Yazı Hakkında

Başlık:Gökten İnen Zembil…
Kaynak:Cumhuriyet Gazetesi (s.3)
Tarih:30 Mart 1997, Pazar

Yazı

HAFTAYA BAKIŞ

AHMET TANER KIŞLALI

Gökten İnen Zembil…

Olayı ekranda, milyonlarca kişiyle birlikte izledik.

İstanbul Yıldız Teknik Üniversitesi.. Tekbir getiren
ve “Şeriat gelecek!” diye bağırıp gösteri yapan bir
grup genç… Dışarıdan mı gelmişler? Hayır! O üniversitenin öğrencisi hepsi de.

Devletin gözetimindeki okullarda okumuşlar… Belki de devletin gözleri önündeki Kuran kurslarında yetişmişler…

6 mart günü Malatya’da olan olayı da ekranlarda milyonlarca kişi izlemişti.

Karanlık bir grup, yeşil bayrak açtı.. “Şeriat gerecek, laik cumhuriyet yıkılacak!” naraları atıldı. Jandarma alay komutanlığının kapısına dayanıp laik devlete ve orduya meydan okundu.

Valinin, savcının, polisin gözlen önünde. .

Tıpkı Sivas’ta 37 pırıl pırıl insanımız çıra gibi yakıldığı zaman olduğu gibi.

Ne o vali, o savcı, ne polis. “Atatürk’ün Cumhuriyeti’nin görevlileiı.. ne de o insanlar gökten zembille indiler.

Bugüne adım adım gelindi.

Bir din devletinin gereklerine göre insan yetiştiren
okullar tüm yurda yayıldı. . “Mustafa Kemal dinsizliği
ile savaşa” ve “Türkiye’yi bir din ve şeriat devleti haline getirmek için mücadeleye” yemin ettirilen Kuran kursları “eksikleri” tamamladı.. Yoksul aile çocukları toplanıp tarikat yurtlarında biçimlendirildi…

Önce Eğitim Bakanlığı ele geçirildi. Sonra sıra içişleri’ne ve Adalet’ e geldi

Ve gerisini de Refah üstlendi.

Tahmin edin bakalım; 31 Aralık 1993 tarihli, Al AnDaa adlı Mısır gazetesinde yayımlanan şu sözler kime ait:

“Atatürk laik rejimi empoze ederek camilerde ibadeti yasakladı. Bazı camiler atlara yarış sahası haline getirildi… Atatürk İslam ilmi ile uğraşanları öldürttü… RP Türkiye ‘de Islamı-Sünni esasını sağlamaya gayret
ediyor…”

Ya şu -Sivas’ta edilmiş- sözler:

“Refah, Islami cihat ordusudur. Hepimiz bu orduya asker olacağız. Herkes bölgesindeki RP başkanına itaat edecek. Cihat eden, cennete gider”

“Sen RP’ye hizmet etmezsen hiçbir ibadetin kabul
olmaz. Bütün ehli sünnet ve cemaat olarak Refah’ ın
emrine itaat edeceğiz, bu orduya dahil olacağız. Olmayanlar patates dinindendir ”

“Cihada para verilmeden Müslüman olunmaz. Kişinin Müslümanlığı, cihada verdiği para ile ölçülür. Bir Müslüman zekâtını götürüp fakire veremez. Zekâtını beytül mala, cihat ordusunun karargâhına verecektir.
Zekâtı Refahı’ a vereceğiz…”

“Hepimiz Refahçı olmaya mecburuz, çünkü cihat
ediyoruz. Siz ayrı çalışalım, bunlar ayrı çalışsın diyemezsin, boynun kılıçla vurulur Refahçı olmadan Müslüman olunmaz!. ”

Bu sözlerin hepsi de, bugün TC Başbakanlık koltuğunda oturan Erbakan’a ait!

★★★

Bir oyun oynanıyor… Cahilce, gafilce ya da haince.

Din siyasete “açıktan ” alet ediliyor… Din “açıktan”.
oya ve paraya dönüştürülüyor… Mezhep kışkırtıcılığı
“açıktan”yapılıyor.. Laik devleti yıkıp şeriat düzenini
getirmek isteyenler, ya devlet eliyle ya da devletin gözetiminde “açıktan” yetiştiriliyor. Ve devlet adım adım onlara “açıktan ‘ teslim ediliyor…

Yasalar “açıktan” çiğnenerek? anayasanın “dinin
siyasete alet edilemeyeceği’ ilkesi, “açıkları” yok sayılarak…

Bugün Başbakanlık koltuğunda bir “açık suçlu” var!
Başbakan Yardımcılığı koltuğunda bu “açık suçlu”
var!.. Birçok vali, birçok kaymakam, birçok savcı, birçok emniyet müdürü, birçok polis, sayısız öğretmen ve milli eğitim müdürü açık suçlu!

Bu mu hukuk devleti?

Bu mu demokrasi?

Dini siyasete alet ederek oy ve para toplayan Refah
Partisi yasal mı? Yasal olmayan yollar kullanılarak toplanılmış olan yüzde 20 oya dayanarak şeriat düzenini adım adım getirme yolundaki bir iktidar yasal mı?

Kimse başını kuma gömmesin!

Su ne demokrasidir, ne hukuk devletidir ne de halkın istencidir… Bu. giderek çirkinleşen, tiksinti veren, pis kokular saçan bir “ortaoyunu”dur

Ve bu şeytanlığın da bir “orta yol” bulunarak çözülmesine olanak yoktur.

Ya biter, ya biter!

Ya soytarılık biter ya da rejim!..

Orijinal Görsel

Yorum ekle

Yorum yaz

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: