Yazı Hakkında

Başlık:‘Fikirsiz’ Kahraman!..
Kaynak:Cumhuriyet Gazetesi (s.3)
Tarih:31 Ağustos 1994, Çarşamba

Yazı

HAFTAYA BAKIŞ

AHMET TANER KIŞLALI

‘Fikirsiz’ Kahraman!..

Dün 30 Ağustos’tu.

Ve Türkiye’deki “karşı-devrim”ci cephe, harıl harıl yeni bir propaganda kampanyası yürütüyor: Atatürk askeri bir kahramandır. Fikir adamı değildir!”

Ne yaparlarsa yapsınlar, halktaki Atatürk sevgisi’ni yok edemeyeceklerini anladılar ya… Yeni amaçları “düşman”ı küçültmek… 30 Ağustos’ta noktalayıp gömmek…

“Tövbe” etmiş eski komünistlerden para babalarına, SHP’nin “vitrin” süslerine, şeriatçı çevrelere kadar… Kimler yok ki, bu “ilahi çorba”da!

Tahsin Yücel “nefis” bir yazısında, geçenlerde şu soruyu soruyordu.

1919 Mayısı’nda düşünürlüğüne toz kondurmayacakları nice insan ‘manda da manda!’ diye tutturmuşken, her şeyi yitirmiş gibi görünen bir ülkede halka dayalı bir kurtuluş savaşı başlatmak üzere yola çıkan adamı, eyleminin zararlı görülmesi durumunda bile, başarısızlıkla sonuçlanması durumunda bile, yalnızca bir tasarı durumunda kalmış olması durumunda bile, düşünür saymamak için iyice bön olmak gerekmez mi?

★★★

“Karşı-devrim”cilik doğaldır.

Her hareket karşıtını yaratır.. Tarihin tanıdığı en “cüretli” devrimlerden birisinin, toplumdaki temel bazı alışkanlıklara, yüzyıllık bazı çıkarlara ters düşmemesi olanaklı mı?

Padişahçının tepkisi doğaldır (Fransa’da bugün bile kralcılar vardır!)… Hilafetçinin tepkisi doğaldır.. Doğal oldukları ölçüde de “demokratik” bir saygıyı gerektirir.

1919 koşullarında “Amerikan mandası” olmanın dışında çıkış yolu göremeyenleri de anlayışla karşılamak bir zorunluluktur.

Ama bugün, “Ben ilericiyim, Türkiye’nin çağdaşlaşmasından yanayım?” deyip de 30 Ağustos ile 10 Kasım 1938 arasının yaşanmamış olmasını dilemek, ne doğaldır ne de saygıya değerdir.. Hele Atatürk’ü “askeri kahraman”lıkla sınırlandırıp toplumsal, ekonomik, kültürel konularda sıradan’ bir kişi olduğunu öne sürmek.. hele hele “devlet adamlığı”nı küçümsemek, bilgisizliğin ürünü olmadığında bir “kötü niyet”in ürünüdür.

Toplumun en büyük değerlerinden birisine yönelik “kötü niyet” ise “topluma ihanet” demektir!

★★★

Atatürk’ün “düşün adamı” olmadığını öne sürmek ne anlama gelir?

Ya koskoca Kemalist devrimin başka bir “düşün babası” vardır ve Atatürk, o düşünceleri uygulamaktan başka bir şey yapmamıştır Ya da Kemalist Türk devriminin gerisindeki düşünceler yanlış, zararlı ve tutarsızdır.

Sevgili Uğur Mumcu‘nun “liboş”ları, 1920’nin Türkiye’sinin 1938’inkinden daha iyi ve ileride olduğunu söyleyebiliyorlar mı? Söyleyemiyorlarsa Atatürk’ü o adımları atmaya zorlayan isim ya da güçleri sıralayabiliyorlar mı?

Elbette ki Atatürk, bütün düşünce sistemini, kutsal bir esinle oluşturmadı… Yerli ya da yabancı birçok düşünürü inceledi. Yüzlerce cilt tarih kitabı okudu. Tarihsel evrime, doğru bir tanı koydu…

Ve Türk devriminin yönüne de içeriğine de damgasını vurdu!

40 yıllık ihanetlere karşın, eğer buğun Türkiye, çağı kuyruğundan yakalayabilmiş tek Müslüman ülke ise bu, o damga sayesindedir… Hatta bugün, Atatürk’ü “düşün
adamı” bile saymaya tenezzül etmeyen para babası da, kalem babası da siyaset babası da varlığını o damgaya borçludur!

★★★

Tahsin Yücel, “Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti’ni çizgi roman okuyarak. Amerika da beyin yıkatıp kilo düşerek kurmadı” derken haksız mı? Atatürk’ün kişisel kitaplığındaki, sayfa kıyılarına ince ince notlar düşerek okuduğu sayısız kitabın kaçta kaçını onu “düşün adamı” saymayan yeni yetmelerin sülaleleri okudu?

Atatürk’ün “Söylev”i, söylevleri, “Medeni Bilgiler”i bir büyük birikim ve düşün ürünü değil de çocuklara masallar mıdır?

Tahsin Yücel şöyle diyor: “Evet, çok büyük bir askerdir Atatürk Ama Türk Dil Kurumu’nu ve Türk Tarih Kurumu’nu tasarlamak bile, yazı devrimini bu biçimiyle
gerçekleştirmek bile, fikir adamlığını fazlasıyla aşan bir bilgi derinliği, düşünce zenginliği, imgelem gücü, her şeyden önce de büyük bir aşk gerektirirdi.”

Kalemini ya da vicdanını satmamış, sağduyusunu yitirmemiş bir kişinin bu sözlere “yanlış” demesi olanaklı mı?

Ama “onlar”a göre, Atatürk “fikirsiz kahraman “… Özal‘dan Boyner‘e, şimdiki kahramanlarda ise fikir bol!..

Ne demiş bir bilge kişi: “Sermaye kendisine fikir bulabilir, ama fikirler kendilerine her zaman sermaye bulamazlar!”

Paranın satın aldığı “fikir’ler köşe başlarını tutmuş; ama Mustafa Kemal’inkiler hala onlardan daha güçlü… Çünkü birisi yalan ve kin üzerine kurulmuş, ötekisi ise
tarih ve gerçekler üzerine…

Orijinal Görsel

Yorum ekle

Yorum yaz

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: