Yazı Hakkında

Başlık:Fetullah Olayı!
Kaynak:Cumhuriyet Gazetesi (s.3)
Tarih:25 Eylül 1996, Çarşamba

Yazı

HAFTAYA BAKIŞ

AHMET TANER KIŞLALI

Fethullah Olayı!

Olay oldukça yeni.

Bir komşuma, Moldova’daki büyükelçiliğimizde görev önerilmişti. Kabul etmekte zorlanıyordu. Günkü ortaöğrenimde bir çocuğu vardı.

Orada Türkçe öğrenim veren bir lisenin bulunduğunu söylemişler. Fethullahçılarınmış.

Kuşkulandı. Atatürk çizgisinden sapmış bir evladı olsun istemiyordu. Ailesini yanına aldırmadan önce gidip bir görmek istedi.

Ve bir süre sonra ailesini yanına aldırdı.

Okul çağdaş bir eğitim veriyordu. Üstelik Moldova’nın birçok kalburüstü ailesi de çocuklarını oraya yolluyorlardı…

★★★

Tam önyargılı davranmanın yanlışlığını düşünüyordum ki bu köşede daha önce de değindiğim bir olayı anlattılar.

İstanbul’da Fethullahçıların yurdundan kaçan bir genç kız, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’ne sığınmış. Ama bir koşulla:

– Orayı terk edersem saçımın her teli yılan olup beni sokacakmış… Bir de toprağın bile Atatürk’ün bedenini kabul etmemesi olayını bana açıklayabilir misiniz?

Derken elime ADD Edirne Şubesi’nin bülteni geçti.

23 haziran tarihli Cumhuriyet’te çıkan bir habere dikkat çekiliyordu.

F.T. isimli genç, uzun yıllar bir yurtta kalmıştı. Fethullah Gülen’in konuşmalarının videodan izletildiği bir yurtta… Ve anlatıyordu:

– Cumhuriyet tarihi okutulurken, Atatürk’ün İngilizlerle işbirliği yaptığı anlatılıyor.. Atatürk’ün fotoğrafına öğretmen elindeki tebeşiri fırlatıyor. Tabii Öğrenciler de aynı hareketi yapıyorlar.. Bahçede Atatürk’ün büstü var. Herkes dershaneye girerken önünden tükürerek geçiyor… Akşamları “Allahım bizi 1881 gazabından koru” diyerek dua ediliyor..

★★★

Bir de Fethullah Gülen Hoca’nın, kitap haline getirilmiş bir “Ufuk Turu” var.

Şöyle diyor:

“Türkiye’de ve dünyada demokrasiden dönüş olmayacaktır… Türkiye toplumunda demokratik gelişmeler, insan hak ve özgürlüklerine saygı, farklı kesimler arasında diyalog arayışı var…”

“Bağnazlık, müsamahasızlık terk edilmeli… Yapılması gereken, herkesi kendi konumunda kabul etmektir… Sorunlar zorla değil; akılla, mantıkla, diyalogla, insani değerlere dayanarak halledilebilir… İslamda dogmatizm olmaz…”

“Türkler müsamahalı, bağnaz olmayan bir İslam anlayışı geliştirdi… Türk toplumu İslamı evrensel anlamda çok iyi yorumladı ve temsil etti. Dünyada böyle bir yorum ve temsile ihtiyaç var…”

“Batı ile kendi kimliğimizi koruyarak bütünleşmekte bir sakınca yok… Kayıtsız şartsız Batı düşmanlığı bizi çağın dışına iter…”

“Pozitif bilimler aklın ziyası ise, ulum-u diniye de kalbin nuru oluyor. Bunları yeniden bütünleştirmek gerekir… Medrese, Kuran’ın bütün emirlerine rağmen bilimi, felsefeyi kapı dışarı itti. Bu dar anlayış, sanat anlayışının gelişmesini de engelledi…”

★★★

Yüzlerce ticari ortaklık… Yüzlerce okul, dershane, yurt… Çocuklar ve gençler için tatil kampları… Gazeteler, dergiler, TV kanalları… 10 yılda dünya çapında bir finans gücüne ulaşma girişimi…

Kimdir Fethullah Gülen?

Nedir Fethullahçılık?

Körpe kafalara Atatürk ve çağdaşlık düşmanlığı ekilmesi mi Fethullah Hoca’nın bilgisi ve isteği dışında?
Yoksa Fethullah Hoca’nın sözleri mi gerçeği perdelemek amacı güdüyor?

Atlantik ötesinden Çankaya’ya kadar desteklenen “ılımlı İslam”ın gerçek yüzü acaba hangisi?

Sevgili Toktamış Ateş’le el ele tutuşan mı? Yoksa kapalı kapılar ardında Atatürk’ün resimlerine, heykellerine tükürmeyi öğreten mi?

Ve de bir soru daha geliyor dilimin ucuna:

Sayın Fethullah Gülen ve emrindeki yayın organları, Sivas’ta 37 insanımızın çıra gibi yakılmasının ardından acaba nasıl bir tutum takındı? Yakılanların değil de yakanların avukatlığına soyunan bir adamın Adalet Bakanı olmasına karşı acaba nasıl bir tepki gösterdi?

Orijinal Görsel

Yorum ekle

Yorum yaz

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: