Yazı Hakkında

Başlık:Fethiye’den Viyana’ya…
Kaynak:Cumhuriyet Gazetesi (s.3)
Tarih:24 Mayıs 1996, Cuma

Yazı

HAFTAYA BAKIŞ

AHMET TANER KIŞLALI

Fethiye’den Viyana’ya…

Gitmeyeli uzun yıllar olmuştu..- Bu kez 19 Mayıs’, Viyana’da kutladık.

Türkiye’nin ufkundaki kara bulutları dağıtmak için
bir şeyler yapmak gereğini duyarlar her gün anıyor. Almanya, İsviçre derken Avusturya’daki Türkler de Atatürkçü Düşünce Derneği çatısı altında bir
araya gelmeye başladılar.

İlk eylem, 23 Nisan çocuk balosu olmuş 300 çocuk beklerken 60O çocuk gelmiş baloya… Bazıları, Atatürk’ün adını ilk kez orada duyan, resmini ilk
kez orada gören Türk çocukları bunlar.

Onlar da mutlu olmuş, baloyu düzenleyenler de.

Ve 19 Mayıs, Viyana da. yeniden güncelleşen
Kemalizm üzerinde bilinçlenmenin önemli bir adımı olarak değerlendirildi.

Avusturya’nın toplam nüfusu 7.5 milyon. Bu ülkedeki 150 bin kadar Türk’ün yaklaşık yarısı da 2
milyonluk Viyana’da yaşıyor.

Dağınık durumda birçok Türk derneği var. Ama
ADD, bunların bir bölümünü şemsiyesi altında bütünleştirme şansına sahip gibi görünüyor… Başkan
Erol Güçlü çok deneyimli ve dinamik. Yönetim kurulunun hemen her üyesi de başka bir derneğin
başkanı.

Dursun Atılgan’ın çabaları ile Kölr ‘de oluşturulan Atatürk Kültür Merkezi’nin bir benzeri Viyana’da
da kurulabilir. Ve kurulursa çok olumlu işlevleri alabilir.

Çünkü ADD etrafında bir araya gelen bu etkin ve
etkili insanlar, aynı zamanda da Türkiye’nin “lobi”ciligini yapıyorlar. Örneğin PKK’ye dolaylı destek veren resmi ya da özel kurum ve kuruluşlara gerçekleri anlatma çabası gösteriyorlar.

İyi dil biliyorlar. Kişisel ilişkileri de güçlü.

Avusturya’da farklı etnik kesimler var. Slovenler.
Hırvatlar ve başkaları.. İçerinden iki bin kadarı silahlanıp “şu bölge bizim ” dese. Avusturyalı dostlarımız acaba ne yaparlardı?

Avusturyalılarla yapılan bu tür tartışmaların yararını anlatan Adanalı Ali Bayraktar ekliyor.

– Burada KIT’ler çok güçlü ve iyi çalışıyor. Geçen yıl içinde de Türkiye den iki milyar dolarlık ihale kazandılar. Hükümetimiz bu tür ilişkileri “PKK’den desteği çekme” koşuluna bağlasa,çok etkili olurdu!

Viyana, Türklerin kuşatmasını yaşamına geçirmiş olan bir kent.

Bir bakıyorsunuz, bir binanın köşesine, elinde

1 pala bir Yeniçeri heykeli oturtulmuş. Bir bakıyorsunuz; Osmanlı’nın mancınıkla fırlattığı bir tunç gülle bir kapıya tokmak olmuş…

1 Kahveyi zaten bizden öğrenmişler. Ve de çok güzel değerlendirmişler.

Ama Viyana asıl bir kültür ve sanat kenti. İşin asıl
güzel yanı da bizim Viyana’ya o açıdan da katkı yapıyor olmamız… Balet Barış Dilaver, Romeo ve Jüliet’te Marcus rolünü oynuyor. Piyanist Ferhan Ferzan Önder kardeşleri, piyanist Kamerhan Turhan’ı her sanatsever tanıyor.

Ünlü Opera binasında, bir zamanlar Karayan’ın
yönettiği Viyana Filarmoni Orkestrasından, Brukner’ın 9. senfonisini dinlerken bir ara etrafıma bakındım. Muhteşem konserin büyüsüne kapılmış insanların hepsi de bir baloya gidermişçesine çok şık giyinmişti.

Ve kimbilir kaç tanesi de modacı Atıl Kutoğlu’nun Viyana’daki ünlü mağazasından.

Polatlı, Fethiye, Ortaca. Viyana küçük maratonu
yakında Almanya’da sürecek,

Polatlı’da Hatice Hatipoğlu, Fethiye’de Sefahattin Türker ve Ortaca da Nedim Duran yönetimindeki ADD’ler, yitirilen zamanı hızla yakalama çabası içindeydiler. Devletteki aymazlık büyüdükçe, bireylerdeki “Öyleyse ben bir şeyler yapmalıyım ” arayışı artıyordu.

Bu arayış içinde. Fethiye ADD’ye etkili destek veren ANAP’lı belediye meclisi üyeleri vardı… Avusturya ADD’yj. “Cumhuriyet oku! ‘kampanyasına
kadar götüren çabalar vardı.

Ve yurda dönüşte bazı ANAYOL milletvekilleriyle karşılaştım.

Hâlâ kendi küçücük dünyalarının daracık pencerelerinden bakıyorlardı “gerçek”dünyaya… Baktıklarında da “insan “ları göemiyorlardı.

Sadece birbirlerini görüyorlardı!..

Orijinal Görsel

Yorum ekle

Yorum yaz

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: