Yazı Hakkında

Başlık:HADEP’ten Çıkarılacak Ders!
Kaynak:Cumhuriyet Gazetesi (s.3)
Tarih:05 Ocak 1996, Cuma

Yazı

HAFTAYA BAKIŞ

AHMET TANER KIŞLALI

HADEP’ten Çıkarılacak Ders!

Türkiye’de temel bir yaklaşım farkı yıllardır sürüyor:
Kürt sorunu mu? Yoksa Güneydoğu sorunu mu?

Olayın temelinde, bir “etnik kimlik’’ üzerine baskı yapılması mı var? Yoksa bir bölgenin olumsuz koşullarının üst üste eklenmesi mi var?

PKK, Türkiye’nin hemen her yanına yayılmış olan tüm Kürtleri mi temsil ediyor? Yoksa -olumsuz koşulların üst üste yığılmasından bunalan- bölge insanının bir bölümünü mü?

★★★

Seçimlerde ülke barajı yüzde 5 olmalı ve HADEP de -tıpkı MHP gibi- Meclis te temsil edilmeli. En azından -genel oy oranına bakılmaksızın- bir seçim bölgesinde oyların üçte birinden fazlasını alan partiye, o yöreden milletvekili çıkarma hakkı tanınmalı.

Ama bu arada da, HADEP’in aldığı oyların ne anlama geldiği unutulmamalı!

Eğer sorunun temelinde bir “kimlik çatışması” varsa, bu en çok nerede patlak verir? “Kürt kimliği”ni paylaşan insanlar bir arada yaşarlarken mi, yoksa
farklı bir “egemen kimlik” ile burun buruna varlıklarını sürdürmek zorunda kaldıklarında mı?

Daha açık soralım:

Kimlik çatışmasının Şırnak’ta mı olması doğaldır, yoksa İstanbul ya da İzmir de olması mı? Kürt kökenli yurttaş, İstanbul’da mı kendisini farklı bir kimliğin
baskısı altında hisseder, yoksa Diyarbakır’da mı?

Gerçek ortada… Eğer sorun “Kürt kimliği“nden kaynaklanmış olsaydı, tepkinin Güneydoğu da değil büyük kentlerde ortaya çıkması gerekirdi! HADEP’in
oy patlamasını Diyarbakır’da değil İstanbul’da yapması gerekirdi!

HADEP büyük kentlerde yok, ama Türkiye’nin en geri, koşulları en kötü bölgesinin bazı yörelerinde var…

★★★

Dört yıl önceki seçimlere SHP, -‘‘Kürt kimliği” temsil eden- HEP ile birlikte katılmıştı. Doğu ve Güneydoğu’yu, HEP’e terk etmişti.

Sonuç?

SHP, 13 seçim bölgesinde tek bir milletvekili bile çıkaramadı. Bölgedeki başarı          -tıpkı bugünkü gibi- belirli illerle sınırlı kaldı.

TBMM’de “Kürt kimliği”ne en çok sahip çıkan üç milletvekilinin (M. Ali Eren, Fuat Atalay ve Nurettin Yılmaz’ı üçü de,yeniden seçilemediler. .

Niçin Şırnak HEP’e, HADEP’e destek verirken. Ş.Urfa vermiyor?

Çünkü Şırnak’ta toplumsal-ekonomik koşullar çok kötü ve “umut” yok. Ama Ş.Urfa, GAP’ı yaşamaya başladı; umudu var.

Piar-Gallup’un Güneydoğu’da gerçekleştirdiği bir kamuoyu yoklaması, bölge halkı için sorunun temelinde neyin yattığını ortaya koymuştu: “İşsizlik ve yok-
sulluk!” Doğu ve Güneydoğu illeri oda başkanları da aynı “tanı”da birleşiyorlardı:

“İşsizlik önlenmedikçe, terör sona ermez!”

★★★

HADEP’in oyları, sadece PKK’nin ve bir avuç Kürt
okumuşunun değil; aynı zamanda “yeni mandacı “numaracı cumhuriyetçilerin savlarının da iflasıdır! Sayın Boyner‘in YDH’sinin hali ise sadece bu iflasın “tescil’idir! (ANAP ve DYP’de bulunmayan, gerçek liberal bir partinin gerektirdiği yaklaşımların yanına, numaracı cumhuriyetçilerin bazı savlarırı yamamış ol-
manın bir bedelidir.)

Devlet elbette ki geçmişte Güneydoğu’da ciddi yanlışlar yapmıştır. Bugün de yapmaktadır… Kültürel kimlikler üzerinde baskı elbette olmamalıdır.

Ama sorunun temelinin “ekonomik” olduğu da açıktır.

Sadece bazı gerçeklerin daha iyi anlaşılması için değil, azınlıktaki bir düşüncenin “demokratik”  düzeyde temsili için de… Siyasal yaşamımızın HADEP’e -ve hatta YDH’ye- gereksinmesi vardır. HADEP’li bir “Meclis grubu “na gereksinmesi vardır.

Ve aynı derecede önemli olarak… CHP gibi partilerimizin -gerçek kimliklerine kavuşabilmeleri için kendi içlerindeki gizli HADEP’li ve YDH’lilere, yanlış
adreste olduklarını anımsatmalarına gereksinme vardır.

Demokrasi netlik ister.

Her şey açıklığa kavuşsun ki, yurttaşın kafası da karışıklıktan kurtulsun.., Biz de bu bataklıktan kurtulalım!

Orijinal Görsel

Yorum ekle

Yorum yaz

Bir Cevap Yazın