Yazı Hakkında

Başlık:Giden ve Gelen…
Kaynak:Cumhuriyet Gazetesi (s.3)
Tarih:01 Ocak 1997, Çarşamba

Yazı

HAFTAYA BAKIŞ

AHMET TANER KIŞLALI

Giden ve Gelen…

Geleceğe ışık tutmayan bir tarih, sadece masaldır.

Geçmişi bilmezseniz, bugünü anlayamazsınız.
Bugünü anlayamazsanız, geleceği doğru kuramazsınız.

1997’ye nasıl bakmalı? İyimser mi, karamsar mı?

Bu sadece sizin bakış açınıza bağlı değil. Aynı zamanda 1996’yı doğru anlamış olmanıza bağlı…
Sonrası size kalmış, ister bardağa bakarken “yarısı boş” diye hayıflanırsınız; isterse de “yarısı dolu” diye sevinirsiniz.

Gerçeğin her zaman iki yüzü vardır.

★★★

1996’da Türkiye önemli bir olumsuzluk yaşadı.

Laikliğe ve dolayısıyla demokrasiye karşı olan
bir dünya görüşüne hükümet teslim edildi. Hem de
sadece yüzde 20 oyla… RP ve DYP, ülkeyi esenliğe çıkarmak için bir araya gelmedi. Devleti içten ele geçirmek emeli ile Yüce Divan’a gitme korkusu, demokrasiye karşı bir “suç ortaklığı” oluşturdu.

Bu, işin olumsuz yüzü.

Ama bu olumsuzluğun yaratmaya başladığı bir
de olumlu yüz var.

RP, beklenenden de daha hızlı bir biçimde yıpranıyor… Bir yandan, muhalefette iken söylediklerinin iktidarda tam tersini yapmak zorunda kaldığı
için, öte yandan, gerçek yüzü ve niyeti daha iyi anlaşılmaya başlandığı için.

DYP ise her geçen gün biraz daha bunalıyor. Bir
yandan eteğine yapıştığı sahte sarışın -içte ve dışta- tüm inandırıcılığını yitirdiği için. Öte yandan, eteğin peşinde yerlerde sürüklenenler arasında, gidişten kaygıya kapılanların sayısı giderek arttığı için…

1996’da Türkiye bir “Susurluk olayı”nı yaşadı.

Devletteki yozlaşmanın boyutları ortaya çıktı. İnsanlar dehşete düştü. Devletin üst düzeylerinde görev almış olanlar bile irkildiler…

Ve 1996’da Türkiye önemli bir olumluluk yaşadı.

Etki, tepkiyi yarattı… Başta ADD ve ÇYDD’ler olmak üzere, demokratik kitle örgütleri patlama yaptılar. Sendikalar yeniden sahneye çıktılar. İçten İçe
kemirilen devletten umutlarını kesenler, “Ben ne yapabilirim” sorusunu sormaya başladılar.

Ve 10 Kasım’da, en iyimserleri bile şaşkına çeviren bir olay oldu.

“On binler Anıtkabir’e!” sloganını yayanlar; yüz
binler Anıtkabir kapısına yığılınca dışarıda kaldılar.
Bir günde bir buçuk milyon kişi, bir inanılmazı gerçekleştirdi.

Numaracı cumhuriyetçileri baş köşelere yerleştiren, sinsi sinsi Atatürk düşmanlığı yapan bazı gazeteler bile tutum değiştirdiler. Bebe pabucu büyüklüğündeki harflerle “İyi ki bizim Atatürkümüz
var!” gibisinden başlıklar atmaya başladılar.

Şeriat tehdidi… Bölünme korkusu… Yozlaşmışlık. çürümüşlük..

Çıkış yolu arayanlar, bir ortak değer etrafında birleşme gereksinmesi duyanlar, Kemalizmin erdemlerini yeniden keşfeder oldular!

★★★

1997’de ne olur?

Olumsuzlukların yarattığı tepkiler artar. O olumsuzlukları yaratan kaynaklarla ilgili bilinçlenme de..

Ülkeyi cumhuriyet tarihinin en büyük bunalımından kurtaracak olan izlencenin ana çizgileri artık bellidir.

Devletin kendi eliyle laikliğe ve demokrasiye karşı kuşaklar yetiştirme aymazlığına son verilmelidir. Devlet aygıtı, laikliğe ve demokrasiye karşı olanların işgalinden kurtarılmalıdır. Partilerin yeniden halkın sözcüleri olabilmesi ve demokrasinin işleyebilmesi için rejim, parti genel başkanları diktatörlüğü olmaktan çıkan imalıdır.

Ve de yolsuzluklar, görevi kötüye kutlanmalar
-ne kadar üst düzeylerde olurlarsa olsunlar- yapanların yanlarına kâr kalmamalıdır. Suçluların cezalarını mutlaka bulacakları inancı, toplumsal bilince yeniden yerleştirilmelidir.

1996’nın en olumlu yanı, toplumda nelerin ‘‘mutlaka” değişmesi gerektiğini ortaya koymasındaydı 1997’nin en olumlu yanı ise bu yöndeki toplumsal baskıyı arttırmak olacaktır.

Bu diyardan gidilmeyecek, ama bu deve “mutlaka” güdülecektir.

Önemli olan, bunu siviller mi yapacak, yoksa başkaları mı?

İşte bütün mesele!..

AÇIK KUTLAMA – Yıl boyunca okurlarımdan
sayısız mektup ve faks mesajı aldım. Derken bunlara yeni yıl kutlamaları eklendi. Hepsine teker teker yanıt verme olanağına sahip bulunmadığım
için gerçekten de çok üzgünüm. Gönülden teşekkür ediyor, tüm okurlarıma sağlıklı ve mutlu bir yeni yil diliyorum.

Orijinal Görsel

Yorum ekle

Yorum yaz

Bir Cevap Yazın