Yazı Hakkında

Başlık:F.Bahçe’li Bir Yazı…
Kaynak:Cumhuriyet Gazetesi (s.3)
Tarih:16 Ekim 1994, Pazar

Yazı

HAFTAYA BAKIŞ

AHMET TANER KIŞLALI

F.Bahce’li Bir Yazı…

Rahmetli Gündüz Kılıç’ın bir yazısını anımsıyorum

Bir arkadaşı, oğlunu maça götürmüş. Derken başlamış, seyircilerden hakeme yönelik eşcinsellik suçlamaları… Çocuk babasına sormuş:

– Baba na diye bağırıyorlar?

– “İlme hakem!” diye bağırıyorlar. Hakemin bilgisini
yetersiz bulmuş olacaklar ki, kendisini “ilim” e davet
ediyorlar.

Her baba o kadar hazır cevap, her çocuk da o kadar saf
olmaz.. Ama bizim öğrencilik yıllarımızda, stadyumlarda duyulabilecek tek küfür buydu.. Bir maçta Türk futbolunun gelmiş geçmiş en büyük ustalarından birisi Lefter’e G.Saray tribünlerinden kelere” sesleri yükselmişti Bu davranışa her kesimden öylesine büyük tepki
geldi ki. buluşun (!) sahipleri bir daha ağızlarını açmak
cesaretini gösteremediler!..

Maçlarda en çok duyulan nakarat, ‘‘Ya ya ya, şa şaşa,
falanca takım çok yaşa!” idi

Bir milli maçın izleyicisi yabancı gazeteciler, bunu “ça
ça ca. “diye anladıkları için. Türk futbolseverlerinin “ince” buluşunu çok beğenmişlerdi.. Tam da “çaça” dansının çok moda olduğu bir dönemdi..

Zamanla büyük kentlerin toplumsal yapısı değişti.. O
yapı ile birlikte “tribün edebiyatı” da..

Kendi ezilmişliğini, özdeşleştiği takımın başarıları ile
gidermek gereksinmesi içinde olanlar çoğaldı Stadyumlar, bilinçaltındaki kızgınlık ve doyumsuzlukların boşalma araçlarından birisine dönüştü.

Bir Latin diktatörü, yönetimini sürdürmenin en kolay
üç dayanağı olduğunu düşünmüştü. Uyuşturucu, seks
ve futbol! Cinselliğini yaşayamayanlar için futbolun
öneminin daha da artması doğal değil mi? Tribünlerdeki
cinsel içerikli toplu küfürlerin artması ile çarpık kentsel
yaşamın, insanları tahrik edip tatmin edememesi” arasında bir bağlantı hiç mi yok?

Ve bu ortamdan herkes payını alırken, F.Bahçe daha
çok etkilendi.. Çünkü hem en çok taraftara sahip., hem
de yandaşları arasında, toplumda “geçiş Süreci “ni yoğun yaşayanlar daha çoktu, hem de F. Bahçe’nin örgüt yapısı en bozuktu..

Gruplar, üye ağaları, ün ya da “iş desteği” kazanmanın kestirme yolu olarak F. Bahçe yöneticiliğini görenler..

Böyle bir yapı sürekliliğe engeldi.. Sürekliliğin olmadığı yerde de. uzun soluklu geleceğe yönelik büyük ve kararlı adımlar atılamazdı. Ancak günü kurtarmakla yetinilirdi. Bir-iki ünlü oyuncuyu renklere katmak, bir-iki
spor yazarını tavlamak, kendisine bağlı bir paralı amigo
kesimi yaratmak çok daha akılcı” gibi görünürdü.

★★★

Ne valiler, iğrenç küfürlerin koro şeflerini yakalatıp
stat dışına çıkarmak sağduyusunu gösterebiliyorlar, ne
de F. Bahçe kendi kısır döngüsünü kırabiliyor.. Ve ne de
basın, kendi içindeki “sağduyusuz” kalemleri hizaya
getirebiliyor.

F.Bahçe’de doğrular nedir?

Geçen yıl başlayan kurumlaşma çabaları koşan savaşan takım yaratmayı amaçlayan, disipline önem veren bir antrenör yıldızlardan çok geleceği olan yetenekli gençleri renklere katma isteği..

F.Bahçe de yanlış olan nedir?

Mevsim başı bir kupa ve güzel bir Kocaeli yengisini
de, daha sonra alınan kötü sonuçları daa abartan bir “yandaş”‘ basın.. Morale gereksinmeleri en çok olduğu bir anda, F. Bahçeli futbolcuları moralman çökertmek işlevini üstlenen bir “çekirdek’ taraftar kesimi. Futbolcuların antrenörlerine güven ve saygısını sarsacak davranışlardan kaçınmasını öğrenemeyen bazı yöneticiler. Savunmada ve saldırıda kafa topları egemenliği sağlayıcı oyuncuları kadrosuna dahil etme gereksinmesini yeterince duymamış bir antrenör.

F.Bahçe basketbol takımı şanslı!.. Kararlı bir yönetime. uzun soluklu bir amaca ve de futbol seyircisinden farklı bir seyirciye sahip.

Ve F. Bahçe’nin bir de Marmaris emeklisi var. Hani
“Bu yıl da şampiyon olamazsanız G. Saray ‘a geçerim
ha!” diye haber salan emekli yandaş (ya da yandaş
emekli)..

Aklıma rahmetli Prof. Ahmet Şükrü Esmer’ in sınıftaki
sözü geliyor:

– Amerikalılar nereye gidip sağcıları desteklese hep
Komünistler kazanıyor. Ben yerlerinde olsam bu kez de
tersini denerdim. Bakarsınız sağcılar kazanır!..

Orijinal Görsel

Yorum ekle

Yorum yaz

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: