Yazı Hakkında

Başlık:Güzellik Bulaşıcıdır…
Kaynak:Cumhuriyet Gazetesi (s.3)
Tarih:06 Eylül 1998, Pazar

Yazı

HAFTAYA BAKIŞ

AHMET TANER KIŞLALI

Güzellik Bulaşıcıdır…

Orgeneral Karadayı’nın veda konuşmasını TV’de
canlı olarak izlerken bir bölümü beni çok etkiledi.

O bölümde önce eşine teşekkür etti.. Sonra da çocuklarına.

Çok iyi seçilmiş sözcüklerle.. Anlamı dolu dolu
tümcelerle.. İçtenlikle..

“Her başarılı erkeğin arkasında bir kadın vardır”
sözü doğrudur. Ama her başarısız erkeğin arkasında genellikle bir kadın vardır.. Yada bir kadının yokluğu vardır.

Ve unutmamalı ki kadın erkeği “vezir” de edebilir “rezil” de..

Bazı erkekler eşleriyle birlikte büyürler.. Bazıları da
eşleriyle birlikte küçülürler.

Bayan Karadayı’nın, eşini gurur ve onurla dinlerken, çok soylu bir görünümü vardı. Kocasının teşekkürü unutmadığı çocukları ise o anda orada değillerdi. Ama onların da aynı soylu görünüm içinde olduklarından hiç kuşku duymadım.

Çünkü babalarıGenelkurmay Başkanı iken, basında adlarından bir kez bile söz edilmemişti!

Kıvrıkoğlu Paşamın konuşmasında da eşler unutulmadı.

Ve askerlerimiz bir kez daha sivillere güzel bir örnek oluşturdular. Kadını yüceltirken, yüceldiler.

Hamdullah Suphi Tanrıöver, Kurtuluş Savaşından söz ederken şöyle demiş:

“Önce yüreklerdeki umutsuzluğu silmek gerekiyordu. Mustafa Kemal de ilkin onu yaptı..”

ADD Bursa Şube Başkanı Sayın Nezihe Sanal,
o tümceyi mektubunun çıkış noktası yapmış. Yazılarımın bazılarını yüreklendirdiğini, bazılarını da utandırdığını söylüyor.

Savaşınını verdikleri “yaz okulu“nu bu yıl gerçekleştirmişler.. Hem de kentin iki işçi semtinde.. Üç yüz öğrenci ile yola çıkmışlar.

Çevredeki Kuran kursları açılınca katılanlardan bir kısmı çekilmiş. Ama onlar iki okulda üçer derslikle çalışmalarını sürdürmüşler. Öğrenci velilerine
de “çevre eğitimi” ve “ana baba eğitimi” vermişler.. “Diş sağlığı eğitimi” vermişler.

Diş Hekimleri Odası ve Eczacılar Odası ile işbirliği yapmışlar, öğrencilere birer diş fırçası ile diş macunu bile dağıtmışlar.

Beş haftalık eğitim süresinin sonunda da bir piknik düzenlemişler.. Katılan öğrenciler ve aileleriyle birlikte.

Ve bu arada derneğin kuruluşunun beşinci yılını da kutlamışlar.

Görkemle.. Umutla..

Destek vermiş olanları onurlandırarak.. Vermemiş olanları da utandırarak.

Yıllardır aynı şeyi inançla savunuyoruz:

“Kemalizm geçmişin bekçiliği değil, geleceğin
öncülüğüdür'” diye.

Bir de fark ettik ki “Demokratik Toplumcu Çağrı” giderek isim değiştirmiş. Çağrının adı “Kemalizm Geleceğin Öncülüğüdür” olmuş.

İzmir’de yarımadanın ADD şubeleri biraraya gelmişler. Ve çağnyı onlar adına başkaları ya da temsilcileri imzalamış: Zuhal Taşezen (Balçova) Muammer Yurtöven (Çeşme), Mualla Ergen (Güzel bahçe), Hikmet Köse (Karaburun). Kemal Savaş (Mondoğan). Şengül Yalın (Narlıdere), M. Kemal
Çetin (Urla).

İçel ADD ise hem çağrıyı -tam metin olarak – dergisine almış., hem de ayrıca iki bin adet bastırıp dağılmış…

***

Bize Mülkiye birinci sınıfta öğretmişlerdi.

Ekonominin kurallarından birisidir: “Kötü para iyi
parayı piyasadan kovar.”

Ama bu kural bazen başka alanlarda da geçerlidir.. Kötü siyasetçinin iyi siyasetçiyi piyasadan kovması gibi.. Kuralların çiğnendiği kötü örneklerin benzerlerini de özendirmesi gibi.

Bunlar ne yazık ki doğru!

Ama başka bir doğru daha var Güzel her zaman çirkinden daha çekicidir.. Güzelleştirmek zor, çirkinleştirmek ise kolaydır. Ama güzeli bir kez yaratınca,
çok daha etkileyicidir

Sayın Karadayı.. Sayın Kıvrıkkoğlu.. Sayın Sanal..
Sayın ve sevgili sayısız ADD ve ÇYDD gönüllüleri!..
Hepsi de geçen günlerde güzelliklere katkıda bulundular.

Güzelin çirkinden daha etkili olduğunu umarak..
Güzelin gücünü bilerek..

Ve güzelliğin de bulaşıcı olduğuna inanarak!

Orijinal Görsel

Yorum ekle

Yorum yaz

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: