Yazı Hakkında

Başlık:‘Godot’yu Beklerken…
Kaynak:Cumhuriyet Gazetesi (s.3)
Tarih:02 Ekim 1996, Çarşamba

Yazı

HAFTAYA BAKIŞ

AHMET TANER KIŞLALI

‘Godot’yu Beklerken…

Çok geçti aradan

Suudi Arabistan’da nasıl bir “İslam” olduğunu anlattığım bir yazımdan sonraydı… Orada yaşamış yakınlarımın tanıklığına dayanarak yazılmış bir yazıydı söz konusu olan.

Şener Battal telefon etti:

– Hocam RP’ye haksızlık ediyorsunuz. Bizim, o anlattığınız düzen ile bir ilgimiz yok! Gerçek İslam o değil!

Sordum:

– Peki niçin o düzeni ya da İran’dakini açıktan eleştirmiyorsunuz? Niçin farklılığınızın anlaşılmasını sağlamıyorsunuz? Niçin dışınızdaki olumsuzlukların sizi yıpratmasına izin veriyorsunuz?

Kendisiyle aynı Mecliste bulunduğumuz, Erbakan’ın “Beyin takımı”nın en çağdaş üyesi olan Sayın Battal sıkıntılıydı.

– Yapamayız!.. Onlarla iyi ilişkilerimizi bozamayız..

★★★

RP’nin Sincan Belediye Başkanı Bekir Yıldız açıklıyor:

“Humeyni dönemindeki İran rejimini benimsiyorum…”

RP’nin Çalışma Bakan Necati Çelik, laiklik yanlılarına tükrükler saçıyor:

Bazı kesimler ateist ve inançsız bir toplum hedeflemektedirler. Çatışma bir grup ateist ile 65 milyon insan arasındadır. Kim cumhuriyet adına, Atatürk adına konuşursa yüzüne tükürün.”

Ve Atatürkçü Düşünce Derneği yöneticileri, Muğla’dan Hakkâri’ye sürülüyorlar.

Afganistan’da Taleban, eski devlet başkanını yargısız, sokakta asıyor. Kadınların evlerinden çıkmalarını, çalışmalarını yasaklıyor. Dinci basın, bu uygulamaları “haklı ve samimi” buluyor:

“İşte şeriatın ta kendisi..”

RP’nin Milli Gençlik Vakfı, ilkokul öğrencilerine din eğitimi vermek için bir yaz okulu açıyor. Ve Gülhane Parkı’ndaki “mezuniyet töreni”nde bir temsil sergileniyor.

Mahkemelerde dolandırıcı ve katillerin rüşvetle kurtulduklarını.. ama insanlara Kuran-ı Kerim’i öğretenlere idam cezası verildiğini.. anlatan bir temsil.

Umudun, silahlı savaşımda ve “mukaddes dava” için canını vermede olduğunu anlatan şiirler.

★★★

Çağımızın önemli Marksist düşünürlerinden Roger Garaudy yıllar önce Müslüman oldu. Ve birdenbire, bizim “dinci” kesimlerin baştacı oldu.

İstanbul’a geldiğinde birlikte yemek yedik. Uzun uzun söyleştik.

Şarabını yudumlarken şöyle dedi.

“Geçenlerde Cezayir’de bir İslam bilginleri doruk toplantısına çağrılıydım. Yarım gün neyi tartıştılar biliyor musunuz? Bir Müslüman kadının erkeğin elini sıkıp sıkamayacağını… Çıldırabilirdim. ‘Siz İslama en büyük kötülüğü yapıyorsunuz’
diye bağırınca konuyu değiştirdiler.

Ve “laik” Türkiye Cumhuriyeti’nin Diyanet İşleri Başkanlığı geçenlerde bir fetva yayımladı: “Müslüman bir erkeğin, nikâhlısı olmayan bir kadınla el sıkışması haram…” Yani günah!

Ve de o “laik” Cumhuriyetin Başbakanı Erbakan, şeriatçı Sudan’ın ikinci adamı Turabi’yi Türkiye’ye davet ediyor. (Birçok ülkenin, “İslamcı terörün arkasındaki isim” saydığı kişiyi)… Ve de Mısır’ı kana bulayan “Müslüman Kardeşler” örgütüne arka çıkıyor.

Adalet Bakanı’nın yaptıkları ise başlı başına bir liste…

★★★

İki yıl kadar önce, Galatasaray Lisesi’nde ÇYDD’nin düzenlediği bir toplantı vardı: “Atatürk’ün Cumhuriyeti Nereye Gidiyor?”

Konuşmamın ilk tümcelerinin birçok kişide şaşkınlık yarattığını anımsıyorum:

-Atatürk”ün Cumhuriyeti kaldı mı ki, nereye gittiğini tartışıyoruz? Asıl, onu nasıl yeniden kurabileceğimizi tartışmalıyız…

Somut örnekler verdim.

Ama o örnekler, “henüz” yukarıdakiler kadar somut değildi…

“Godot’yu Beklerken” oyununu bizim kuşaklar iyi bilir… Tüm oyun boyunca, kim ya da ne olduğu anlaşılamayan “Godot” beklenir durur..

Bizde de şimdi “Şeriatı Beklerken” oyunu oynanıyor.

Çok da seyircisi var.

Başta da sağın ve solun “önder”leri… Ve de “Büyüklerimizin mutlaka bir bildiği vardır” diye, “tevekkül” ile “Godot”yu bekleyen “milletin vekilleri”!..

Orijinal Görsel

Yorum ekle

Yorum yaz

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: