Yazı Hakkında

Başlık:Güzelliğin ‘Bizim İdil’i
Kaynak:Cumhuriyet Gazetesi (s.3)
Tarih:01 Mart 1998, Pazar

Yazı

HAFTAYA BAKIŞ

AHMET TANER KIŞLALI

Güzelliğin‘Bizim İdil’i

‘Toprak Uyanırsa “yı okuduğumda üniversiteyi yeni bitirmiştim.

Öğrenimimi yabancı bir ülkede sürdürüyordum. Dilini yeni yeni geliştirmeye çalıştığım bir ülkede.. Gurbet ellerdeki en büyük dostum, Şevket Süreyya Aydemir’in romanıydı.

Her akşam azar azar okuyor, bitivermesinden korkuyordum. Okurken içimin ısındığım duyumsuyordum. Zaman zaman gözlerim yaşarıyordu.

“Toprak Uyanırsa” sevginin, insancıllığın, iyimserliğin romanıydı. Bir umutsuzluğun umuda ve giderek bir “mucize”ye dönüşmesinin öyküsüydü.

Tek kişinin giderek çok kişi olmasının, el ele verdikçe çığ gibi büyüyen bir gücün mucizesiydi bu.

Son satırları da yuttum. Kitabı kapattım. Gözlerimi yumdum.. Ve kendi kendime sordum:

– Böyle bir şey gerçek olamaz mı ? Niçin olmasın!

*

İdil, Şırnak’ın bir ilçesi.. Güneydoğu’nun hemen tüm özelliklerini taşıyan, bir simge yerleşim birimi.

Terör nedeniyle okulların, sağlık ocaklarının uzun süre kapalı kaldığı, tarımın, hayvancılığın, eğitimin neredeyse durduğu., umudun yok olduğu bir yerdi.

Ve öykümüz 1996 yılı Haziran ayında başladı. Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) üyesi Doç. Dr. Ayşe Yüksel’in “sağlık taraması için” Idil’e gitmesiyle.. Orada yurtsever. İnançlı, bir şeyler yapabilmek heyecanını ve umudunu yitirmemiş, idealist bir kaymakamla, Hüseyin Pariak’la tanışmasıyla…

Ortam, Şevket Süreyya’nın romanının başlangıç bölümüne çok benziyordu.

Ve el ele verilirse yapılabilecek çok şey vardı.

ÇYDD, Idil’den bir örnek yaratmaya karar verdi., Umutsuzluğu umuda dönüştürecek somut bir örnek.. Gönüllü kuruluşlaron, kamu kuruluşlarının katkılarıyla oluşacak bir “mucize”.

Kaymakamla ÇYDD kol kola girdiler.

“Kendi Kardeşini Kendin Okut” kampanyasıyla köy okulları yeniden onarıldı. Eğitim desteği sağlandı. Lise mezunu işsiz gençler eğitilen öğretmen yapıldı. Türk bayrağının dalgalandığı okullarda öğretim yeniden başladı.

Daha önce okula gidememiş olan 14 yaşındaki ağabey ile 7 yaşındaki kardeşi aynı sınıfta, aynı sıraları paylaştılar.

İstanbul’da on üç sivil toplum örgütü bir araya geldi. ÇYDD Bakırköy Şubesi’nin eşgüdümünde “Bizim Idil Dostlar Platformu” oluştu. Bakırköy Belediyesi ile Idil Belediyesi “kardeş belediye” oldular.

Idil Kaymakamlığının inşaatını tamamladığı kültür merkezine, çağdaş bir kitaplık ve görselişitsel eğitim birimi kazandırıldı. Sağlık ocağına bir laboratuvar yapıldı.. Uzmanlar bölgenin ekonomik ve toplumsal yapısını inceleyip raporlar hazırladılar. Sağlık taraması, İstanbul Tıp Fakültesi’nden gönüllü öğretim üyelerince gerçekleştirildi.

“Bizim Idil Projesi”, İstanbul’da toplanan giysi, kitap, kırtasiye ve yiyeceklerle desteklendi. Birçok firma mal ve para yardımında bulundu.

10-12 Ekim 1997’de “Bizim Idil Festivali” düzenlendi. Idil bir düş görüyor gibiydi. “Bulutsuzluk Özlemi” grubunun konseri, bir inanılmazı gerçekleştirdi. Müzikle coşan gençler, gece boyunca eğlendiler, dans ettiler.

23 Aralık’ta İstanbul’da, Idil Biret “Idil için” konser verdi.

İdil Lisesi’nde parasız üniversiteye hazırlık kursları düzenlendi. Ve ÇYDD Bakırköy Şubesi Başkanı Gülsün Özbakın’ın öncülüğü ile, Idil Lisesi öğrenci ve öğretmenleri -geçen haftalarda- İstanbul’a getirildiler.

Düş sürdü.. Gelişti..

Prof. Türkan Saylan’ın önderliğindeki ÇYDD, şimdi kendine yeni bir ufuk açmış:

“Hedefimiz her ÇYDD şubesinin bir İdili olması, Yolumuz açık olsun!”

“Bizim Idil’de şimdi, umutsuzluğun yerinde umut var.. Tıpkı güneşin girdiği yere mikropların girememesi gibi; umudun girdiği yerde, terör de şiddet de kolay kolay barınamaz.

Sevgi veren, sevgi alır!

Umut veren, umutsuzluğunu yitirir!

Orijinal Görsel

Yorum ekle

Yorum yaz

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: