Yazı Hakkında

Başlık:Gökten Üç Elma Düştü…
Kaynak:Cumhuriyet Gazetesi (s.3)
Tarih:18 Ocak 1998, Pazar

Yazı

HAFTAYA BAKIŞ

AHMET TANER KIŞLALI

Gökten Üç Elma Düştü…

Tıpkı masalların sonu gibi.

– Gökten düştü üç elma. .

Birisi RP’nin, birisi Çiller’in, birisi de -başta ABD bazı Batılı “dost”ların başına…

1997’yi noktalayan yazımda şöyle demiştim:

“Demokrasiyi içlerine sindiremeyenler.. dini siyasete açıktan alet edenler.. yalancılıklarını kişiliklerinin
parçası yapmış olanlar.. kaynağını açıklayamadıkları inanılmaz servetlerin sahipleri.. yolsuzluk batağında yüzenler.. başbakanken bile yabancıların görüşmekten kaçınacakları kadar saygınlıklarını yitirmiş
olanlar…

Onlar önderliklerini yitirmezlerse, biz yitirdiklerimizi telafi edemeyeceğiz.”

Ve eklemiştim:

“Demokrasimiz kendisini onlardan temizleyemezse, onlar demokrasimizi erdemlerinden birer birer
yoksun bırakmayı sürdürecekler. ”

Elmalardan birisi RP’nin ve Erbakan’ın başına
düştü.

– RP’nin kapatılması demokrasiyi -bazı Batıkların
öne sürdükleri gibi-yaralar mı, yoksa güçlendirir mi?

Güçlendirir?

Çünkü RP’nin varlığı demokrasi için bir tehdit idi.
Demokrasinin olanaklarını kullanarak, demokrasinin
temellerini yıkmaya çalışıyordu. Yerine kurulacak olan
parti daha gerçekçi olmak ve demokrasinin sınırlarını zorlamamak zorunda kalacak.

– Kapatılmış olması RP tabanının daha da kenetlenmesi sonucunu yaratmaz mı?

RP’nin seçimse! tabanı iki kesimden oluşuyor
“Dinci” seçmen, “tepkici” seçmen.. Ya da “kararlı”
seçmen, “kararsız” seçmen..

Kapatılmış olmak, birinci kesim seçmeni daha da
kenetler… İkinci kesim seçmenin bir bölümünü ise
uzaklaştırır.

Kararsız seçmen “güçlü “ye meyleder. Devletin tokadını yemiş, bir kısım ünlü ismi kendini Meclis’in kapısı önünde bulmuş ve yargı önünde hesap verir duruma düşmüş bir siyasal hareket, artık “güçlü” görünümünden çok şey yitirmiş demektir.

– RP’nin kapatılması, kitlesel eylemlere ve karışıklıklara neden olur mu?

Tüm dinci güçlerin çabalarına karşın., sekiz yıllık
kesintisiz temel eğitimle imam okullarının orta kısımlarının tarihe karışmasından sonra ne oldu ki bundan
sonra olsun? Üstelik RP’nin yerini yeni bir partinin alacağı da açıkça biliniyor.

RP yoluna devam edecek!

Adı değişmiş, gücü azalmış ve de sivrilikten törpülenmiş olarak…

★ ★★

İkinci elma Çiller’in başına düştü.

Yargıtay’ın kararı “Şaibe Hanım”a Yüce Divan yolunu sonunda açmış oluyor.

Yol bir kez açılmaya görsün!.. Ardından başka yolsuzluk ve yasa tanımazlık dosyaları peşpeşe gündeme gelecek demektir.

Türkiye’de kalıp cezasını çekmeye ve -uzun yıllar
sonra- “mazlum” rolü oynamaya mı soyunur? Yoksa kısa yoldan “ikinci vatanı” ABD’ye mi kapağı atar?

Bu şimdiden belli değil. Ama DYP Genel Başkanı’nın artık yolun sonuna geldiği bellli…

Bu olay DYP için ve genel olarak “ılımlı sağ” için
bir çıkış yolu olabilir. ANAP- DYP-DTP birleşmesi siyasal yaşamımıza yeni bir görünüm kazandırabilir.
Sağdaki birleşme, soldaki birleşmeyi de kaçınılmaz
kılabilir.

★ ★★

Üçüncü elma da, bir kısım Batı’nın başına düştü.

Neler istiyorlardı Türkiye’den?

– RP kapatılmasını (Ve giderek Türkiye “ılımlı İslam “la bütünleşip, yan-laik, yan- demokratik, yarı çağdaş bir “model” oluştursun! )

– Kıbrıs Türkleri “azınlık statüsü'” ile yetinsin! (Ve
giderek Kıbrıs Yunanistan’ın olsun!..)

– PKK’nm isteklerine “siyasal çözüm “bulunsun! (Ve
giderek Türkiye’nin Güneydoğusu ile Irak’ın kuzeyi
birleşip, ortaya Batı’nın maşası bir Kürt devleti çıksın!..)

Atatürk geçmişte “Batıya rağmen” çağdaşlaşma yolunu açmıştı. Bugünün Türkiye’si de. “Batı ya rağmen” çağdaşlaşma yolunda ilerleme kararlılığında olduğunu göstermek zorunda.

★ ★★

RP’nin kapatılmasının.. Çiller’e, Erbakan’a ve bilmem kimlere yargı önünde hesap verme yolunun
açılmasının anlamı nedir?

Yargının Türkiye’de bir “güvenlik kapakçığı” işlevini görmeye başlamasıdır. Demokrasinin güvenlik kapakçığı…

Sincan Belediye Başkanı ile Kayseri Belediye Başkanı hakkındaki kararlar da bu işlevin bir parçasıdır

Sivil kurum ve kuruluşlar görevlerini yapmaya başlayınca.. Asker kendisini, onların bıraktığı boşluğu
doldurmak zorunda hissetmez!

Geriye kalıyor bir soru:

RP’nin kapatılması ve ÛYP Genel Başkanı’nın
cezalandırılması.. onlara oy vermiş milyonlarca yurttaşın da dolaylı olarak cezalandırılması anlamına gelmez mi?

Hayır!

Kendilerine verilen milyonlarca oya “ihanet” etmiş
olanların cezalandırılmaları anlamına gelir!

Orijinal Görsel

Yorum ekle

Yorum yaz

Bir Cevap Yazın