazın