Yazı Hakkında

Başlık:Gizli İşler…
Kaynak:Cumhuriyet Gazetesi (s.3)
Tarih:20 Temmuz 1997, Pazar

Yazı

HAFTAYA BAKIŞ

AHMET TANER KIŞLALI

Gizli İşler…

CIA ile tanışmamız elbette ki Çiller sayesinde olmadı.

Demirel’in Dışişleri Bakanı İhsan Sabri Çağlayangil, her ara rejimde gazetecilere CIA’dan falan dert yanardı.

“Adamlar bizim altımızı oymuşlar!” diye.

Üsttekiler farkına varmadan alttan nasıl oyarlar diye merak eder dururdum. Derken biraz biraz anlamaya başladım.

SBF Fakülte Kurulu’nda zaman zaman siyasal içerikli konuşmalar yapıldığı olurdu. Hocalardan birisi de hemen kâğıda kaleme sarılır, hiçbir şeyi atlamamaya çalışırdı.

Anlamadığı ya da atladığı yerleri bazen yinelettiği bile olurdu.

Bir anlam veremezdik.

Sonra Carter ABD’ye başkan seçildi… Her yıl yayımlanan bütçe kitabında, vergilerin nereye harcandığıyla ilgili bilgiler ayrıntılı olarak yer alıyordu. Yeni başkan, bu uygulamaya ClA’yı da dahil etti.

Ve New York Times’ta yayımlanan listede, hocamızın ‘dergi’sine yapılan önemli yardım yer aldı… Hocamız ise, 12 Eylül döneminde de hizmetlerini sürdürdü. Ne kadar solcu ve Kemalist öğretim üyesi ya da yardımcısı varsa, dergisinde ‘komünist’ olarak sergileyip durdu.

Liştedekilerin önemli bir kısmı da 142‘lik oldu. Üniversiteden atıldı.

★★★

CIA, KGB, MOSSAD, MİT…

Casusluk tarih kadar eskidir. Gizli servisler de, çağdaş rejimlerin vazgeçilmez bir parçasıdır.

Ve her rejimin gizli servisi ‘kendine’ benzer

Örneğin KGB, elemanlarını ‘çok gizli’ bir süreç içinde seçer. ‘Çok özel’ bir biçimde eğitir.

KGB ajanları, görev alacakları yabancı ülkenin dilini ‘çok iyi’ bilmek zorundadırlar. O ülkelere gönderilmeden önce, bazen ‘Holywood’ dekorlarında yıllarca eğitim görürler. İçinde bulundukları yabancı toplumda onları ayırt etmek, ‘yabancı’ gibi görmek olanaksızlaşır.

Ya CIA?

Nasıl ki köfteci dükkânının üzerinde ‘köfteci’ yazarsa, ClA’nın ana binasının üzerinde de kocaman bir tabela vardır. Meraklı turistler. Disneyland’ı gezer gibi ClA’yı da gezebilirler.

CI,. elemanlarını gazete ilanları ile arar. Üniversite öğrencilerinin macera meraklarına, hatta 007’nin yarattığı masalsı düşlere seslenen ilanlardır bunlar…

Gençleri heveslendirmek için, üniversitelerde konferanslar bile verirler.

Başvuranlar önce bir güvenlik soruşturmasından geçirilir… Sonra da ‘yalan makinesi’nden. (Çünkü Amerikan toplumu teknolojiye saygılıdır…)

★★★

ClA’da yabancı dil zorunluluğu yoktur… Nasıl olsa bütün dünya İngilizce biliyor diyedir herhalde.

Ama alınacak elemanların yüzde 50’sinin kadın, yüzde 20’sinin de zenci olması zorunluluğu vardır. Çünkü Amerikan toplumunun da yüzde 50’si kadın ve de yüzde 20’si zencidir.

KGB ajanlarına ‘servis’ten ayrılmak için iki seçenek sunulur… İntihar etmek ya da Batı’ya sığınmak.

Oysa ClA’da mesleğe girmek kadar çıkmak da zor değildir. Hatta emekli olduktan sonra servisin ‘kirli çamaşırları’ üzerine kitap yazıp ün yapmak ve zengin olmak yolu bile açıktır.

Ama ClA’ya parça başına iş yapanlar için -yukarıda sözünü ettiğimiz- ‘küçük’ bir risk vardır.
Bir sabah gözlerini açtıklarında fotoğraflarını, kod adlarını ve o yıl aldıkları para tutarını New York Times’ta görebilirler.

★★★

CIA siyasal casusluk yapar. Oysa KGB’nin görevleri arasında ‘teknolojik casusluk’ da vardır.

KGB ajanları, bu sayede ülkelerine çok para kazandırırlar. Ama arada bir de feci şekilde tongaya bastıkları olur.

Concorde uçakları ilk çıktıklarında bir teknoloji harikasıydı. Aradan çok geçmeden. Ruslar ‘tıpkı benzeri’ Tupolev 144’leri piyasaya sürdüler.. ve Tupolev 144, 1973 yılında Paris yakınındaki Bourget Havaalanı yakınında, bir gösteri uçuşu sırasında düştü.

Bu ‘kaza’daki ‘sır’ın sırrını tüm gizli servisler biliyor.

Concorde’un planlarını KGB’ye Fransız gizli servisi yutturmuştu… ‘Ufacık’ bir değişiklikle tabii.

Çiller CIA ajanı mı, değil mi? CIA ajanı ise kanıtlanabilir mi, kanıtlanamaz mı?

Bilemiyorum…

Ama Montesquieu’nun bir sözü de, her nedense bugünlerde hiç aklımdan çıkmıyor.

“Casusluk, eğer namuslu insanlar tarafından
yapılan bir iş olabilseydi, belki de hoş görülebilirdi…”

Orijinal Görsel

Yorum ekle

Yorum yaz

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: