Yazı Hakkında

Başlık:HEP Niçin Grup Kurmalı?
Kaynak:Cumhuriyet Gazetesi (s.16)
Tarih:21 Haziran 1992, Pazar

Yazı

HAFTAYA BAKIŞ

AHMET TANER KIŞLALI

HEP Niçin Grup Kurmalı?

Dostoyevski’nin sevdiğim bir sözü var. “Tanrı olmasaydı, onu biz yaratmak zorunda kalırdık!” diyor.

Bana kalırsa, eğer HEP olmasaydı, onu da sonunda biz yaratmak zorunda kalacaktık. Tıpkı Tanrı’ya, dikenli gül yarattığı için kızacağımıza, dikenler arasında gül yarattığı için şükretmemiz gerektiği gibi..

HEP’e, aykırı şeyler söylediği için kızmamalı; onu, silaha karşı barışçı bir seçenek olarak görmeye çalışmalıyız. Silahın çıkmaz bir yol olduğunu, sadece ölüm, acı ve kin getirdiğini göstermek ne kadar önemliyse, barışçı yolların erdemlerini ön plana çıkarmak da o kadar önemli.

* * *

Demokrasilerde korkmaktan korkmak gerekir. Çünkü korku baskıyı, baskı da korkuyu getirir. Bu kısır döngü içinde de, olan demokrasiye olur.

Eğer HEP, yurttaşlarımızın diyelim yüzde 5‘ini temsil ediyorsa, ve o yüzde 5’in içinde -umutsuzluk ya da kızgınlıkla- silaha sarılanlar varsa; HEP’in, temsil ettiği insanların duygularını dile getirebilme olanaklarını artırmak kime yarar?

Silaha sarılmayı savunanlara mı, yoksa barışçı yolları savunanlara mı?

HEP, TBMM’de grup kurarsa ne olur?

Meclis’teki tartışmalara ve yasama çalışmalarına daha etkili bir biçimde katılabilir. Görüşlerini kamuoyuna duyurmakta TV ve radyodan daha çok yararlanabilir.

TV’de yayımlanan liderler arası açıkoturumda, bir de HEP liderini görürsünüz. Tıpkı genel seçimler öncesinde Sayın Doğu Perinçek’i gördüğünüz gibi.

Bundan topluma zarar gelmez, ama bazı yararlar doğar.

Demokrasilerde özgür tartışmanın iki yararı vardır Birincisi, daha sağlıklı ve dengeli bir karar alınmasına yardımcı olmak. İkincisi, kitlelerin -kendi duygu ve düşüncelerinin yüksek sesle dile getirilmesi sayesinde- rahatlamalarını sağlamak.

İkincisi de en az birincisi kadar önemlidir Tıpkı, ruh doktorunun kanepesi üzerine uzanmış insanın konuşurken rahatlamasının çok önemli olması gibi.

TV ekranında Sayın Perinçek’in tartışmaya katılması belki hiçbir siyasal kararı etkilemedi. Ama, önemsemeden edemeyeceğimiz sayıda insanın rahatlamasına, “deşarj” olmasına katkı yaptı.

* * *

HEP, temsil ettiği kitlelerin duygu ve düşüncelerini daha etkili biçimde duyurduğu zaman, sadece o kitleler rahatlamayacaktır. Başlangıçta aykırı bulsalar bile onları dinleyenler de giderek rahatlayacaktır. Korkulan şeyler, korkulur olmaktan çıkacaktır. İnsanlar alışacaktır.

Bir zamanlar TİP’e, şimdilerde RP’ye alıştıkları gibi.

Bir zamanlar Batılı ülkelerin komünist partilere alıştıkları gibi.

İstedikleri kadar demokrasiye inanmasınlar; oyunu demokrasinin kurallarına göre oynamak zorunda kalanlar, giderek demokratikleşirler!

Çünkü demokraside etkili olabilmek, halkın çoğunluğuna “sevimli” görünmeye, çoğunluğu “ikna” etmeye, çoğunluk tarafından “dışlanmamaya” bağlıdır. Toplumsal desteği artırabilmek için bazı “ödünler” vermeye bağlıdır.

Demokrasinin kurallarına uymak zorunda bulunanlar, giderek demokratik düşünmeye başlarlar.

Demokrasinin bu süreçleri değil midir ki RP’yi seçim afişlerinde başı açık kadın resimleri kullanmaya, öztürkçe sloganlar bulmaya, Sayın Erbakan’ı Anıtkabir’i ziyarete itmiştir.

Aynı etkenler değil midir ki HEP Genel Başkanı Sayın Feridun Yazar’ın makam masasının arkasına bir Atatürk resmi ile Türk bayrağı yerleştirmiştir.

Nasıl ki Batılı komünist partiler milyonlarca emekçiyi ve aydını demokratik sistemle bütünleştirmişse; nasıl ki MNP ve MSP’den RP’ye uzanan çizgide yüzbinlerce yurttaş demokratik sistemin dışında kalmaktan kurtarılmışsa; TBMM’de grup kuracak bir HEP de azımsanamayacak bir kitlenin demokratik sistemle bütünleşmesine katkıda bulunacaktır.

Demokrasi, işine yaradığı insanların artması ölçüsünde güçlenir; dışladığı insanların artması ölçüsünde zayıflar!

Demokraside çoğunluk yönetir, ama azınlık susturulmaz. Azınlıkta olanların konuşması ise çoğunluğun sağlıklı yönetebilmesinin ön koşulu olduğu gibi, aynı zamanda azınlığın demokrasi dışı yollar aramamasının da ön koşuludur!

Orijinal Görsel

Yorum ekle

Yorum yaz

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: